Gazeteci Alican Uludağ yeniden gözaltında

Gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla gözaltına alındığını duyurdu.

Atlas Newsdesk ·

Gazeteci Alican Uludağ yeniden gözaltında

Alican Uludağ evinden gözaltına alındı; gazeteci hakkındaki iddialar ve savcılık süreci Ankara’da izleniyor.

Uludağ, gözaltına alındığını sosyal medya hesabındaki kısa bir paylaşımla duyurdu. Gazetecinin bu gece Ankara Emniyeti’nde tutulacağı, yarın savcılığa çıkarılacağı öğrenildi.

Ankara Emniyeti’nde gece süreci

Resmî makamlardan gözaltı kararının gerekçesine ilişkin henüz kamuya açık bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle dosyanın hangi paylaşım, haber veya ifade üzerinden açıldığı netleşmiş değil.

T24'ün edindiği bilgiye göre Uludağ hakkında TCK 217/A kapsamındaki "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve TCK 216 kapsamındaki "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" iddiaları bulunuyor. Bu aşamada söz konusu başlıklar soruşturma iddiası niteliğinde; suçlamaların kapsamı savcılık işlemleriyle açıklık kazanacak.

Gözaltı kararının evde uygulanması, dosyanın adli kolluk ve savcılık hattında yürütüldüğünü gösteriyor. Gazetecinin savcılıkta vereceği ifade, sonraki kararın serbest bırakma, adli kontrol veya hâkimliğe sevk olup olmayacağını belirleyecek ana aşama olacak.

TCK 216 ve 217/A iddiaları

TCK 217/A, kamuoyunda dezenformasyon düzenlemesi olarak bilinen ve yanlış bilgi yayma iddiasını cezai soruşturma konusu yapabilen madde olarak öne çıkıyor. TCK 216 ise halkın bir kesimini diğerine karşı kin ve düşmanlığa tahrik iddiasını düzenliyor.

Her iki madde de ifade, yayın ve kamu düzeni arasındaki sınırın nasıl çizileceği tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Gazeteciler açısından kritik mesele, soruşturma konusu içeriğin haber verme faaliyeti mi, kişisel değerlendirme mi, yoksa ceza hukuku kapsamına giren bir eylem mi sayılacağıdır.

Dosyanın bu yönü henüz bilinmiyor çünkü resmî açıklama yapılmadı ve soruşturmanın ayrıntıları kamuya sunulmadı. Bu belirsizlik, hem Uludağ’ın savunma hattını hem de dosyanın basın özgürlüğü bakımından nasıl değerlendirileceğini doğrudan etkiliyor.

Şubat dosyasının gölgesi

Uludağ’ın gözaltına alınması, kısa süre önce yaşadığı başka bir yargı sürecinin ardından geldi. Gazeteci, 20 Şubat’ta sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanmıştı.

O dosyada Uludağ hakkında "Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "yargı organlarını alenen aşağılama" suçlamaları yöneltilmişti. İddianamede ya da soruşturma evrakında talep edilen ceza miktarına ilişkin bilgiye göre gazeteci için 19 yıl 6 aya kadar hapis istenmişti.

Yaklaşık 90 gün tutuklu kalan Uludağ, tutuklu yargılandığı davanın 21 Mayıs’ta görülen ilk duruşmasında tahliye edilmişti. Bu geçmiş, yeni gözaltı kararının yalnızca bireysel bir adli işlem değil, gazeteciler hakkında sosyal medya merkezli dosyaların nasıl ilerlediğine dair daha geniş bir örnek olarak izlenmesine yol açıyor.

Basın kuruluşları, hukukçular ve hak örgütleri açısından dosyanın ilk kritik eşiği savcılık işlemi olacak. Savcılık serbest bırakma kararı verirse süreç soruşturma dosyası üzerinden devam eder; adli kontrol ya da tutuklama talebi gelirse dosyanın kamuoyu etkisi ve meslek örgütlerinin tepkisi büyüyebilir.

Sektör açısından temel risk, haber ve yorum faaliyetinin ceza soruşturmalarıyla daha sık kesişmesi halinde gazeteciler üzerinde caydırıcı etki oluşmasıdır. Tersine, savcılık aşamasında gerekçelerin açık biçimde paylaşılması ve ölçülü bir karar verilmesi, hem dosyanın hukuki sınırlarını hem de kamuoyunun bilgi edinme hakkını daha net bir zemine taşıyabilir.

More stories