2026 FIFA Dünya Kupası'nın ABD'deki maçları için terör riski artış gösteriyor.
İç kaynaklı şiddet yanlıları ve çevrimiçi radikalleşme ana tehdit olarak görülüyor.
Sadece final maçı Ulusal Özel Güvenlik Etkinliği (NSSE) olarak belirlendi, diğer maçlar yüksek riskli.
FEMA, güvenlik ve acil durum hazırlıkları için 625 milyon dolar bütçe ayırdı.
Oteller, ulaşım merkezleri ve taraftar alanları gibi 'yumuşak hedefler' büyük endişe kaynağı.

Atlas AI
ABD'de Dünya Kupası Güvenlik Endişeleri
2026 FIFA Dünya Kupası'nın Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenecek maçları için güvenlik uzmanları ve federal yetkililer, artan terör tehditlerine dikkat çekiyor. Güvenlik planlamaları yapılırken, özellikle iç kaynaklı aşırılık yanlılarının oluşturduğu riskler ön planda tutuluyor. Turnuva, Haziran'dan Temmuz'a kadar sürecek ve ABD, Kanada ile Meksika arasında toplam 104 maçın 78'ine ev sahipliği yapacak.
Uzmanlar, ABD'nin 11 farklı şehrinde gerçekleşecek bu büyük organizasyonun, özellikle çevrimiçi radikalleşen ve tek başına hareket eden kişiler tarafından hedef alınabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, turnuvanın geniş coğrafyaya yayılması ve uzun sürmesi nedeniyle güvenlik güçleri için büyük bir koordinasyon zorluğu yaratıyor.
Tehdit Algısı ve Güvenlik Önlemleri
Terörle mücadele alanında deneyimli dört uzmanın değerlendirmelerine göre, ABD'deki Dünya Kupası etkinlikleri için en büyük tehdit, aşırı siyasi görüşler veya cihatçı ideolojilerle çevrimiçi ortamda radikalleşen yerel şiddet yanlılarından geliyor. Michigan Üniversitesi'nden Javed Ali, güvenlik planlamalarının sadece stadyumları değil, aynı zamanda oteller ve ulaşım ağları gibi turnuvayla bağlantılı tüm noktaları kapsaması gerektiğini vurguladı.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı, New Jersey'deki MetLife Stadyumu'nda oynanacak final maçını Ulusal Özel Güvenlik Etkinliği (NSSE) olarak belirledi. Bu statü, FBI'dan istihbarat desteği ve FEMA'dan acil durum koordinasyonu ile ABD Gizli Servisi liderliğinde merkezi bir federal operasyonu devreye sokuyor. FEMA, Dünya Kupası'nın güvenlik ve acil durum hazırlıkları için 625 milyon dolar bütçe ayırdı.
Diğer maçlar ise en yüksek risk dereceleri olan SEAR 1 veya 2 olarak sınıflandırıldı ve federal kolluk kuvvetlerinin görevlendirilmesini gerektiriyor.
Zorluklar ve Belirsizlikler
Stadyumlar sıkı güvenlik önlemleriyle korunurken, uzmanlar ve yetkililer asıl endişenin oteller, ulaşım merkezleri ve taraftar buluşma alanları gibi 'yumuşak hedefler' olduğunu belirtiyor. Turnuvanın altı hafta sürecek olması ve resmi olmayan birçok izleme partisinin düzenlenecek olması, federal, eyalet ve yerel kurumlar arasında eşi benzeri görülmemiş bir koordinasyon ihtiyacı doğuruyor.
Dünya Kupası'nın büyüklüğü, süresi ve coğrafi yayılımı, stadyumlar dışındaki mekanlara yönelik saldırı potansiyelini artırıyor. Bu durum, zaten gergin olan uluslararası güvenlik ortamında federal, eyalet ve yerel terörle mücadele kapasitelerini zorlayabilir. Uzmanlar, özellikle fan festivalleri ve toplu taşıma noktaları gibi alanlara ayrılacak kaynakların önemine dikkat çekiyor.
Jeopolitik gerilimlerin ve federal terörle mücadele uzmanlığındaki azalmanın, bu güvenlik açıklarını daha da artırdığı ifade ediliyor. Bu faktörler, turnuva öncesinde güvenlik birimlerinin karşılaştığı zorlukları daha da karmaşık hale getiriyor.

