Elektrikli Araç Kiralama Pazarında Büyüme ve Risk Faktörleri
2026'da Türkiye'de elektrikli araç kiralama pazarı %45 büyüdü, ancak menzil sapmaları ve şarj altyapısı risk faktörleri olarak öne çıkıyor.
Hazal Anyalı ·

Türkiye’de elektrikli araç kiralama pazarı 2026’da %45 büyüme kaydetti. Büyümede büyük şehirlerde uygulanan emisyon kısıtlamaları ve devlet teşvikleri etkili olurken, elektrikli araçların genel araç kiralama pazarı içindeki payı %25 seviyesine yükseldi.
AB ile entegrasyon ve şarj altyapısındaki artış Türkiye’nin elektrikli araç kiralama trendlerinde Avrupa Birliği ülkeleriyle entegrasyonunun hız kazandığı belirtiliyor. Bu dönemde ülke genelindeki şarj istasyonu sayısı, 2024’e kıyasla üç katına çıkarak altyapı tarafında önemli bir ivmeye işaret etti.
Gerçek kullanımda menzil sapmaları Elektrikli araçlarda menzil performansı, üretici beyanları ile gerçek kullanım koşulları arasında %15 ila %25 oranında değişiklik gösterebiliyor. Özellikle kış aylarında düşük sıcaklıklar ve araç içi ısıtma sistemlerinin kullanımı, menzildeki düşüşün başlıca nedenleri arasında yer alıyor.
AC–DC şarj farkı: süreler kullanıcı deneyimini belirliyor Şarj altyapısındaki çeşitlilik, kiralama deneyimini doğrudan etkiliyor. Şehir içindeki AC (alternatif akım) şarj üniteleri bir aracı yaklaşık 6 saatte tam şarj edebilirken, otoyol kenarlarındaki DC (doğru akım) hızlı şarj üniteleri bataryayı %20’den %80 doluluğa yaklaşık 30 dakikada ulaştırabiliyor.
Uzun yolda tüketim artıyor Uzun mesafe yolculuklarda ve yüksek hızlarda enerji tüketimi, şehir içi kullanıma kıyasla iki katına kadar çıkabiliyor. Rota üzerindeki rakım değişiklikleri de tüketimi artırabilen faktörler arasında sayılıyor.
Pazarın geleceği: fırsatlar ve dikkat edilmesi gerekenler Mevcut ivmenin önümüzdeki dönemde sektörde konsolidasyon ve yeni iş modellerini tetiklemesi bekleniyor. Büyük şehirlerde emisyon kısıtlamalarının yaygınlaşması büyümeyi destekleyebilecek bir unsur olarak öne çıkarken; menzil sapmaları, kış koşullarında performans düşüşü ve uzun yolda artan tüketim gibi başlıklar kullanıcı deneyimi açısından risk oluşturuyor.
Şarj ağının hızla genişlemesi olumlu bir gelişme olsa da, özellikle uzun mesafe seyahatlerde talebin artmasıyla birlikte istasyon yoğunluğu ve şarj hızlarının yeterliliği kritik önem taşıyor. AB ile entegrasyon ise standartların uyumlaştırılması ve uluslararası yatırımlar açısından fırsat sunarken, yerel üreticiler ve hizmet sağlayıcılar için rekabeti artırabilir. Sektörün sürdürülebilir büyümesinin, teknolojik gelişmeler kadar pratik kullanım senaryolarını iyileştiren çözümler ve altyapı eksiklerinin giderilmesine bağlı olduğu değerlendiriliyor.