İBB davası takibi tartışması: Basın erişimi gündemde

İBB davası sürecinde basın erişimi tartışması büyüyor; 402 sanıklı dosyada 9. celse görülürken siyasi ve hukuki gerilim izleniyor.

Cuneyd Erdogan ·

İBB davası takibi tartışması: Basın erişimi gündemde

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik geniş kapsamlı davada duruşmalar sürerken, yargı sürecinin kamuoyu tarafından izlenmesi ve basının erişimi yeniden tartışma konusu oldu. Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, 25 Mart 2026 tarihli açıklamasında, davanın basın tarafından takip edilmesinin engellendiğini söyledi. Açıklama, davanın üçüncü haftasına girdiği ve dokuzuncu celsenin görüldüğü döneme denk geldi.

Dilek Kaya İmamoğlu, sosyal medya paylaşımında, hukukun üstünlüğüne inanan herkes için doğru bilgiye erişimin kritik olduğunu vurguladı. Basının duruşmaları izleme ve toplumu bilgilendirme görevini yerine getirirken çeşitli engellerle karşılaştığını belirtti. Paylaşımında, baskılara rağmen gazetecilerin görevlerini sürdürdüğünü ifade etti.

Dava dosyası, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanığı kapsıyor. Bu ölçekteki yargılamalarda duruşma düzeni, salon kapasitesi, güvenlik uygulamaları ve izleyici kabulü gibi başlıklar, hem yargılamanın şeffaflığı hem de siyasi gerilim riski açısından yakından izleniyor. Türkiye’de yüksek profilli davalarda basın ve izleyici erişimi tartışmaları, yargının bağımsızlığı ve kamuoyunun bilgiye erişimi ekseninde siyasi gündeme hızla taşınabiliyor.

Son duruşma sürecinde mahkeme başkanı, CHP’li beş milletvekilinin duruşma salonuna girişini yasakladı. Bu karar, yargılamanın izlenebilirliği ve siyasi aktörlerin duruşma salonundaki varlığına ilişkin sınırların nerede çizildiği sorusunu öne çıkardı. Duruşmaların güvenlik ve düzen gerekçeleriyle yönetilmesi ile kamu denetimi ihtiyacı arasındaki denge, davanın kurumsal risk boyutunu artıran bir unsur olarak görülüyor.

Dava kapsamında Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın savunması başladı. Ayrıca dosyada “itirafçı” olarak anılan Murat Kapki’nin tahliye talebinde bulunduğu dilekçe kamuoyuna yansıdı. Kapki, dilekçesinde savcıların kendisinin örgüt üyesi olmadığını anlaması ve ailesini korumak amacıyla bazı ifadeler verdiğini ileri sürdü.

Siyasi cephede ise MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, ceza yargılamasında tanık beyanlarının doğrudan hâkim huzurunda alınması gerektiğini vurgulayan bir açıklama yaptı. Bu tür açıklamalar, davanın yalnızca adli bir süreç olarak değil, aynı zamanda siyasi meşruiyet ve kurumlara güven tartışması olarak da izlendiğini gösteriyor.

Sürecin ilerleyen celselerinde erişim, tanık beyanlarının alınma yöntemi ve sanık savunmalarının seyri, hem iç politika hem de yatırımcı algısı açısından yakından takip edilecek başlıklar arasında yer alıyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Basın erişimi ve duruşma izlenebilirliği tartışması, yargı süreçlerine güven ve siyasi kutuplaşma üzerinden iç politika gündemini etkileyebilir. Milletvekillerinin salona girişine ilişkin kararlar, yargı-siyaset sınırına dair düzenleme ve uygulamaları yeniden tartışmaya açabilir.

Sektör Etkisi: Medya kuruluşları ve dijital platformlar açısından duruşma takibi, akreditasyon ve erişim koşulları operasyonel risk yaratabilir. Yerel yönetimler ve kamu ihaleleriyle ilişkili sektörlerde, yönetişim ve uyum başlıkları daha görünür hale gelebilir.

Piyasa Etkisi: Yüksek profilli yargı süreçleri, ülke risk primi ve yatırımcı algısı kanalıyla piyasa fiyatlamalarını etkileyebilir. Haber akışı yoğunlaştıkça, TL varlıklarında oynaklık ve riskten kaçınma davranışı üzerinden kısa vadeli dalgalanmalar görülebilir.

More stories