Çatalhöyük’te “ölüler evi”nin yanında 8 bebek iskeleti bulundu

Çatalhöyük’te sekiz bebek iskeleti, 18 gömülü “ölüler evi”nin yanında bulunarak yerleşimin son evrelerine ilişkin araştırmaları genişletti.

Atlas Newsdesk ·

Çatalhöyük’te “ölüler evi”nin yanında 8 bebek iskeleti bulundu

Çatalhöyük kazılarında, “ölüler evi” denen yapının yanında sekiz bebek iskeleti saptandı. Buluntular, yerleşimin son evresine yeni veri sağlıyor.

Konya’daki Neolitik yerleşimin Doğu Alan kesiminde yürütülen çalışma, 18 insan gömüsü barındıran bir yapı kompleksinin çevresine odaklanıyor. Çatalhöyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Ali Ozan, bebek kalıntılarının bu yapının hemen bitişiğinde ortaya çıkarıldığını söyledi.

Sekiz bebek aynı hatta

Antropoloji incelemeleri, bulunan iskeletlerin bebeklere ait olduğunu ve yaşlarının yaklaşık olarak belirlendiğini gösterdi. Ozan’ın verdiği bilgiye göre bu grup içindeki en ileri yaşlı örnek yaklaşık altı aylık.

Bebek gömülerinin tek başına sayısı kadar, yerleştirildikleri nokta da araştırmanın merkezinde. Arkeologlar ve antropologlar, kalıntıların çevresindeki mimariyle birlikte okunması halinde Doğu Çatalhöyük’te iskanın son dönemlerine ilişkin daha net bir tablo çıkabileceğini değerlendiriyor.

Avlu çevresindeki 18 gömü

Geçen yıl belirlenen yapı kompleksi, günlük barınma ya da üretim amaçlı kullanıldığı izlenimi vermeyen bir düzen gösteriyor. Ozan, ortadaki avlunun çevresinde yer alan hücrelerde 18 insan gömüsünün bulunduğunu, bu nedenle yapının araştırmacılar arasında “ölüler evi” diye anıldığını aktardı.

Aynı açık alanın karşı tarafında başka bir yapı grubu daha yer alıyor. Platformlar, duvar bezemeleri, boynuz yerleştirmeleri ve kilden duvar kabartmaları, bu bölümün “ritüel yapısı” olabileceği ihtimalini destekleyen unsurlar arasında sayılıyor.

Bu değerlendirme henüz kesin bir işlev tanımı anlamına gelmiyor. Kazı ekibi, yapıların kullanım biçimini belirlemek için gömüler, mimari düzen ve buluntu dağılımını aynı bağlam içinde inceliyor.

Marciniak’ın Doğu Alan çalışması

Doğu Çatalhöyük Doğu Alan’daki çalışmalar, Polonya’daki Adam Mickiewicz Üniversitesi Arkeoloji Fakültesi Öğretim Üyesi ve Doğu Çatalhöyük Doğu Alan Sorumlusu Prof. Arkadiusz Marciniak’ın da yer aldığı ekiplerle sürdürülüyor. Araştırma, yerleşimin kapanış evrelerinde ortaya çıkan mekansal ve toplumsal düzenlemeleri anlamaya dönük.

Ozan’a göre Doğu Çatalhöyük, bin yılı aşan bir süre boyunca iskan edildi. Son safhalarda görülen mimari ve yerleşim dokusu, erken ve orta dönemlerdeki uygulamalardan kısmen ayrışıyor.

MÖ 6,3 bin’den Batı Höyük’e

Kazı ekibinin aktardığı kronolojiye göre söz konusu alan MÖ yaklaşık 6,3 bin yıllarında yerleşime açıldı. Daha sonraki süreçte Doğu Höyük’teki yaşam, karşı taraftaki Batı Höyük ile kısa bir süre aynı zaman dilimine denk geldi.

Ozan, bu kesişme döneminden sonra Doğu Höyük’ün tamamen terk edildiğini ve yerleşimin yalnızca Batı Höyük’te sürdüğünü belirtti. Bu geçiş, kazıların MÖ 6 bin yılına doğru yoğunlaşmasının ana nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Eğer bebek gömülerinin aynı kullanım evresine ait olduğu gösterilirse, “ölüler evi” ve çevresindeki yapılar Doğu Höyük’ün son dönemindeki gömü pratiklerini birlikte açıklayabilir. Bulgular farklı zaman aralıklarına yayılırsa, araştırma odağı tek bir olaydan çok uzun süreli kullanım değişimine kayacak.

Bu iki olasılık da Çatalhöyük araştırmaları açısından farklı sonuçlar doğuruyor. İlk durumda belirli bir mekansal düzenin bebek gömüleriyle ilişkisi öne çıkacak; ikinci durumda ise Doğu Höyük’ten Batı Höyük’e geçişte geleneklerin nasıl değiştiği daha belirleyici hale gelecek.

More stories