Erdoğan'dan İsrail'e: Cinayet şebekeleri rahatsız oluyor diye komşularımıza destek olmaktan vazgeçecek değiliz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Suriye'de askeri havaalanına yönelik saldırısı ve Tel Aviv yönetiminin Türkiye'yi hedef alan açıklamalarıyla ilgili, "Elinde masumların kanı olan cinayet şebekeleri rahatsız oluyor diye komşularımızın toparlanmasına destek olmaktan vazgeçecek değiliz" dedi.
Atlas Newsdesk ·

Çözüm süreci, Erdoğan'ın 467 oyla kabul edilen çerçeve yasa sonrası yaptığı çağrıyla hükümetin güvenlik ve dış politika gündeminde öne çıktı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada dış politika, ticaret, güvenlik ve Terörsüz Türkiye sürecinin ele alındığını söyledi. Erdoğan, hükümetin bölgesel çatışmalara rağmen Türkiye'yi kalkınma ve refah rotasında tutmaya çalıştığını belirtti.
Erdoğan'a göre bölgedeki ekonomik krizler Türkiye'yi de etkiliyor, ancak istihdam, ihracat, tarım ve turizm hedefleri korunuyor. Cumhurbaşkanı, 86 milyonun emanetinin güven içinde olduğunu söyleyerek iç gündem ile bölgesel gerilimi aynı çerçevede değerlendirdi.
467 oy yasaya zemin açtı
Erdoğan, Meclis'te 467 evet oyuyla kabul edilen çerçeve yasayı Terörsüz Türkiye süreci açısından güven tazeleyen bir adım olarak niteledi. Bu sayıyı, farklı siyasi eğilimlerin aynı dosyada buluşabildiğini gösteren bir işaret olarak sundu.
Cumhurbaşkanı, sürecin yalnızca iktidar ve ittifak meselesi olmadığını, devlet ve toplum meselesi olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırırken, kalıcı sonuç için siyasi hesapların geri planda kalması gerektiğini savundu.
Erdoğan, özellikle bölgedeki sivil toplum kuruluşları ile kanaat önderlerinden daha fazla katkı beklediğini belirtti. Süreci zorlaştıran, tahrik eden veya karşısında duran girişimlerin tarih karşısında sorumluluk taşıyacağını ifade etti.
Suriye saldırısı gerilimi artırdı
Dış politika bölümünde Erdoğan, İsrail'in Suriye'deki askeri havaalanına yönelik saldırısı sonrasında artan gerilime de değindi. Türkiye'nin komşularının toparlanmasına destek vermekten vazgeçmeyeceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin bölge politikasında gizli bir ajandası bulunduğu yönündeki iddiaları reddetti. Dış politikanın rotasını yalnızca Türk milletinin belirleyeceğini, başka hiçbir aktörün Türkiye'ye sınır çizemeyeceğini dile getirdi.
Erdoğan'ın mesajı, Ankara'nın Suriye dosyasını hem güvenlik hem de bölgesel düzen başlığı altında ele aldığını gösterdi. Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin amacının çevresinde barış, adalet, istikrar ve refah alanı oluşturmak olduğunu söyledi.
Ekonomi dosyası dış gerilime bağlandı
Kabine sonrasındaki açıklamada ekonomi başlığı, İran-ABD geriliminin küresel ekonomi üzerindeki etkileriyle birlikte ele alındı. Erdoğan, bu gerilimin yol açtığı şokun etkisi azaldıkça günlük yaşama yansımaların daha net görüleceğini söyledi.
Bu ifade, hükümetin dış politika risklerini iç ekonomi gündeminden ayrı görmediğine işaret ediyor. Enerji, taşımacılık, turizm ve ihracat gibi kanallar, bölgesel tansiyonun Türkiye'ye aktarılabileceği alanlar olarak öne çıkıyor.
Çerçeve yasanın uygulama aşaması geniş siyasi destekle ilerlerse, iç güvenlik dosyasında ağırlık kurumsal koordinasyona kayabilir. Bu durumda Türkiye açısından risk algısında sınırlı bir iyileşme, sektörler açısından ise sınır ticareti, turizm ve lojistik planlamasında daha öngörülebilir bir zemin oluşabilir.
Suriye'deki saldırılar ve İran-ABD hattındaki gerilim tırmanırsa, küresel ölçekte enerji maliyetleri ve risk iştahı kanalı daha belirleyici hale gelebilir. Türkiye için bu senaryo, dış politika hedefleri ile ihracat, turizm ve finansman koşulları arasındaki dengeyi daha hassas hale getirir.
Bundan sonraki ana soru, 467 oyla kabul edilen yasanın hangi kurumlar üzerinden ve hangi takvimle uygulanacağı olacak. Bölgesel başlıkta ise Ankara'nın Suriye politikası, İsrail'in askeri hamleleri ve İran-ABD geriliminin seyriyle birlikte izlenecek.