İmamoğlu: Siyasete Giriş Nedenim Adalet Arayışı
İmamoğlu, İBB davası öncesi siyasete adalet arayışıyla girdiğini belirtti. Hukuki süreçleri eleştirdi.
Cuneyd Erdogan ·

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 9 Mart 2026'da başlayacak olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası duruşması öncesinde, siyasi kariyerine başlama motivasyonlarını kamuoyuyla paylaştı. İmamoğlu, kişisel YouTube kanalı üzerinden yaptığı açıklamada, siyasete zenginleşme amacı gütmediğini, aksine ülkenin daha adil bir yapıya kavuşabileceğine olan inancının kendisini bu alana yönlendirdiğini belirtti.
Yaklaşık bir yıldır haksız bir yargı süreciyle karşı karşıya olduğunu ifade eden İmamoğlu, mahkemede savunma yapmak yerine, mevcut yargılamanın kendisini sorgulayacağını dile getirdi.
İmamoğlu, çocukluk yıllarından itibaren çalışarak büyüdüğünü, ticaretle uğraştığını ve emeğin cinsiyet ayrımı gözetmediğini küçük yaşta öğrendiğini vurguladı. Siyasete ilk adımını Beylikdüzü'nde attığını ve bu kararın arkasında bölgedeki plansız yapılaşma ve kimliksizleşme sorunlarına çözüm bulma arayışının yattığını aktardı. 2008 yılında siyasete aktif olarak dahil olan İmamoğlu, 2014 yerel seçimlerinde Beylikdüzü Belediye Başkanlığı görevine seçildi.
İstanbul genelinde de benzer bir yaklaşım sergilediğini, kent sakinlerinin şehre aidiyet hissetmelerini sağlamak için çalıştığını ifade etti.
Güncel hukuki süreçlere de değinen İmamoğlu, ailesine ait üç kuşaktır faaliyet gösteren şirketine kayyum atanması ve babasının emekli maaşına el konulması gibi durumların yaşandığını belirtti. Bu gelişmelerin kişisel bir mesele olmaktan öte, hukukun keyfi bir hal alması durumunda hiçbir vatandaşın güvende olamayacağı ve hukukun zayıflamasının ekonomik istikrarı da olumsuz etkileyeceği yönündeki endişelerini dile getirdi.
İmamoğlu, çocukların kaygı yerine umutla büyümesi gerektiğini ve bu sorumluluğu yerine getirmekten vazgeçmeyeceğini sözlerine ekledi.
Bu açıklama, İmamoğlu'nun siyasi kimliği ve yargı süreçleriyle ilgili kamuoyundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Özellikle 2019 yerel seçimleri sonrası başlayan ve Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret iddiasıyla açılan dava, İmamoğlu'nun siyasi geleceği açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Dava süreci, Türkiye'deki yargı bağımsızlığı ve siyasi muhalefet üzerindeki baskılarla ilgili tartışmaları da beraberinde getiriyor.
İmamoğlu'nun bu açıklaması, yaklaşan yerel seçimler ve olası cumhurbaşkanlığı adaylığı süreçleri öncesinde siyasi pozisyonunu güçlendirme ve tabanına mesaj verme amacı taşıyor olabilir. Açıklamada vurgulanan adalet ve hukuk devleti ilkeleri, muhalefetin temel söylemlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Bu açıklama, Türkiye'deki yargı süreçleri ve siyasi muhalefet üzerindeki etkileşimlere dair tartışmaları artırabilir. Hukukun üstünlüğü ve adalet algısı, kamuoyunda daha fazla gündeme gelebilir. Siyasi kutuplaşma üzerinde bir etki oluşturabilir.
Sektör Etkisi: Hukuki süreçlerin iş dünyası üzerindeki potansiyel etkilerine dair endişeler, yatırım ortamını ve iş yapma güvenini etkileyebilir. Özellikle aile şirketlerine yönelik uygulamalar, kurumsal yönetişim ve mülkiyet hakları konularında hassasiyet yaratabilir. Bu durum, belirli sektörlerdeki yatırım kararlarını etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Yargı süreçlerine ilişkin belirsizlikler ve siyasi gerilimler, finansal piyasalarda dalgalanmalara yol açabilir. Yatırımcı güveni üzerinde bir baskı oluşturarak, döviz kurları ve borsa performansını etkileyebilir. Hukukun üstünlüğüne dair algı, ülkeye yönelik risk primini etkileyebilir.