Yapay zeka destekli sanat Diyarbakır’da okula girdi
Yapay zeka destekli sanat projesi Diyarbakır’da 55 eser üretti; okul, çalışmaları İl Milli Eğitim ve müzelerde sergilemeyi planlıyor.
Hazal Anyalı ·

Diyarbakır’da bir ortaokul, yapay zeka ve robotik kodlamayı görsel sanat üretimine bağlayan uygulamalı bir modelle 55 parçalık öğrenci işi eser seti ortaya çıkardı. Mehmet Akif Ersoy İmam Hatip Ortaokulu’nda yürüyen çalışma, teknoloji tasarım derslerinde edinilen yapay zeka temelli görsel üretim, grafik tasarım ve üretim teknolojilerini aynı süreçte birleştiriyor. Okulun hedefi, öğrencilerin dijital üretim, problem çözme ve ekip çalışması becerilerini somut çıktılar üzerinden geliştirmek.
Okulun “Kodlamadan Mozaiğe: Bir Dönüşümün Hikayesi Projesi” adını verdiği program yaklaşık iki yıldır sürüyor. Süreçte öğrenciler önce yapay zeka araçlarıyla görsel taslaklar üretiyor, ardından bu görselleri grafik tasarım yazılımlarıyla düzenliyor. Son aşamada tasarımlar mukavva üzerine mozaik tekniğiyle uygulanıyor; lazer kesim ve sabitleme gibi üretim adımları da projeye dahil ediliyor. Bu yapı, sınıf içi öğrenmeyi atölye pratiğine taşıyan bir “tasarla-üret-test et” döngüsü kuruyor.
19 Nisan 2026 itibarıyla projeden çıkan eserler arasında Mustafa Kemal Atatürk portreleri, Diyarbakır’ın tarihi mekanlarına ilişkin çalışmalar, futbol kulübü logoları, Türk bayrağı ve Filistin temalı tasarımlar yer aldı. Okul yönetimi, üretim sürecinin öğrencilerin işbirliği, el becerisi ve görev paylaşımı gibi alanlarda ilerlemesine katkı verdiğini ifade ediyor.
Filistin temalı çalışmalar, öğrencilerin güncel küresel gelişmelere duyarlılığını yansıtan bir içerik hattı oluştururken; Türkiye’nin kültürel birikimi de hat sanatından esinlenen öğelerle tasarımlara taşındı.
Bu tür projeler, eğitim yönetimi açısından iki başlıkta önem taşıyor: Birincisi, yapay zeka okuryazarlığını yalnızca yazılım kullanımıyla sınırlamayıp üretim ve tasarım disiplinleriyle ilişkilendiriyor. İkincisi, okulun teknik altyapı, öğretmen yeterliliği ve güvenli kullanım çerçevesi gibi yönetişim alanlarında standart ihtiyacını görünür kılıyor.
Yapay zeka ile görsel üretimde telif, veri kaynağı, içerik uygunluğu ve yaş grubu güvenliği gibi konular, okul temelli uygulamalarda süreç tasarımının parçası haline geliyor.
Okul, eserlerin ilerleyen dönemde İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve müzelerde sergilenmesini planlıyor. Sergileme planı gerçekleşirse, proje okul ölçeğinden il düzeyine taşınarak daha geniş bir paydaş ağına temas edecek. Bu da benzer uygulamaların yaygınlaşması için ölçme-değerlendirme, içerik standartları ve kaynak planlaması gibi başlıklarda daha sistemli bir çerçeve ihtiyacını gündeme getirebilir.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Bu tür okul temelli uygulamalar, yapay zeka okuryazarlığını müfredata entegre etme tartışmalarını ve içerik güvenliği standartlarını gündeme taşıyabilir. Sergileme planları, yerel eğitim idaresinin kaynak tahsisi ve ölçme-değerlendirme çerçevesi ihtiyacını artırabilir.
Sektör Etkisi: Eğitim teknolojileri, grafik tasarım yazılımları ve atölye ekipmanı tedarikçileri için okul ölçeğinde yeni kullanım senaryoları oluşabilir. Aynı zamanda telif, lisans ve yaşa uygun içerik filtreleri gibi uyum gereksinimleri ürün tasarımını etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Kamu okullarında dijital üretim altyapısına talep artarsa, donanım-yazılım alımları ve bakım hizmetleri üzerinden yerel tedarik zincirleri hareketlenebilir. Eğitim harcamalarının bileşimi değiştikçe, ilgili sektörlerde gelir görünürlüğü ve sözleşme hacmi kanalları öne çıkabilir.