Gülistan Doku soruşturmasında 13 gözaltı

Gülistan Doku soruşturmasında 13 gözaltı: 7 ilde operasyon, KGYS-PTS kayıtları yeniden toplandı, dosya cinayet şüphesiyle genişledi.

Cuneyd Erdogan ·

Gülistan Doku soruşturmasında 13 gözaltı

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den beri kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında, savcılık cinayet şüphesiyle yürüttüğü yeni aşamada 13 kişiyi gözaltına aldı. Operasyonlar 14 Nisan 2026’da yedi ilde yapıldı. Dosya, uzun süredir kamuoyunda tartışılan “kayıp” statüsünden, delillerin yeniden toplanmasıyla birlikte “cinayet ihtimali” eksenine taşındı.

Soruşturmanın hız kazanmasında, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Başsavcı Ebru Cansu’nun özel ekip kurulmasını istemesi belirleyici oldu. Yeni ekip, Doku’nun kaybolmadan önceki günlere ve kaybolduğu güne ait kent güvenlik yönetim sistemi (KGYS) görüntülerini ve plaka tanıma sistemi (PTS) kayıtlarını yeniden derledi.

Bu adım, önceki yıllarda toplanan dijital delillerin kapsamı ve değerlendirilme biçimiyle ilgili soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı.

Savcılık birimleri, dosyaya 70 farklı KGYS ve güvenlik kamerası kaydını ekledi; bunların 67’si ana arterlerdeki kameralardan geldi. Ayrıca ek 700 saatlik görüntü inceleme havuzuna dahil edildi. Bu tür geniş ölçekli görüntü taramaları, kayıp vakalarında zaman çizelgesini netleştirme, araç ve kişi hareketlerini eşleştirme ve çelişkili beyanları test etme açısından kritik görülüyor.

Gözaltına alınanlar arasında Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Z.A. ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu M.T.S. de yer aldı. Bu iki ismin dosyada geçmesi, soruşturmanın yalnızca adli boyutla sınırlı kalmayıp kamu otoritesiyle temas eden iddiaları da kapsadığını gösteriyor. Operasyonların yedi ile yayılması, şüphelilerin ikamet ve bağlantı ağlarının Tunceli dışına taştığına işaret ediyor.

Ailenin avukatı Ali Çimen, Gülistan Doku’nun “intihar ettiği” yönünde bir algının üst düzey bir kamu görevlisi tarafından oluşturulduğunu iddia etti. Çimen, bu kişinin de gözaltına alınmasını beklediklerini söyledi. Bu iddia, soruşturmanın yalnızca kaybolma anına değil, olay sonrası bilgi akışı ve kamuoyu yönlendirmesi iddialarına da uzanabileceği anlamına geliyor.

Dosyanın yeniden açılması ve dijital delillerin genişletilmesi, Türkiye’de kayıp ve kadına yönelik şiddet şüphesi taşıyan vakalarda delil yönetimi, kurumlar arası koordinasyon ve soruşturma standartları tartışmalarını yeniden canlandırdı. Sürecin bundan sonraki aşamasında savcılığın, gözaltıların gerekçesini oluşturan delil setini, kamera-PTS eşleştirmelerini ve şüpheliler arasındaki ilişki ağını mahkeme denetimine açık biçimde somutlaştırması bekleniyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Soruşturmanın cinayet şüphesiyle genişlemesi, adli süreçlerde delil toplama standartları ve kamu görevlileriyle ilgili iddiaların denetimi üzerinden siyasi ve kurumsal güven tartışmalarını etkileyebilir. HSK ataması sonrası özel ekip kurulması, benzer dosyalarda savcılık kapasitesi ve önceliklendirme mekanizmalarını gündeme getirebilir.

Sektör Etkisi: KGYS ve PTS gibi güvenlik teknolojilerinin kapsamlı kullanımı, kamu güvenliği altyapısında veri saklama, erişim yetkileri ve denetim izleri gibi yönetişim başlıklarını öne çıkarabilir. Dijital delil analizi ihtiyacı, adli bilişim ve güvenlik teknolojileri tedarik zincirinde talep ve standartlaşma baskısı yaratabilir.

Piyasa Etkisi: Kamu kurumlarına yönelik güven ve yönetişim tartışmaları, ülke risk primi algısını haber akışı üzerinden etkileyebilir. Güvenlik teknolojileri ve adli bilişim alanındaki kamu alımları beklentileri, ilgili şirketlerde ihale ve bütçe kanalları üzerinden fiyatlamaya yansıyabilir.

More stories