"Şeytan Marka Giyer"in üç ana yıldızı, filmin ikonik anlarına gönderme yapan bir Starbucks reklamı için yeniden bir araya geldi.
Reklamda yer almayan Adrian Grenier, Nate karakterinin neden meşgul olduğuna dair esprili bir sosyal medya paylaşımıyla gündem oldu.
Bu mini buluşma, filmin kalıcı kültürel etkisini gösterirken, uzun süredir beklenen bir devam filmi hakkındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Atlas AI
Starbucks’ın kış menüsü için hazırladığı yeni reklam, “Şeytan Marka Giyer” (The Devil Wears Prada) filminin ikonik kadrosunu yıllar sonra yeniden bir araya getirdi. Reklamda Anne Hathaway, Meryl Streep ve Emily Blunt yer alırken, filmde “Nate” karakterini canlandıran Adrian Grenier’in kadroda olmaması sosyal medyada en çok konuşulan başlıklardan biri oldu.
Grenier, reklama neden dahil olmadığına dair doğrudan bir açıklama paylaşmadı. Bunun yerine sosyal medya hesabından karakterine göndermeli esprili bir metin yayımladı; Nate’in muhtemelen bir restoran işletmekle ya da sörf yapmakla meşgul olabileceğini ima etti.
Reklam, filmin unutulmaz sahnelerine göz kırpıyor
Reklamın kurgusu, 2006 yapımı filmin tanınan anlarını çağrıştıracak şekilde tasarlandı. Hathaway, filmdeki Andy Sachs gibi ofise telaşla giren asistan rolüne geri dönerken; Blunt’ın canlandırdığı Emily Charlton, Andy’yi küçümseyen tavrıyla karşılıyor. Sahnenin sonunda Streep’in Miranda Priestly karakteri, kahvelere ikonik “onaylamayan” bakışını yöneltiyor.
Bu kısa buluşma, tam bir yeniden çevrim ya da devam filmi yerine, nostalji ve popüler kültür referanslarıyla hızlı etkileşim üretmeyi hedefleyen bir pazarlama yaklaşımı olarak okunuyor. “Şeytan Marka Giyer”in moda, iş kültürü ve güç ilişkileri temaları üzerinden yıllar içinde geniş bir izleyici kitlesini koruması da, kampanyanın bu zeminde karşılık bulmasını kolaylaştırıyor.
Grenier’in yokluğu tartışmayı yeniden canlandırdı
Grenier’in reklamda yer almaması, Nate karakterine yönelik film sonrası eleştirileri yeniden gündeme taşıdı. Nate, Andy’nin kariyer hedeflerine yeterince destek vermediği gerekçesiyle uzun süredir hayran tartışmalarının odağında bulunuyor. Grenier de geçmiş yıllarda verdiği bir röportajda bu yorumlara katıldığını ve Nate’in “asıl kötü karakter” olabileceğini kabul etmişti.
Oyuncunun reklama dahil olmaması, yalnızca yaratıcı bir tercih değil, kariyer yönelimiyle de uyumlu görünüyor. Grenier’in Hollywood’daki aktif oyunculuk temposunu büyük ölçüde azalttığı ve Teksas’ta çevre aktivizmine odaklanan bir yaşam sürdürdüğü bilgisi, kampanyaya katılım ihtimalini sınırlayan bir faktör olarak öne çıkıyor.
Reklam, filmin evreninin hâlâ canlı kaldığını gösterirken, kadro tercihi üzerinden sosyal medya gündemini de besleyen bir etki yarattı.
Ülke etkisi: Küresel popüler kültür referanslı kampanyalar, tüketici markalarının iletişiminde sosyal medya gündemini hızlı biçimde şekillendirebilir; telif ve marka iş birliklerinin görünürlüğünü de artırabilir.
Sektör etkisi: Perakende kahve ve hızlı tüketim tarafında nostalji temalı iş birlikleri, kısa formatlı içeriklerle erişimi büyütme eğilimini güçlendirebilir.
Piyasa etkisi: Yüksek görünürlüklü kampanyalar, markaların kısa vadeli etkileşim metriklerini ve dijital reklam harcamalarını etkileyebilir; sosyal medya kaynaklı gündem dalgaları, marka algısı üzerinden yatırımcı iletişimini daha hassas hâle getirebilir.


