Haiti'nin Kenscoff bölgesindeki silahlı saldırıda 47 kişi hayatını kaybetti
Haiti'nin Kenscoff kentinde düzenlenen çete saldırısında 47 kişi öldü, 50'den fazla kişi kaçırıldı. Olay, ülkedeki seçim hazırlıkları sürerken güvenlik krizini artırdı.
Lauren Collins ·

Kenscoff'ta büyük çaplı saldırı
Haiti'nin başkenti Port-au-Prince yakınlarındaki Kenscoff bölgesinde 23 Ağustos tarihinde gerçekleşen organize bir çete baskını, bölgede ciddi bir güvenlik krizine yol açtı. Birleşmiş Milletler tarafından paylaşılan verilere göre, saldırı sonucunda en az 47 kişi yaşamını yitirdi ve 50'den fazla sivil kaçırıldı. Çatışmalar sırasında 22 kişinin de yaralandığı resmi kaynaklarca doğrulandı.
Saldırıyı üstlenen Viv Ansanm adlı çete koalisyonu, yerleşim alanlarını ateşe vererek bölgedeki altyapıya büyük zarar verdi. Bu olay, son yıllarda ülkede kaydedilen en geniş çaplı kaçırma vakalarından biri olarak kayıtlara geçti. Söz konusu şiddet dalgası, Haiti hükümetinin on yılı aşkın süredir yapılamayan genel seçimleri düzenleme çabalarının ortasında gerçekleşti.
Güvenlik zafiyeti ve tepkiler
Bölge sakinleri, şiddet olaylarının yakınlardaki polis merkezlerine rağmen güvenlik güçlerinin müdahale etmemesi nedeniyle uzun süre devam ettiğini belirtti. Kenscoff Belediye Başkanı Jean Massillon, silahlı grupların evleri yakarak ve sivilleri hedef alarak kaos yarattığını ifade etti. Saldırılarda bir kilise ile tanınmış bir halk sağlığı uzmanının konutu da hedef alındı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaşanan şiddet olaylarını kınayarak uluslararası güvenlik desteğinin artırılması gerektiğini vurguladı. Haiti hükümeti bölgede düzeni yeniden sağlama sözü verse de, çete liderlerinin emniyet teşkilatına yönelik tehditleri devam ediyor. Yerel yetkililer, çetelerin başkente giden ulaşım yollarını kontrol altına almak için stratejik bir hamle yaptığını değerlendiriyor.
Seçim süreci ve belirsizlikler
Kenscoff, başkente hakim konumu nedeniyle geçtiğimiz yıldan bu yana çok sayıda silahlı saldırıya maruz kaldı. Bu tekrarlayan baskınlar binlerce kişinin yerinden edilmesine neden olurken, çetelerin başkent üzerindeki nüfuzunu genişletmesine olanak tanıdı. Uluslararası toplumun Haiti polisine yönelik destek çabalarına rağmen, güvenlik güçlerinin çetelere karşı yetersiz kaldığı gözlemleniyor.
Yaşanan bu şiddet sarmalı, hükümetin seçimleri güvenli bir ortamda gerçekleştirme kapasitesine dair soru işaretlerini artırıyor. Çetelerin bölgedeki hakimiyetini pekiştirmesi durumunda, ülkedeki insani krizin derinleşmesi ve bölgesel istikrarsızlığın tetiklenmesi riski bulunuyor. Öte yandan, uluslararası bir müdahalenin siyasi süreci normale döndürüp döndüremeyeceği ise belirsizliğini koruyor.