Gülistan Doku dosyasında tutuklu sayısı 36'ya çıktı
Gülistan Doku soruşturmasında 4 şüpheli daha tutuklandı; 6. dalga operasyon sonrası dosyadaki tutuklu sayısı 36'ya çıktı.
Atlas Newsdesk ·

Gülistan Doku soruşturmasında adliyeye sevk edilen 5 kişiden 4'ü tutuklandı; dosyadaki tutuklu sayısı 36'ya yükseldi.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla yürütülen son işlem, Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri haber alınamayan üniversite öğrencisine ilişkin dosyanın yeniden genişlediğini gösterdi. Hâkimlik, savcılığın talebi doğrultusunda bir şüpheliyi adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.
Erzurum'da 6. dalga kararı
Soruşturmanın 6. dalga operasyonunda gözaltına alınan 11 kişiden 5'inin emniyet işlemleri tamamlandı. Şüpheliler sağlık kontrolünün ardından Erzurum Adliyesi'ne götürüldü ve savcılık ifadeleri sonrasında hâkimliğe çıkarıldı.
Savcılık, 4 kişi için tutuklama, bir kişi için adli kontrol tedbiri istedi. Hâkimliğin bu talebi kabul etmesiyle Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen dosyada tutuklu sayısı, son karardan önceki 32 kişiden 36 kişiye çıktı.
Gözaltındaki diğer 6 şüphelinin işlemleri sürüyor. Operasyonun, 7 ilde eş zamanlı arama ve el koyma işlemleriyle yürütüldüğü; şüpheliler arasında görevdeki ve emekli emniyet mensuplarının da bulunduğu bildirildi.
Yedi ilde delil iddiası
Son dalganın gerekçesi, soruşturma sürecine müdahale edildiği ve delillerin karartıldığı iddiaları olarak dosyaya yansıdı. Bu iddialar henüz mahkeme hükmü niteliği taşımıyor; şüpheliler hakkındaki suçlamalar yargılama sürecinde değerlendirilecek.
Gülistan Doku, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünde ikinci sınıf öğrencisiydi. 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamadı; Diyarbakır'da yaşayan ailesinin başvurusu üzerine arama çalışmaları başlatıldı.
Dosyadaki ilk arama hattı, Doku'nun telefonunun son sinyal verdiği belirtilen Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü çevresinde yoğunlaştı. Baraj gölünde sonuç alınamayan çalışmalar Ekim 2022'de sonlandırıldı, ancak aile dosyanın kapatılmaması için başvurularını sürdürdü.
Telefon kayıtları yeniden inceleniyor
Bilirkişi raporlarına dayandırılan aktarımlara göre, tutuklu bulunan Zeinal Abakarov'un telefonunda Doku'nun kaybolmasından bir gün sonra oluşturulduğu belirtilen iki koordinat verisi tespit edildi. Aynı aktarımlarda, Abakarov'un cihazımı bul uygulaması üzerinden Doku'nun telefon konumuna ulaşmaya çalıştığının değerlendirildiği ve koordinatlardan birinin Tunceli kırsalını işaret ettiği belirtildi.
Dosyada Mustafa Türkay Sonel'in telefonuna ilişkin bilirkişi incelemeleri de yer aldı. Bu incelemelerde, geçmiş yıllarda kullanılan cep telefonları ve harici belleklerin varlığına ilişkin görüntüler bulunduğu; savcılığın soruşturmayı bu tür teknik raporlarla genişlettiği aktarıldı.
Ocak 2024'te aile avukatları, dosyanın baş şüphelisi olarak gösterilen ve o tarihte adli kontrolle serbest bırakılan Z.A.'un tutuklanmasını istemişti. Aynı başvuruda, dosyada görev almış ve daha sonra meslekten ihraç edilmiş polis memuru E.Y.'nin şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dahil edilmesi talep edildi.
ABD tutanağı dosyada
Hakkında yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın ABD'de 19 ve 20 Ağustos 2026'da sorgulandığı, bu sorguya ilişkin 34 sayfalık FD-302 raporunun Türk makamlarına iletildiği belirtildi. Raporun kelimesi kelimesine ifade dökümü değil, görevliler tarafından hazırlanan özet tutanak olduğu vurgulandı.
Aktarılan tutanağa göre Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'yu öldürdüğünü gördüğünü iddia etti. Altaş ayrıca cesedin araç bagajına taşındığını, daha sonra Pertek yolu çevresinde yeni yapılan yol kenarına gömülmüş olabileceğini öne sürdü; bu kısmın kendi gözlemine değil, Sonel'den duyduğunu söylediği bilgiye dayandığını belirtti.
Türk makamlarının baz ve Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarına ilişkin soruları da tutanakta yer aldı. Altaş'ın, olay sonrası aynı araçla köprü bölgesine kamera olup olmadığını kontrol etmek için dönüldüğünü kabul ettiği; kayıtların kim tarafından silindiğini bilmediğini söylediği aktarıldı.
Dosyada dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Mustafa Türkay Sonel, Handan Sonel, Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, Zeinal Abakarov ve bazı kolluk görevlileri dahil çok sayıda tutuklu bulunuyor. Şüpheliler hakkındaki suçlamalar, kasten öldürme, delilleri yok etme, verileri hukuka aykırı ele geçirme ve resmi belgeyi gizleme gibi başlıklarda toplanıyor.
Soruşturmanın bundan sonraki yönü, kalan 6 şüphelinin ifadeleri, teknik raporların doğrulanması ve ABD tutanağındaki iddiaların HTS, PTS ve tanık beyanlarıyla ne ölçüde örtüştüğüne bağlı olacak. Eğer savcılık bu kayıtlar arasında tutarlı bir zincir kurarsa dosya yeni iddianamelere taşınabilir; çelişkiler ağır basarsa yargılama hattı teknik delillerin güvenilirliği etrafında daralabilir.