Diplomalı işsizlik verileri Türkiye’yi üst sıraya taşıdı

Eurostat verileri, diplomalı işsizlikte Türkiye’nin Avrupa’da üst sıralarda olduğunu ve genç ataletinin AB genelinde sürdüğünü gösteriyor.

Atlas Newsdesk ·

Diplomalı işsizlik verileri Türkiye’yi üst sıraya taşıdı

Diplomalı işsizlik Avrupa’da aynı eğitim düzeyine sahip gençler için keskin biçimde ayrışıyor. Eurostat verileri Türkiye’yi üst sırada gösteriyor.

Verilere göre Türkiye, üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranında Avrupa’da ikinci sırada yer alıyor. Kuzey Makedonya ve Yunanistan ile birlikte Türkiye’de oran %6-7 bandında seyrederken, Doğu Avrupa ülkelerinde aynı gösterge yüzde 1,5’in altına iniyor.

Türkiye ikinci sıraya yerleşti

Bu tablo, diploma sahibi olmanın Avrupa genelinde aynı iş güvencesini sağlamadığını ortaya koyuyor. Türkiye’de yükseköğretim mezunları için iş bulma sorunu, yalnızca eğitim düzeyiyle değil, ekonominin nitelikli istihdam yaratma kapasitesiyle de bağlantılı görünüyor.

Eurostat verilerinde Türkiye’nin ikinci sırada yer alması, mezun arzı ile iş piyasasının talebi arasındaki uyumsuzluğa işaret ediyor. Üniversite diploması istihdama geçişi kolaylaştırsa da bazı ülkelerde bu geçiş daha yavaş ve kırılgan kalıyor.

Kuzey Makedonya ve Yunanistan’ın da %6-7 aralığında bulunması, sorunun tek bir ekonomiye özgü olmadığını gösteriyor. Güney ve çevre Avrupa’daki iş piyasalarında genç mezunların yerleşik istihdama katılması, Doğu Avrupa’ya kıyasla daha zor ilerliyor.

Doğu Avrupa’da düşük oranlar

Doğu Avrupa’da üniversite mezunu işsizliğinin yüzde 1,5’in altında kalması, bölgedeki iş gücü dinamiklerinin farklı işlediğini gösteriyor. Bu oranlar, eğitimli iş gücünün daha hızlı emildiği ya da mezun sayısı ile açık pozisyonlar arasındaki dengenin daha sınırlı bozulduğu bir yapıya işaret ediyor.

Farkın arkasında yalnızca eğitim kalitesi değil, sektör dağılımı, ücret düzeyi ve göç hareketleri gibi etkenler de bulunabilir. Ancak kaynak veriler bu ülkelerin tek tek oranlarını paylaşmadığı için ülke bazlı kesin bir karşılaştırma yapmak mümkün değil.

Kaynak özetinde İspanya’ya ilişkin bir çelişkiye de atıf yapılıyor, fakat bu başlığın sayısal karşılığı verilmiş değil. Bu nedenle İspanya’nın tabloda hangi ölçütle ayrıştığı, ek Eurostat kırılımı olmadan kesin biçimde değerlendirilemez.

Genç atalet riski büyüyor

Üniversite mezunu işsizliğinin yanında gençlerin eğitim ve çalışma hayatı dışında kalması da Avrupa için ayrı bir kırılganlık alanı oluşturuyor. Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği’nde gençlerin yaklaşık onda biri okula devam etmiyor ve istihdamda bulunmuyor.

Bu göstergede en yüksek oran yüzde 19 ile Romanya’da görülüyor. Söz konusu seviye, genç nüfusun iş piyasasına geç katılması halinde hem üretkenlik hem de kamu maliyesi üzerinde baskı yaratabilecek bir soruna işaret ediyor.

Türkiye açısından tablo iki kanaldan önem taşıyor. Birincisi, diplomalı işsizlik genç mezunların gelir beklentisini ve tüketim kararlarını sınırlayabilir; ikincisi, nitelikli iş gücünün yurt dışı fırsatlarına yönelme isteğini artırabilir.

Avrupa ölçeğinde farkların kapanması için en kritik alan, mezunların becerileri ile işverenlerin talep ettiği yetkinlikler arasındaki boşluğun daraltılması olacak. Mesleki beceri programları, staj kanalları ve sektör bazlı eğitim iş birlikleri bu nedenle istihdam verilerinin seyrinde belirleyici olabilir.

Eğer Türkiye’de mezun istihdamı hızlanırsa, hane gelirleri ve iç talep üzerindeki baskı sınırlanabilir; şirketler de nitelikli personel açığını daha düşük maliyetle kapatabilir. Eğer %6-7 bandı kalıcı hale gelirse, genç işsizliği eğitim yatırımlarının getirisini sorgulatan daha geniş bir sosyal politika dosyasına dönüşebilir.

AB tarafında genç atalet oranının düşmesi, büyüme potansiyelini destekler ve kamu bütçeleri üzerindeki sosyal harcama baskısını azaltır. Romanya’daki yüzde 19 oranı gibi yüksek seviyeler korunursa, bölgesel eşitsizlikler ve iş gücü hareketliliği Avrupa ekonomisinin daha görünür başlıkları arasında kalır.

More stories