URAP 2025-2026: Türkiye üniversiteleri ilk 500’de yok
URAP 2025-2026 listesinde Türkiye üniversiteleri ilk 500’e giremedi; 128 kurumdan en üst sırayı Hacettepe 585’te aldı.
Ayla Demirhan ·

ODTÜ bünyesindeki URAP’ın açıkladığı 2025-2026 akademik performans sıralamasında Türkiye merkezli hiçbir üniversite ilk 500’e giremedi. Liste, araştırma üretimi ve yayın etkisi gibi göstergelere dayalı olduğu için sonuç, Türkiye’nin küresel araştırma rekabetinde görünürlüğüne dair doğrudan bir sinyal verdi.
URAP çalışması toplam 3 bin kurumu değerlendirdi ve Türkiye’den 128 üniversiteyi sıralamaya dahil etti. Türkiye’de en üst sırayı 585’inci Hacettepe Üniversitesi aldı; bu konum Türkiye’nin ilk 500 eşiğine 85 sıra mesafede kaldığını gösteriyor.
Hacettepe Üniversitesi’ni 710’uncu sıradaki İstanbul Teknik Üniversitesi ve İlk 500’e giren kurum olmaması İlk 500’e giren kurum olmaması, sıralamanın dayandığı yayın üretimi, atıf etkisi ve uluslararası iş birliği göstergelerinde ülke genelinde kritik bir sıçrama ihtiyacına işaret ediyor. URAP, makale sayısı ve atıf gibi nicel metriklerin yanı sıra toplam bilimsel doküman, yayın etkisi ve uluslararası ortak çalışma göstergelerini de dikkate aldı. Türkiye’den ilk 1000’deki tablo UR500-1000 bandında Türkiye’den 13 üniversite yer aldı. Bu bant, kurumların küresel ölçekte belirli bir araştırma hacmine ulaştığını; ancak yayın etkisi ve görünürlükte üst ligle arada fark bulunduğunu gösteren bir aralık olarak okunuyor. Hacettepe Üniversitesi’ni 710’uncu sıradaki İstanbul Teknik Üniversitesi ve 748’inci sıradaki Ankara Üniversitesi izledi. Devamında Gazi Üniversitesi 824’üncü, Koç Üniversitesi 832’nci, İstanbul Üniversitesi 890’ıncı sırada yer aldı. Listede Ege Üniversitesi 891’inci Listede Ege Üniversitesi 891’inci, Atatürk Üniversitesi 894’üncü, ODTÜ 936’ncı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi 958’inci sırada göründü. Yakın Doğu Üniversitesi 971’inci, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa 977’nci ve Yıldız Teknik Üniversitesi 981’inci sıraya yerleşti. Küresel liderler ve rekabet dinamiği Listenin üst sıralarında Harvard, Oxford ve Stanford gibi köklü araştırma üniversiteleri bulunuyor. Çin’den Zhejiang, Shanghai Jiao Tong, Tsinghua, Peking ve Sun Yat-sen üniversitelerinin üst sıralarda yer alması, Asya merkezli araştırma kapasitesinin ölçek ve etki açısından kalıcı bir ağırlık kazandığını gösteren bir veri olarak öne çıktı. URAP benzeri performans sıralamaları, doğrudan eğitim kalitesinin tüm boyutlarını ölçmekten çok, araştırma çıktısını ve etkiyi izleyen bir gösterge seti sunar. Bu tür listeler; fonlama, uluslararası ortaklık, araştırmacı çekimi ve kurumsal itibar gibi başlıklarda dolaylı etkiler üretir. Türkiye açısından tablo Türkiye açısından tablo, yayın üretimi ve atıf performansı kadar uluslararası ortak yayın ve iş birliği ağlarının genişliğiyle de bağlantılı görünüyor. Sıralamada 128 kurumun yer alması, sistemin hacmini; ilk 500’e giren kurum olmaması ise en üst dilimde rekabet için çıktı kalitesi ve etki metriklerinde süreklilik arandığını ortaya koyuyor.
Ülke Etkisi: Sonuç, yükseköğretim politikalarında araştırma çıktısı, yayın etkisi ve uluslararası ortaklık metriklerine dayalı performans baskısını artırabilir. Üniversitelerin kaynak tahsisi ve değerlendirme kriterlerinde yayın/atıf ağırlığı daha belirgin hale gelebilir.
Sektör Etkisi: Üniversite-sanayi iş birliği, ortak yayın ve Ar-Ge projeleri üzerinden ölçülen çıktılara daha fazla bağlanabilir. Akademik kadro çekimi, doktora kapasitesi ve araştırma altyapısı gibi alanlarda kurumlar arası rekabetin çerçevesi bu metriklerle şekillenebilir.
Piyasa Etkisi: Üniversitelerin küresel görünürlüğü; uluslararası öğrenci, proje fonu ve araştırma ortaklığı akımlarını etkileyen bir kanal olarak çalışabilir. Araştırma yoğun sektörlerde yatırım kararları, yetenek havuzu ve iş birliği ekosistemi algısına duyarlı kalabilir.