İş sağlığı yönetmeliği yürürlüğe girdi
İş sağlığı yönetmeliği 2 Nisan 2026’da yürürlüğe girdi; eğitim maliyeti çalışana yansıtılamıyor, süre mesai sayılıyor.
Cuneyd Erdogan ·

Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği (İSG) eğitimlerine ilişkin yeni yönetmelik 2 Nisan 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki tüm iş yerlerini ve bu iş yerlerinde eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşları kapsıyor. Yönetmelik, işverenin eğitim organizasyonunu nasıl kuracağını, maliyet ve süre kurallarını ve kayıt-bildirim düzenini daha net bir çerçeveye bağlıyor.
Yeni kurallara göre işveren, çalışanların işe başlamadan önce işe başlama eğitimini almasını sağlamak zorunda. Temel eğitimler ve işin niteliğine göre gerekli diğer eğitimler de işverenin sorumluluğunda yer alıyor. Çırak ve stajyerler dahil tüm çalışanlar fiilen çalışmaya başlamadan önce bu eğitimi almak zorunda olduğu için, işe alım ve görevlendirme süreçlerinde eğitim adımı artık kritik bir kontrol noktası haline geliyor.
Yönetmelik, eğitim maliyetlerinin çalışanlara yansıtılmasını yasaklıyor. Eğitim sürelerini de çalışma süresinden sayıyor. Bu iki hüküm, eğitim planlamasını yalnızca uyum başlığı olmaktan çıkarıp iş gücü planlaması ve maliyet muhasebesiyle doğrudan bağlantılı bir konuya dönüştürüyor.
İşverenin yükümlülükleri eğitim vermekle sınırlı değil. Eğitim programlarını hazırlamak, uygun yer ve materyalleri sağlamak, çalışanların katılımını organize etmek, eğitimleri kayıt altına almak ve belgeleri düzenlemek de işverenin sorumluluğu olarak tanımlanıyor. Ayrıca iş yerindeki riskler değiştikçe eğitimlerin yenilenmesi gerekiyor; bu da özellikle süreç, ekipman, kimyasal kullanımı veya organizasyon değişikliklerinde eğitim güncellemesini zorunlu bir adım haline getiriyor.
Tehlikeli ve çok tehlikeli iş yerleri için ek bir kontrol getirildi. Bu iş yerlerinde, başka iş yerlerinden gelen çalışanlar ilgili eğitim belgesi olmadan işe başlatılamıyor. Bu hüküm, alt işverenlik, taşeron işçilik ve geçici görevlendirme gibi modellerde belge doğrulama ve tedarikçi yönetimi süreçlerini öne çıkarıyor.
Çalışan tarafında da açık yükümlülükler var. Çalışanlar eğitim programlarına katılmak, eğitimleri takip etmek, ölçme ve değerlendirmelere girmek, edindikleri bilgileri uygulamak ve talimatlara uymakla yükümlü. Bu çerçeve, iş kazası ve uygunsuzluk incelemelerinde “eğitim verildi mi, katılım ve ölçme kaydı var mı” sorularını daha belirleyici hale getirebilir.
Yeni yönetmelik, 15 Mayıs 2013 tarihli önceki düzenlemeyi yürürlükten kaldırdı. Ancak eski yönetmelik kapsamında verilen eğitim ve bilgilendirmeler geçerliliğini koruyor. Bu geçiş hükmü, kurumların mevcut eğitim arşivlerini korurken yeni format ve süreçlere uyum için iç prosedürlerini güncellemesini gerektiriyor.
Düzenleme, 6331 sayılı Kanun’un işverene yüklediği önleme ve eğitim temelli yaklaşımı daha operasyonel hale getiriyor. Uygulamada, İK, iş güvenliği birimleri, hukuk/uyum ekipleri ve tedarik zinciri yönetimi arasında daha sıkı bir koordinasyon ihtiyacı doğabilir. Denetim ve iç kontrol açısından da eğitim kayıtları, belge yönetimi ve risk değişimine bağlı yenileme takvimi, kurumsal yönetişim başlıklarıyla daha fazla kesişiyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Düzenleme, iş sağlığı eğitimini maliyet ve süre açısından netleştirerek uyum denetimlerinde ortak bir standart oluşturabilir. İşe giriş ve görevlendirme süreçlerinde eğitim şartı, kayıt ve belge yönetimini kamu denetimi açısından daha görünür hale getirebilir.
Sektör Etkisi: Tehlikeli ve çok tehlikeli iş kollarında belge doğrulama zorunluluğu, taşeron ve geçici iş gücü kullanımında tedarikçi yönetimi süreçlerini etkileyebilir. Eğitim maliyetinin çalışana yansıtılamaması ve sürenin mesai sayılması, eğitim planlamasını operasyon ve bütçe süreçlerine daha sıkı bağlayabilir.
Piyasa Etkisi: Uyum maliyetleri ve eğitim için ayrılan çalışma zamanı, özellikle iş gücü yoğun sektörlerde kısa vadeli kapasite planlaması kanalıyla finansal performans varsayımlarını etkileyebilir. Denetim ve yaptırım riskinin yönetimi, şirketlerin iç kontrol yatırımları ve hizmet alımı (eğitim sağlayıcıları) talebi üzerinden bazı alt segmentlerde gelir akışlarını değiştirebilir.