Erdoğan, Putin'le görüşmesini değerlendirdi: "Her konuyu ele aldık" dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Bişkek'te gerçekleştirdiği görüşmeyi değerlendirdi. Erdoğan, Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi meselesiyle bağlantılı olarak S400’lerin üçüncü bir ülkeye devri konusunda Putin ile görüşüp görüşmedikleri soru
Atlas Newsdesk ·
F-35 görüşmeleri, Erdoğan'ın Bişkek dönüşü açıklamalarıyla S-400, KAAN ve Putin temasları üzerinden yeniden gündeme taşındı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan'daki Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi temaslarının ardından uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, Türkiye'nin programa yeniden alınmasıyla bağlantılı S-400'lerin üçüncü bir ülkeye devri sorusuna takvim vermedi; Putin ile ikili gündemdeki konuların ele alındığını söyledi.
Bişkek dönüşünde savunma dosyası
Erdoğan, Türkiye'nin F-35 programının ortaklarından biri olduğunu ve program kapsamında katkı sunduğunu belirtti. ABD'deki süreçlerin tamamlanmasıyla dosyanın geride kalacağını düşündüklerini, bu arada KAAN projesinden ve yerli hava savunma sistemlerinden vazgeçmediklerini ifade etti.
Açıklama, Ankara'nın hem Batılı savunma tedarik kanallarını hem de yerli platformları aynı anda açık tutma çizgisini gösteriyor. F-35 dosyası ABD ile savunma ilişkilerinde ayrı bir başlık olarak dururken, KAAN ve hava savunma projeleri Türkiye'nin seçeneklerini genişletme hedefiyle sunuluyor.
Erdoğan, Bişkek Zirvesi'ni Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin göstergesi olarak niteledi. Ona göre 30 yıl önce Şanghay Beşlisi adıyla başlayan yapı, bugün yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu kapsayan geniş bir bölgesel platforma dönüştü.
Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile ilişkilerinin tam üyeliğe taşınmasının mümkün olabileceğini söyleyen Erdoğan, bunun Batı'dan kopuş anlamına gelmediğini vurguladı. Ankara'nın hedefini, Doğu ve Batı ile dengeli ilişkiler üzerinden uluslararası ağırlığını artırmak olarak tanımladı.
Putin görüşmesinde Ukrayna başlığı
Erdoğan, Ala Arça Devlet Konutu'nda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile basına kapalı yapılan görüşmenin yaklaşık 1,5 saat sürdüğünü aktardı. Görüşmede Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile MİT Başkanı İbrahim Kalın da yer aldı.
Erdoğan'a göre görüşmenin ana başlıklarından biri Rusya-Ukrayna savaşıydı. Enerji, ticaret, turizm ve yatırımların da ikili ilişkilerde önemli yer tuttuğunu söyleyen Erdoğan, Rus turistlerin Türkiye turizmi açısından özel bir ağırlığa sahip olduğunu belirtti.
Erdoğan, savaşın taraflar, bölge ve dünya için olumlu sonuç üretmediğini söyledi ve Türkiye'nin barış için katkı vermeye hazır olduğunu Putin'e ilettiğini aktardı. Bu çerçevede Ankara, savaşın seyrine ilişkin doğrudan taraf olmadan diplomatik kanal açma rolünü korumaya çalışıyor.
Karadeniz'de ticari gemilerin hedef haline gelmesi de görüşme gündemine taşındı. Erdoğan, yalnız Türk bayraklı veya Türk işletmecilerin kullandığı gemilerin değil, bölgedeki tüm sivil deniz taşımacılığının güvenliğinin Türkiye için önem taşıdığını söyledi.
Erdoğan, Karadeniz'de ticari taşımacılığı kalıcı biçimde güvenceye alacak bir mekanizmaya ihtiyaç bulunduğunu belirtti. Tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden görünür hale geldiğini söyleyerek, sorun büyümeden girişim alınması gerektiğini ifade etti.
Karadeniz, Suriye ve Ege
Erdoğan, İstanbul'da yapılan Mekke İttifakı toplantısında Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye hattında somut adımların ele alındığını söyledi. Dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının katıldığı toplantıda sekreterya, savunma sanayii, askeri eğitim, standardizasyon ve kabiliyet paylaşımı başlıkları görüşüldü.
Suriye konusunda Erdoğan, Türkiye'nin uzun süredir toprak bütünlüğü ve terör örgütlerine alan açılmaması çizgisinde durduğunu söyledi. Washington'da tek bayrak, tek ordu vurgusunun öne çıkmasını, ABD'nin Suriye gerçeklerini görmeye başlaması olarak değerlendirdi.
Yunanistan başlığında ise Erdoğan, gayri askeri statüdeki adaların silahlandırılmasına karşı çıktı. Türkiye'nin kimsenin toprağında gözü olmadığını, ancak haklarının çiğnenmesine izin vermeyeceğini söyledi ve uluslararası anlaşmalara uyulması gerektiğini belirtti.
Bundan sonraki seyir birkaç koşula bağlı görünüyor. F-35 görüşmeleri ilerlerse Ankara, dış tedarik ve KAAN programını birlikte yürütebilir; süreç uzarsa yerli savaş uçağı ve hava savunma projelerinin savunma planlamasındaki ağırlığı artar.
Karadeniz'de güvenlik mekanizması kurulursa sivil taşımacılık ve tahıl sevkiyatı üzerindeki baskı azalabilir; kurulamazsa ticari gemilerin risk primi ve bölgesel gıda güvenliği endişeleri gündemde kalır. Şanghay İşbirliği Teşkilatı hattında derinleşme ise Ankara'nın dış politika manevra alanını genişletebilir, ancak Batı ile savunma dosyalarının yönetimini daha hassas hale getirir.