Elazığ depremi: Uzman büyük afet beklemiyor
Elazığ depremi sonrası AFAD verileri ve Naci Görür’ün değerlendirmesi, sarsıntının 2020 kırığıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor.
Cuneyd Erdogan ·

Elazığ’ın Sivrice ilçesinde 26 Mart 2026 sabahı meydana gelen 4,3 büyüklüğündeki deprem sonrası, yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür bölge için kısa vadede daha büyük bir afet beklentisini düşük gördüğünü açıkladı. Değerlendirme, depremin 2020’de aynı bölgede yaşanan 6,8 büyüklüğündeki ana şokla bağlantılı artçı/ikincil kırılma olabileceği varsayımına dayanıyor. Bu çerçevede, kamu kurumlarının risk iletişimi ve saha teyidi süreçleri öne çıktı.
AFAD verilerine göre deprem saat 10.37’de gerçekleşti ve yerin 11,33 kilometre derinliğinde kaydedildi. Sarsıntı çevre illerde de hissedildi. Bu tür orta büyüklükteki depremler, hasar üretme kapasitesi sınırlı olsa da, kritik altyapı ve kamu hizmetlerinde kesinti riskini artırabildiği için kurumların hızlı durum tespiti yapmasını gerektiriyor.
Görür, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada depremin 2020’deki 6,8’lik depremin etkilediği sistemle ilişkili olabileceğini belirtti. Mevcut sarsıntının, 2020’de kırılmadan kalan bir fay parçasında ya da 2023’te belirli ölçüde gerilim yüklenmiş bir segment üzerinde gerçekleşmiş olabileceğini ifade etti. Bu yorum, depremin tek başına yeni bir büyük kırılmanın başlangıcı olduğuna dair bir işaret görmediği şeklinde okundu.
Bölge, Doğu Anadolu Fay Zonu’nun etkilediği bir deprem kuşağında yer alıyor ve geçmişte yıkıcı depremler yaşadı. Bu nedenle, “büyük afet beklenmiyor” mesajı, riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor; daha çok mevcut olayın, bilinen bir kırılma dizisinin parçası olabileceği değerlendirmesini yansıtıyor.
Kurumsal açıdan bakıldığında, bu tür açıklamalar kamuoyunda paniği sınırlayabilir; ancak aynı zamanda yapı güvenliği, toplanma alanları, iletişim altyapısı ve acil durum planlarının güncelliğini test eden bir stres senaryosu işlevi görür.
AFAD ve yerel yönetimler için öncelik, sahadan hasar ve hizmet sürekliliği bilgisi toplamak, kritik tesislerde (enerji, su, ulaşım, sağlık) hızlı kontrol yapmak ve artçı sarsıntılara karşı operasyonel hazırlığı sürdürmek olur. Finansal ve yönetişim boyutunda ise, deprem riski yüksek illerde sigortalılık, kamu yatırımlarının dayanıklılık kriterleri ve belediye altyapı harcamalarının planlanması, bu tür olayların ardından yeniden gündeme gelir.
Görür ayrıca Elazığ halkına geçmiş olsun dileklerini iletti.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Olay, deprem risk iletişimini ve AFAD-yerel yönetim koordinasyonunu yeniden görünür kılabilir. Kısa vadede kamu kurumları, hasar tespiti ve hizmet sürekliliği kontrollerine daha fazla kaynak ayırabilir.
Sektör Etkisi: Sigorta, inşaat ve altyapı işletmecileri için yapı dayanıklılığı ve risk fiyatlaması tartışmaları yeniden hız kazanabilir. Kritik altyapı operatörleri, denetim ve bakım takvimlerini artçı sarsıntı olasılığına göre güncelleyebilir.
Piyasa Etkisi: Bölgesel risk algısı, belediye altyapı ihaleleri ve sigorta primleri üzerinden nakit akış beklentilerini etkileyebilir. Kamu harcamalarında olası kaymalar, ilgili sektör hisseleri ve tahvil risk primleri kanalıyla fiyatlamaya yansıyabilir.