Ordu Katı Atık Tesisi Çevre Protestoları Büyüyor
Ordu'da katı atık tesisi çevresel tepkilere yol açtı, halk ve örgütler doğayı savunuyor.
Hazal Anyalı ·

Ordu'da, Büyükşehir Belediyesi'ne ait katı atık bertaraf tesisinin çevresel etkileri, bölge halkı ve çevre örgütlerinin tepkisine neden oldu. 17 Mart 2026 tarihinde Çaybaşı ilçesine bağlı İlküvez Mahallesi'nde bir araya gelen eylemciler, tesisin doğa üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Ünye Çevre Platformu'nun öncülüğünde gerçekleşen protestoya Ordu Çevre Derneği ve Fatsa İnisiyatifi de destek verdi.
Protestocular, Göksu Mahallesi Kepçeli Yaylası'nda kurulan bir yeryüzü sofrasında toplanarak, "Doğayı ve yaşamı sonuna kadar savunacağız" mesajını iletti. Bu eylem, katı atık tesisinin faaliyetlerinin bölgenin ekosistemi ve insan sağlığı üzerindeki potansiyel zararlarına yönelik endişeleri kamuoyuna taşımayı amaçladı. Bölge sakinleri, tesisin yer seçimi ve işletme süreçlerinin çevresel hassasiyetler göz ardı edilerek yapıldığını iddia ediyor.
Ordu Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Bertaraf Tesisi, bölgenin atık yönetimi sorununa çözüm bulmak amacıyla kurulmuştu. Ancak, tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte çevresel sorunlar da gündeme gelmeye başladı. Özellikle tesisin yaydığı koku, yeraltı sularının kirlenmesi riski ve doğal yaşam alanlarının tahribatı gibi konular, yerel halkın başlıca şikayetleri arasında yer alıyor.
Çevre örgütleri, tesisin mevcut haliyle sürdürülebilir olmadığını ve alternatif çözümlerin değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Geçmişte de benzer katı atık tesisleri Türkiye'nin farklı bölgelerinde çevresel tartışmalara yol açmıştı. Bu tür tesislerin yer seçimi, teknolojik altyapısı ve işletme standartları, çevresel etkilerini doğrudan belirliyor. Ordu'daki durum, atık yönetimi projelerinin planlama aşamasından itibaren yerel halkın ve sivil toplum kuruluşlarının katılımının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Çevre örgütleri, tesisin çevresel etki değerlendirme (ÇED) raporunun yeterliliğini sorgularken, bağımsız denetimlerin artırılmasını talep ediyor.
Bölgedeki protestoların devam etmesi bekleniyor. Çevre aktivistleri, yerel yönetimlerin ve ilgili bakanlıkların bu konudaki duyarlılığını artırmayı ve tesisin çevresel standartlara uygun hale getirilmesi veya alternatif bir çözüm bulunması yönünde baskı oluşturmayı hedefliyor. Bu durum, Türkiye'deki atık yönetimi politikalarının ve çevresel sürdürülebilirlik yaklaşımlarının yeniden gözden geçirilmesi gerekliliğini gündeme getiriyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Bu tür protestolar, Türkiye genelindeki atık yönetimi projelerinin çevresel ve sosyal etkileri üzerine kamuoyu tartışmalarını artırabilir. Yerel yönetimlerin çevre politikaları ve atık bertaraf tesislerinin yer seçimi süreçleri daha fazla denetime tabi tutulabilir. Bu durum, çevresel mevzuatın uygulanmasında ve halkın katılımının sağlanmasında yeni düzenlemeleri tetikleyebilir.
Sektör Etkisi: Atık yönetimi sektöründe faaliyet gösteren şirketler, projelerinin çevresel etki değerlendirme süreçlerini ve halkla ilişkiler stratejilerini gözden geçirmek zorunda kalabilir. Çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk, sektördeki rekabet avantajı için daha kritik hale gelebilir. Yeni tesis yatırımlarında çevresel standartlara uyum ve yerel halkın rızası daha belirleyici faktörler olabilir.
Piyasa Etkisi: Çevresel endişelerle ilgili artan kamuoyu baskısı, atık yönetimi projelerine yönelik finansman koşullarını etkileyebilir. Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) kriterlerine uygunluk, yatırımcılar için daha önemli bir değerlendirme ölçütü haline gelebilir. Bu durum, sürdürülebilir atık yönetimi çözümlerine yatırım yapan şirketlerin piyasa değerini olumlu etkileyebilirken, çevresel riskleri yüksek projelerin finansman maliyetlerini artırabilir.