Yüksek borç ve düşük üretim sarmalı Türkiye ekonomisini kırılgan hale getiriyor
Türkiye ekonomisi kırılganlık tartışması TBMM’de faiz ödemesi, rezerv kaybı, cari açık ve yatırım düşüşü verileriyle yeniden gündeme geldi.
Cuneyd Erdogan ·

Türkiye’de ekonomi yönetimine yönelik siyasi eleştiriler, borçlanma maliyeti, rezerv seviyesi ve istihdam göstergeleri üzerinden yeniden gündeme geldi. CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, 26 Mart 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, son dönemde faiz ödemeleri, rezerv kaybı ve işsizlik artışıyla birlikte ekonominin şoklara karşı daha hassas hale geldiğini söyledi.
Genç’in paylaştığı verilere göre son iki ayda 640 milyar TL faiz ödemesi yapıldı. Aynı dönemde en az 351 bin kişi işsiz kaldı. Genç, üç haftada yaklaşık 30 milyar dolarlık rezerv kaybı yaşandığını da belirtti.
Konuşmada öne çıkan çerçeve, dış finansman ihtiyacı ve rezerv yeterliliği üzerinden kırılganlık tartışması oldu. Genç, yüksek cari açık ve artan dış kaynak ihtiyacının, rezervlerdeki zayıflamayla birleştiğinde ekonominin risk algısını etkilediğini ifade etti. Bu mekanizma, küresel finansal koşullar sıkılaştığında veya jeopolitik riskler arttığında, ülke risk primi ve fonlama maliyetleri üzerinden daha hızlı bir aktarım yaratabiliyor.
Genç, Ocak ayında cari açığın 6,8 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Ayrıca yatırım harcamalarının yüzde 44 düştüğünü belirterek, büyümenin kompozisyonu ve üretim kapasitesi açısından risk gördüğünü dile getirdi. Yatırım harcamalarındaki gerileme, orta vadede üretkenlik artışı ve arz kapasitesi üzerinden enflasyon ve büyüme dengesini etkileyebilen bir kanal olarak izleniyor.
Enerji fiyatları ve lojistik maliyetleri de konuşmanın bir diğer başlığı oldu. Genç, akaryakıt fiyatlarındaki artışın üretim ve taşımacılık maliyetlerini doğrudan yükselttiğini söyledi. Brent petrolün 100 doların üzerine çıkmasının tedarik zinciri boyunca maliyet baskısı yarattığını, bunun da fiyatlama davranışları ve işletme sermayesi ihtiyacı üzerinden şirket bilançolarına yansıyabileceğini vurguladı.
Genç, ekonominin “yüksek borç, yüksek faiz, düşük üretim ve yüksek risk” döngüsüne girdiğini savundu. Bu çerçevede risk priminin yükseldiğini ve güvenin azaldığını ifade etti. Meclis’in bu kırılganlıkları ele alması gerektiğini söyleyerek, tartışmayı siyasi denetim ve politika gündemine taşıdı.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: TBMM’de dile getirilen faiz, rezerv ve cari açık verileri, ekonomi politikası tartışmasını bütçe disiplini ve dış finansman eksenine çekebilir. Rezerv yeterliliği ve finansman ihtiyacı gündemi, düzenleyici adımlar ve kamu iletişimi üzerinden politika çerçevesini etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Yatırım harcamalarında bildirilen düşüş, sermaye yoğun sektörlerde kapasite artışı ve tedarik planlarını etkileyebilir. Enerji ve lojistik maliyetleri üzerinden maliyet enflasyonu, fiyatlama ve nakit akışı yönetimini daha kritik hale getirebilir.
Piyasa Etkisi: Rezerv kaybı ve cari açık vurgusu, ülke risk primi ve döviz likiditesi beklentileri üzerinden tahvil ve kur piyasalarına yansıyabilir. Faiz ödemeleri tartışması, kamu borçlanma gereği ve getiri eğrisi beklentileri kanalından fiyatlamaları etkileyebilir.