Denizolgun soruşturmasında 4 saatlik gecikme inceleniyor

Denizolgun soruşturmasında savcılığın 4 saatlik gecikme tespiti, mezardan alınan kemiklerin incelenmesiyle yeniden dosyanın merkezine yerleşti.

Atlas Newsdesk ·

Denizolgun soruşturmasında 4 saatlik gecikme inceleniyor

Denizolgun soruşturması, cenazenin bulunmasından sonra polise yaklaşık 4 saat geç haber verildiği tespitiyle genişledi.

Dört saatlik polis bildirimi

Savcılık tespitlerine göre, Arif Ahmet Denizolgun hareketsiz ve ağzından kan gelmiş halde bulunduğunda ilk olarak yeğeni Hilmi Tuna Kuriş ile özel doktoru Nurettin Demirkol’a haber verildi. Polise bildirimin ise cesedin görülmesinden yaklaşık 4 saat sonra yapıldığı dosyaya girdi.

Olay yerine ilk gelenler arasında Kuriş ve Demirkol’un bulunduğu, polis geldiğinde ikisinin de çiftlikte olduğu belirtildi. İlk ölü muayenesinin özel doktor tarafından yapılması ve resmi bildirimin gecikmesi, savcılık tarafından şüpheli görülen başlıklar arasında yer aldı.

Çiftlikteki son saatler

Dosyadaki ifadeler, 6 Eylül 2016 ile 7 Eylül 2016 arasındaki hareketliliğe yoğunlaşıyor. Denizolgun’un şoförü Murat Bayrak, 6 Eylül sabahı saat 10.00’da Denizolgun’u Üsküdar Kısıklı’daki evinden alıp Altunizade’deki işyerine götürdüğünü, saat 13.00 civarında da yeniden Kısıklı’daki villasına bıraktığını söyledi.

Bayrak’ın anlatımına göre Denizolgun, ertesi gün Beykoz’daki çiftliğe gidilmesini ve atların bakımında kullanılan bir aracın tamirinin yaptırılmasını istedi. Bayrak, 7 Eylül sabahı saat 06.50’de çiftliğe ulaştığında Denizolgun’un otomobilinin dışarıda olduğunu, saat 10.30’a kadar beklediğini ve telefonlarına yanıt alamadığını ifade etti.

Çiftlikte seyis olarak çalışan Rıfat Kadiroğlu’nun ifadesi, Denizolgun’un çiftlikteki son görüldüğü zamanı 6 Eylül saat 17.00 civarına yerleştiriyor. Kadiroğlu, Denizolgun’un o gün saat 15.00 dolaylarında çiftliğe geldiğini, yaklaşık 2 saat atla dolaştığını ve ardından binici kıyafetleriyle tek başına eve girdiğini söyledi.

Kadiroğlu, Denizolgun’un kendisini eve çağırmadığını ve bu konuda talimatı bulunduğunu belirtti. Akşam saatlerinde şoförün yönlendirmesiyle kapıyı çaldığını, yanıt alamayınca anahtarla içeri girdiğini ve Denizolgun’u koltukta hareketsiz halde gördüğünü anlattı.

Çiftlikte çalışan Ahmet Soygel de 7 Eylül akşamı saat 19.00 civarında Bayrak’ın kendisini aradığını ve birlikte Beykoz’a gittiklerini söyledi. Soygel’in ifadesine göre Denizolgun, üçlü koltukta uzanır vaziyette, ağzından kan gelmiş ve kan kurumuş halde görüldü.

Mezardan alınan kemikler

Süleymancılar cemaatine yönelik operasyonun ardından Denizolgun’un ölümü yeniden soruşturma gündemine alındı. Bu kapsamda mezarında fekk-i kabir işlemi yapıldı ve kemikleri Adli Tıp Kurumu’nda incelenmek üzere alındı.

Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerin tamamlanmasının ardından cenaze Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı’ndaki kabrine yeniden konuldu. Kaynak metinde nihai adli raporun sonucu veya ölüm nedenine ilişkin kesin tespit yer almadığı için dosyanın adli değerlendirme aşaması ayrı önem taşıyor.

Kadiroğlu’nun ilk soruşturmada şüpheli sıfatıyla ifade verdiği, dosyadaki kritik ayrıntılardan biri olarak öne çıkıyor. Çünkü ifade kayıtlarına göre Denizolgun’u canlı olarak son gören, ölümünden sonra da ilk gören kişilerden biri Kadiroğlu oldu.

Dosyada bekleyen kritik rapor

Soruşturmanın merkezindeki boşluk, cesedin görülmesi ile polise haber verilmesi arasındaki yaklaşık 4 saatlik süre. Adli rapor ölümün doğal nedenlerle gerçekleştiğini gösterirse dosyanın ağırlığı bildirim gecikmesi ve ilk müdahale zincirine kayabilir; farklı bir bulgu çıkarsa çiftliğe giriş, telefon trafiği ve ilk muayene süreci daha geniş sorgulanabilir.

Dosyanın bundan sonraki yönü, Adli Tıp değerlendirmesi, tanık ifadeleri ve olay günü iletişim kayıtlarının birlikte okunmasına bağlı olacak. Şimdilik kesinleşen çerçeve, Denizolgun’un Beykoz’daki çiftlik evinde bulunması, yakınları ve özel doktorun polisten önce çağrılması, resmi bildirimin ise yaklaşık 4 saat sonra yapılmasıyla sınırlı.

More stories