El Nino'da alarm seviyesi yükseldi: “Süper El Nino”yu aşabilir
El Nino için NOAA'nın son tahminleri, 1950 sonrası en güçlü olay olma ihtimalini yaklaşık yüzde yetmiş'e çıkardı.
Atlas Newsdesk ·

El Nino, NOAA tahminlerine göre kış başında daha güçlü zirveye yaklaşırken sıcaklık ve afet risklerini küresel ölçekte artırabilir.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin son değerlendirmesi, olayın sonbahar sonu ile kış başlangıcında önceki beklentilerden daha güçlü bir seviyeye ulaşabileceğini gösteriyor. Kuruma göre bu döngünün 1950'ye uzanan kayıtlardaki en güçlü El Nino olma olasılığı yaklaşık %70; kıyas noktası 1982–1983 dönemindeki Süper El Nino.
1950 kayıtları eşiği
El Nino, Pasifik Okyanusu'nun tropik kuşağında olağan dışı ısınan yüzey sularıyla tanımlanan ve hava akımlarını değiştirebilen bir döngü. Etki, okyanusa kıyısı olan bölgelerde daha görünür olsa da sıcaklık, yağış ve fırtına düzenleri üzerinden daha geniş bir coğrafyaya yayılabiliyor.
La Nina aynı sistemin serinleyen yüzünü temsil ediyor; Pasifik sularındaki soğuma, dünya genelinde daha serin hava koşullarıyla ilişkilendiriliyor. İki evre arasında nötr dönemler görülüyor ve bu aralıkta tropik Pasifik, belirgin bir El Nino ya da La Nina sinyali üretmiyor.
NOAA'nın son tahmini, Pasifikteki ısınmanın yalnızca sürmediğini, aynı zamanda daha yüksek bir zirve olasılığını da gündeme getirdiğini gösteriyor. Bu zamanlama, enerji tüketimi, tarımsal ekim kararları ve afet hazırlığı açısından mevsimsel planların yapıldığı döneme denk geliyor.
2027 sıcaklık hesabı
Uzman değerlendirmeleri, güçlü bir El Nino'nun küresel ısınma eğilimiyle aynı döneme denk gelmesi halinde 2027 için en sıcak yıl rekorunu gündeme taşıyabileceğini belirtiyor. Aynı değerlendirmelerde 2026'nın da mevcut rekorları zorlayabileceği, ancak kesin sonucun okyanus sıcaklıkları ve atmosfer tepkisinin seyrine bağlı olduğu vurgulanıyor.
Bu uyarının merkezinde, daha sıcak okyanus yüzeylerinin atmosfere daha fazla ısı ve nem aktarabilmesi bulunuyor. Uzmanlara göre bu koşullar, sıcak hava dalgalarının süresini ve bazı bölgelerde sel, kuraklık ya da fırtına gibi afetlerin şiddetini artırabilir.
El Nino'nun etkisi her bölgede aynı yönde çalışmıyor; bazı ülkeler daha sıcak ve kuru dönemlerle, bazıları ise daha yoğun yağışla karşılaşabiliyor. Bu farklılık, hükümetlerin afet hazırlığında tek bir küresel şablon yerine bölgesel risk haritalarına dayanmasını gerektiriyor.
Tarım ve enerji kanalı
Tarım sektörü için temel risk, yağış düzeninin ekim ve hasat takvimleriyle çakışma biçimi olacak. Eğer kuraklık tahıl üretim bölgelerinde uzarsa gıda fiyatları üzerindeki baskı artabilir; aşırı yağışın öne çıktığı bölgelerde ise lojistik, depolama ve sigorta maliyetleri daha görünür hale gelebilir.
Enerji piyasalarında mekanizma sıcaklık üzerinden işliyor. Daha uzun sıcak hava dalgaları elektrik talebini yükseltebilir, hidroelektrik üretimi yağış desenine daha bağımlı hale gelebilir ve soğutma ihtiyacı yüksek kentlerde şebeke yönetimi daha zor bir sınav verebilir.
Eğer El Nino, NOAA'nın yüksek olasılık verdiği rekor düzeye yaklaşırsa küresel makro etki gıda, enerji ve afet harcamaları üzerinden hissedilebilir. Bu patikada tarım, sigorta, enerji ve lojistik şirketleri maliyet artışlarını daha hızlı fiyatlamak zorunda kalabilir; iklim riski de sektör bilançolarında daha görünür bir kalem haline gelir.
Eğer zirve 1982–1983 eşiğinin altında kalır ve atmosfer tepkisi sınırlı olursa baskı daha çok bölgesel kalabilir. Bu durumda küresel fiyat etkisi daha dar bir kanaldan ilerler, ancak kıyı ekonomileri ve iklime duyarlı sektörler için hazırlık ihtiyacı ortadan kalkmaz.
Belirleyici soru, Pasifikteki ısınmanın kış başına kadar hangi seviyede kalacağı ve atmosfer dolaşımının buna ne kadar güçlü yanıt vereceği. NOAA'nın sonraki güncellemeleri, 2026 ve 2027 için sıcaklık rekoru riskinin hangi patikaya yaklaştığını gösterecek.