İnternet hizmetleri, 2023'te 124 binden fazla başvuruyla en çok şikayet edilen sektör oldu ve temel sorun bağlantı kalitesi olarak kaydedildi.
Mobil iletişim sektörü, özellikle sözleşme şartları, cezai maddeler ve cayma bedelleri konusundaki 119 bin şikayetle ikinci sırada yer aldı.
BTK'nın online sistemi, 2023'te 268 bini aşkın şikayeti işleme alarak telekom sektöründeki tüketici memnuniyetsizliğinin boyutunu ortaya koydu.

Atlas AI
BTK’nın yayımladığı tüketici başvuru verileri, elektronik haberleşme sektöründe şikayet yükünün 2023’te internet servis sağlayıcıları ve mobil hizmetlerde yoğunlaştığını gösterdi. Kurumun kayıtlarına göre vatandaşlar 2023 boyunca toplam 268 bin 94 şikayet başvurusu yaptı. Başvurular BTK’nın Online Tüketici Şikayet Sistemi üzerinden alındı ve mobil hat, internet, sabit telefon, uydu platformları ve Kablo TV gibi hizmetleri kapsadı.
Hizmet kırılımında internet servis sağlayıcılığı 124 bin 228 başvuruyla ilk sıraya çıktı. Bu başlıklarda öne çıkan ana sorun “bağlantı ve hizmet kalitesi” oldu. Şikayetlerin odağında yavaş bağlantı, sık kopma ve teknik destek süreçlerine dair memnuniyetsizlik yer aldı.
Mobil iletişim hizmetleri 119 bin 607 şikayetle ikinci sırada yer aldı. Mobil tarafta temel sorun alanı “taahhütname, cezai şart ve cayma bedeli” olarak kayda geçti. Bu tablo, sözleşme koşullarının anlaşılması, ek ücretlerin faturalara yansıması ve abonelik iptali sırasında ortaya çıkan maliyetler gibi konuların tüketici uyuşmazlıklarını büyüttüğüne işaret ediyor.
Diğer hizmetlerde şikayet hacmi daha düşük kalsa da belirli risk alanları netleşti. Uydu platform hizmetleri 11 bin 442 başvuruyla üçüncü sırada yer aldı ve en yaygın başlık “faturalandırma” oldu. Sabit telefon hizmetlerinde 10 bin 811 şikayetin ana odağı “abonelik işlemleri” olarak raporlandı; yeni abonelik, nakil ve iptal süreçleri bu kategoride belirleyici göründü.
Kablo TV hizmetleri 2 bin 6 şikayetle listenin sonunda kaldı. Bu alanda da ana sorun “bağlantı ve hizmet kalitesi” olarak kaydedildi. Kablo TV şikayetlerinin niteliği, internet hizmetlerinde görülen kalite odaklı başlıklarla benzer bir çizgi izledi.
2024’ün ilk çeyreği, şikayet akışının hız kesmediğini gösterdi. BTK sistemine yılın ilk üç ayında 183 bin 823 yeni şikayet girişi yapıldı. Bu seviye, tüketici temas noktalarında ve hizmet sunum süreçlerinde kalıcı sorunların sürdüğünü düşündürüyor.
Veriler, düzenleyici gözetim ve şirket içi yönetişim açısından iki ana ekseni öne çıkarıyor: ağ performansı ve sözleşme/faturalama şeffaflığı. Bağlantı kalitesi şikayetleri, kapasite planlama, saha arıza yönetimi, müşteri destek süreçleri ve hizmet seviyesi uygulamalarının kurumsal risk başlığına dönüşebileceğini gösteriyor.
Taahhüt ve cayma bedeli şikayetleri ise satış kanalları, bilgilendirme yükümlülükleri, sözleşme dili ve fatura kalemlerinin açıklığı gibi alanlarda uyum ve itibar riskini artıran bir sinyal olarak okunuyor.
BTK’nın Online Tüketici Şikayet Sistemi üzerinden toplanan başvurular, sektör genelinde hangi hizmetlerde hangi tür uyuşmazlıkların biriktiğini görünür kılıyor. Bu görünürlük, hem denetim önceliklerinin belirlenmesinde hem de şirketlerin müşteri deneyimi, faturalama kontrolleri ve iptal süreçleri gibi alanlarda iç kontrol tasarımını güncellemesinde referans niteliği taşıyor.
Ülke Etkisi: Şikayet yoğunluğu, tüketici koruması ve hizmet kalitesi başlıklarının düzenleyici gündemde daha fazla yer tutmasına yol açabilir. BTK’nın denetim ve raporlama öncelikleri, bağlantı kalitesi ile sözleşme ve faturalama şeffaflığına kayabilir.
Sektör Etkisi: İnternet tarafında ağ performansı ve arıza yönetimi, mobil tarafta taahhüt ve cayma bedeli uygulamaları şirketlerin uyum ve itibar riskini etkileyebilir. Faturalandırma ve abonelik işlemleri şikayetleri, satış kanalları ve müşteri hizmetleri süreçlerinde kontrol ve standart ihtiyacını artırabilir.
Piyasa Etkisi: Artan şikayet hacmi, operatörlerde müşteri kaybı, iade/itiraz süreçleri ve operasyonel maliyetler üzerinden finansal performansı etkileyen kanallar yaratabilir. Düzenleyici inceleme ve olası yaptırım riskleri, sektör değerlemelerinde risk primi kanalıyla fiyatlamaya yansıyabilir.


