İBB davası: 20. duruşmada Özkan savunması bitti
İBB davasında 20. duruşmada Necati Özkan savunmasını tamamladı; sanık sayısı 435’e çıktı, 92 kişi tutuklu.
Cuneyd Erdogan ·

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında 20. duruşma 13 Nisan 2026’da Silivri’de sürdü ve Ekrem İmamoğlu’nun kampanya direktörü olarak bilinen Necati Özkan’ın daha önce yarım kalan savunması bu oturumda tamamlandı. Dosya, 92’si tutuklu olmak üzere yüzlerce sanığın yargılandığı geniş kapsamlı bir yargılama olarak ilerliyor. Mahkeme, Beyoğlu dosyasının birleşmesiyle sanık sayısının arttığını ve yargılamanın bu birleşik dosya üzerinden devam ettiğini kayda geçirdi.
Duruşmada Özkan, “Eylem 4” ve “Eylem 13” başlıkları altında yer alan iddialara yanıt verdi. Savunmasının odağı, İBB içinde resmi bir görev üstlenip üstlenmediği ve belediyenin ihale süreçlerine fiilen katılıp katılmadığı soruları etrafında şekillendi. Özkan, İBB’de resmi bir pozisyonu olmadığını, yalnızca görüş bildirdiğini ve ihale süreçlerinde aktif rol almadığını söyledi.
Savunmanın tamamlanmasının ardından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Özkan’a İBB’deki rolü ve ihale süreçleriyle ilişkisi hakkında sorular yöneltti. Bu bölüm, dosyada “kurumsal karar alma” ve “ihale süreçlerine etki” iddialarının nasıl tartışıldığı açısından öne çıktı. Mahkeme, Özkan’ın sorgulamasının ardından duruşmaya ara verdi.
Ara sırasında İmamoğlu, Macaristan seçimlerine atıf yaparak “Yaşasın demokrasi, yaşasın adalet, yaşasın cumhuriyet” mesajını paylaştı. Bu açıklama, davanın yalnızca adli bir süreç olarak değil, aynı zamanda siyasi görünürlüğü yüksek bir dosya olarak izlendiğini gösteren bir unsur olarak kayda geçti. Duruşma salonu dışındaki mesajlar, yargılamanın kamuoyu algısı ve siyasi kredibilite üzerindeki etkisini artıran bir iletişim hattı oluşturuyor.
Yargılamada sıradaki aşamada tutuklu sanıklardan Esma Bayrak ile KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’un savunma yapması bekleniyor. Mahkeme ayrıca, tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in dosyasının birleştirilmesine rağmen sorgu sıralamasında değişiklik olmayacağını açıkladı. Bu karar, birleşen dosyalar nedeniyle takvimin yeniden yazılmayacağı ve mahkemenin mevcut yargılama planını koruyacağı anlamına geliyor.
Dosyanın ölçeği, çok sayıda sanık ve birleşen alt dosyalar nedeniyle sürecin uzun sürmesine elverişli bir yapı yaratıyor. Bu tür büyük yargılamalarda mahkemenin sorgu sıralaması, tutukluluk durumları ve dosya birleştirme kararları; hem savunma stratejilerini hem de kurumların yönetişim ve itibar risklerini doğrudan etkileyen başlıklar arasında yer alıyor.
İBB ve bağlı şirketler açısından ise üst düzey yöneticilerin savunma aşamasına geçilmesi, kurumsal süreçler, ihale yönetişimi ve iç kontrol mekanizmalarının kamuoyu ve yargı denetimi altında daha görünür hale gelmesine yol açıyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Davanın kapsamı ve tutukluluk sayısı, Türkiye’de yerel yönetimler ve yargı süreçleri etrafındaki siyasi tartışmaları etkileyebilir. Yargılama takvimi ve dosya birleştirme kararları, kamu yönetimi ve hukuki öngörülebilirlik algısı üzerinden politika gündemine yansıyabilir.
Sektör Etkisi: Belediye iştirakleri ve kamu alımlarıyla çalışan sektörlerde, ihale yönetişimi ve uyum süreçleri daha yakından incelenebilir. Üst düzey yöneticilerin savunma aşamasına geçmesi, kurum içi kontrol ve tedarikçi risk değerlendirmesi uygulamalarını etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Siyasi ve yönetişim belirsizliği algısı, yerel yönetimlerle iş yapan şirketlerde sözleşme riski ve tahsilat beklentileri üzerinden fiyatlamaya girebilir. Haber akışı, risk primi ve volatilite kanalıyla TL varlıklar ve ilgili şirketlerin finansman koşullarını etkileyebilir.