FIFA Başkanı Infantino'nun Seyahatleri Sürdürülebilirlik Taahhütleriyle Çelişiyor
FIFA Başkanı Infantino'nun özel jet seyahatleri, kurumun sürdürülebilirlik hedefleriyle çelişerek ciddi bir itibar riski oluşturuyor.
Mehmet Şahinoğlu ·

FIFA Başkanı Gianni Infantino'nun 2026 Dünya Kupası grup aşamasındaki aşırı seyahat trafiği, kurumun resmi sürdürülebilirlik stratejileriyle çelişen önemli bir karbon ayak izi oluşturdu. İki haftalık süreçte özel jetle gerçekleştirilen 27 uçuş, toplamda 50 bin kilometreden fazla mesafe kat edilmesine neden oldu.
Uçuş verileri ve stadyum kayıtları, bu seyahatlerin yaklaşık 516 ton karbondioksit eşdeğeri emisyona yol açtığını ortaya koyuyor. Bu emisyon miktarı, ortalama 78 kişinin bir yıllık toplam karbon salımına denk geliyor.
FIFA, seyahatlerin verimlilik ve operasyonel gereklilikler doğrultusunda planlandığını savunsa da, kurumun iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki taahhütleri üzerindeki siyasi baskı artıyor. Özellikle 2026 Dünya Kupası'nın ABD, Kanada ve Meksika olmak üzere üç ülke ve 16 ev sahibi şehre yayılmış olması, Infantino'nun bir günde birden fazla maça yetişme çabasını beraberinde getirdi.
Çevresel Etki ve FIFA'nın Taahhütleri
Infantino'nun seyahatlerinin çevreye olan maliyeti
Infantino'nun seyahatlerinin çevreye olan maliyeti, FIFA'nın "iklim, insan hakları, hastalıklar veya engellilik konularında üzerimize düşeni yapmaya kararlıyız" açıklamasının aksine bir tablo çiziyor. Özellikle bir günde 4.000 kilometreden fazla uçuş yaparak maçlara katılması ve hatta röportajlar için özel jet kullanması, kurumun çevresel sorumluluk hedefleriyle pratik uygulamaları arasındaki tutarsızlığı derinleştiriyor.
Bu durum, FIFA'nın uzun vadeli itibar yönetimi ve çevresel raporlama süreçleri için risk oluşturuyor.
Şeffaflık Endişeleri
Özel jet kullanımına dair şeffaflık eksikliği de yönetişim
Özel jet kullanımına dair şeffaflık eksikliği de yönetişim standartları açısından soru işaretleri yaratıyor. Infantino'nun yoğun uçuş programı, FIFA'nın çevresel sorumluluk hedefleri ile operasyonel uygulamaları arasındaki uyumsuzluğu gözler önüne seriyor. Kurumun özel jet kullanımı hakkında bilgi vermemesi, halk arasındaki güveni zedeleyebilir ve FIFA'nın çevresel girişimlerine gölge düşürebilir.
Bu gelişmeler, FIFA'nın hem operasyonel verimlilik hem de sürdürülebilirlik hedefleri arasında daha iyi bir denge bulma ihtiyacını ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde FIFA'nın bu eleştirilere nasıl yanıt vereceği ve çevresel taahhütlerini nasıl somut adımlara dönüştüreceği yakından takip edilecek.