Beşiktaş Metro Kazısında 5500 Yıllık Kurgan Mezarlar Bulundu
Beşiktaş Metro kazısında 5500 yıllık kurgan mezarlar ve 5300 yıllık figürinler bulundu; keşif, göç yolları ve proje risklerini etkileyebilir.
Hazal Anyalı ·

İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Beşiktaş Metro İstasyonu kazı alanında Tunç Çağı’nın başlarına tarihlenen kurgan tipi mezarlar ve figürinler tespit etti. Kurum, buluntuları 16 Nisan 2026 tarihinde kamuoyuna duyurdu. Keşif, İstanbul’un tarihöncesi dönem yerleşim ve hareketlilik haritasına yeni bir katman eklediği için kültürel miras yönetimi ve büyük altyapı projelerinde arkeolojik risk planlaması açısından doğrudan önem taşıyor.
Buluntuların çekirdeğini, yaklaşık 5.500 yıl öncesine tarihlenen kurgan tipi mezarlar oluşturuyor. Kazı alanında ayrıca yaklaşık 5.300 yıllık figürinler bulundu. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Rahmi Asal, figürinleri Türkiye’deki önemli arkeolojik keşifler arasında değerlendirdi.
Kurganlar, genel olarak Avrasya bozkır kuşağıyla ilişkilendirilen bir mezar geleneği olarak biliniyor. Beşiktaş’ta bu tip mezarların ortaya çıkması, İstanbul’un yalnızca klasik ve Bizans dönemleriyle değil, çok daha erken dönemlerdeki kültürel temas ve nüfus hareketleriyle de ilişkilendirilebileceğine işaret ediyor. Bu çerçevede bulgular, MÖ 4. binyılın ortası ile MÖ 2. binyılın sonu arasındaki erken göç hareketlerine dair veri üretebilecek nitelikte görülüyor.
Kazı raporlanan unsurlara göre kurganlarda doğal taş kullanımı öne çıkıyor. Mezarların içinde kremasyon (yakma) sonrası bırakılan kalıntılar ve/veya urne ile yapılan gömüler tespit edildi. Bu tür defin pratikleri, bölgesel kültürlerin karşılaştırmalı incelenmesinde ve kronoloji kurmada kritik göstergeler arasında yer alıyor.
Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu Başkanı arkeolog Nezih Başgelen, keşfin Trakya’daki kurgan kültürüyle bağlantı kurduğunu ve Balkanlar’dan güneye inen “kurgan göçü” olarak anılan hareketlerin İstanbul yakınlarına kadar uzandığını gösterdiğini belirtti. Başgelen ayrıca, bulguların “kurgan göçü” tartışmalarından 1200’lerdeki deniz kavimleri sorununa kadar uzanan daha geniş tarihsel çerçevede yeni sorular doğurabileceğini ifade etti.
Politika ve proje yönetimi açısından bu keşif, kent içi raylı sistem yatırımlarında arkeolojik buluntu olasılığının yalnızca gecikme riski değil, aynı zamanda kamu kurumları arasında koordinasyon, koruma-kullanma dengesi ve iletişim yönetimi başlığı olduğunu yeniden hatırlatıyor. İstanbul gibi çok katmanlı kentlerde, kurtarma kazıları ve bilimsel belgeleme süreçleri, proje takvimleriyle birlikte ele alındığında kurumsal itibar ve hukuki uyum açısından da belirleyici hale geliyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Keşif, Türkiye’de büyük altyapı projelerinde kültürel miras mevzuatı ve kurtarma kazısı kapasitesini gündeme taşıyabilir. Kurumlar arası koordinasyon ve şeffaf bilgilendirme, kamu güveni ve idari süreçlerin öngörülebilirliği üzerinden siyasi gündemi etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Raylı sistem ve inşaat projelerinde arkeolojik risk, takvim ve maliyet yönetiminde daha erken aşamada ele alınan bir kalem haline gelebilir. Müze, üniversite ve yüklenici firmalar arasında veri paylaşımı, belgeleme ve koruma standartları rekabet dinamiklerini etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Proje gecikmesi veya kapsam değişikliği ihtimali, ilgili yüklenicilerin nakit akışı ve sözleşme yönetimi kanalları üzerinden fiyatlamaya yansıyabilir. Kamu yatırımlarında belirsizlik algısı, ihale risk primleri ve sigorta/teminat maliyetleri üzerinden finansal koşulları etkileyebilir.