Erman Film, Yargıtay Kararına İtiraz Etti
Erman Film, Yargıtay'ın 1995 öncesi filmlerin hak sahipliği kararına itiraz etti, hukuki belirsizlikler arttı.
Hazal Anyalı ·

Erman Film, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1995 öncesi filmlerin eser sahipliği konusundaki kararına itiraz etti. Şirket, 16 Mart 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, kararın hukuki ve fiili olarak uygulanamaz olduğunu belirtti. Bu durum, Türk sinema sektöründe 1995 öncesi yapımların hak sahipliği ve telif süreçleri üzerinde önemli tartışmaları beraberinde getirdi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1 Aralık 2022 tarihli kararı, 1995 yılından önce çekilen filmlerde yapımcıların eser sahipliği statüsünü yeniden değerlendirmeye açtı. Bu karar, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda (FSEK) 1995 ve 2001 yıllarında yapılan değişikliklerin geriye dönük uygulanabilirliği sorununu gündeme taşıdı. Söz konusu yasal düzenlemeler, yapımcıların eser sahibi sayılması uygulamasını değiştirerek, yönetmen ve senaryo yazarını eserin ortak sahibi olarak tanımlamıştı.
Ayrıca, oyunculara da icracı sanatçı sıfatıyla komşu haklar tanınmıştı.
Erman Film, bu yasal değişikliklerin kendilerine yönelik bir itirazı olmadığını, ancak bu düzenlemelerin 1995 öncesi filmlere geriye dönük olarak uygulanmasının hukuken ve fiilen ciddi sorunlar yaratacağını savundu. Şirket, 40 ila 70 yıl önce çekilmiş filmler için o dönemde mevcut olmayan veya zorunlu tutulmayan izinlerin bugün istenmesinin fiilen imkansız bir yükümlülük olduğunu vurguladı.
Bu durumun, eski Türk filmlerinin dijital ortamlarda yayınlanması, restore edilmesi veya yeniden dağıtılması gibi faaliyetleri sekteye uğratabileceği belirtildi.
Şirket, yasaların geriye dönük uygulanamayacağı ilkesinin hukuk devletinin temelini oluşturduğunu ifade etti. Ayrıca, 4110 ve 4630 sayılı kanunların ek maddelerinde, bu düzenlemelerin 1995'ten sonra yapımına başlanan filmlere uygulanacağına dair açık hükümlerin bulunduğunu belirtti. Bu hükümler, kanun koyucunun iradesinin, değişikliklerin ileriye dönük uygulanması yönünde olduğunu gösteriyor.
Erman Film, Yargıtay kararının bu açık yasal düzenlemelerle çeliştiğini ve sinema sektörünün farklı paydaşları için belirsizlik yaratacağını öne sürdü.
Bu tartışma, Türk sinemasının kültürel mirasının korunması ve erişilebilirliği açısından da önem taşıyor. Eski filmlerin hak sahipliği konusundaki belirsizlikler, bu eserlerin gelecek nesillere aktarılmasını ve uluslararası platformlarda temsilini zorlaştırabilir. Sektör temsilcileri, konunun yasal zeminde netleştirilmesi ve tüm paydaşların haklarını güvence altına alacak bir çözüm bulunması gerektiğini belirtiyor.
Bu süreç, Türk sinemasının geçmişiyle geleceği arasındaki bağı güçlendirmek adına kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Bu gelişme, Türkiye'de fikri mülkiyet hakları alanındaki yasal çerçeveyi ve yargı uygulamalarını etkileyebilir. Yargıtay kararının uygulanması veya itirazın kabulü, geçmişe dönük yasal düzenlemelerin yorumlanması konusunda emsal teşkil edebilir. Bu durum, hukuki belirsizlikleri artırabilir veya azaltabilir.
Sektör Etkisi: Türk sinema endüstrisi, özellikle 1995 öncesi filmlerin hak sahipliği konusunda önemli bir belirsizlikle karşı karşıya kalabilir. Bu durum, eski filmlerin dijital platformlarda yayınlanması, restore edilmesi veya uluslararası dağıtımı gibi ticari faaliyetleri etkileyebilir. Yapımcılar, yönetmenler ve senaristler arasındaki hak dağılımı yeniden gündeme gelebilir.
Piyasa Etkisi: Fikri mülkiyet haklarına ilişkin bu tür belirsizlikler, sinema ve medya sektöründeki yatırım kararlarını etkileyebilir. Eski film kataloglarının değeri ve bu kataloglara yapılacak yatırımlar riskli hale gelebilir. Telif hakları gelirlerinin dağılımındaki potansiyel değişiklikler, piyasa dinamiklerini etkileyebilir.