Dizi Seti Ücret Krizinde Sendika Harekete Geçti

Dizi seti ücret krizinde sendika harekete geçti; çalışanların hakları için mücadele ediyor.

Hazal Anyalı ·

Dizi Seti Ücret Krizinde Sendika Harekete Geçti

Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen), "Benim Hikayem" adlı dizinin set çalışanlarının aylardır ödenmeyen ücretleri ve ağır çalışma koşulları nedeniyle mağduriyet yaşadığını açıkladı. ED Pictures yapımcılığında Bi Kanal TV için çekilen dizinin setinde yaşanan bu durum, sektördeki yaygın sorunları yeniden gündeme getirdi. Sendika, çalışanların günde 16 saate varan sürelerle ve haftada 90 saati aşan yasa dışı çalışma saatlerine maruz kaldığını belirtti.

Bu durum, Türkiye İş Kanunu'nda belirlenen çalışma sürelerinin önemli ölçüde üzerinde bir ihlali temsil ediyor.

Sendikanın açıklamasına göre, kanal ile yapım şirketi arasındaki finansal anlaşmazlıklar sonucunda dizi çekimleri durduruldu. Bu gelişmenin ardından set çalışanları toplu olarak işten çıkarıldı. İşten çıkarılan emekçilere yasal hakları olan ihbar tazminatlarının ödenmediği ve İş Kanunu'nun 29. maddesinin ihlal edildiği ifade edildi. Bu madde, işverenin iş sözleşmesini feshetme koşullarını ve işçinin haklarını düzenler.

Sine-Sen, mağduriyetin giderilmesi amacıyla hem Bi Kanal TV yetkilileri hem de ED Pictures yapımcısı Erol Demir ile görüşmeler gerçekleştirdi. Yapımcı Demir'in ücretlerin ödeneceği yönünde söz vermesine rağmen bu taahhüdünü yerine getirmediği belirtildi. Sendika, Bi Kanal TV'nin sahibi Bilal Kalyoncu'nun da bu süreçte "müteselsil sorumluluğu" bulunduğunu vurguladı.

Müteselsil sorumluluk ilkesi, birden fazla kişinin bir borçtan birlikte sorumlu olmasını ifade eder ve bu durumda kanalın da yapımcı ile birlikte çalışanların alacaklarından sorumlu tutulabileceği anlamına gelir.

Sendika, çalışanların haklarını korumak adına Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve İl Çalışma Müdürlüğü'ne şikayetlerde bulundu. İlgili kurumların hızlı bir denetim ve soruşturma başlatarak mağduriyetleri gidermesini talep etti. Sine-Sen, tüm emekçilerin yasal haklarını eksiksiz bir şekilde alana kadar mücadeleye devam edeceğini kamuoyuna duyurdu.

Bu olay, Türkiye'deki dizi ve film sektöründe uzun süredir devam eden çalışma koşulları ve ücret ödemeleriyle ilgili sorunların yapısal niteliğini bir kez daha ortaya koydu. Sektörde, özellikle proje bazlı çalışmalarda, iş güvencesi ve sosyal haklar konusunda ciddi eksiklikler olduğu bilinmektedir. Bu tür vakalar, sendikal örgütlenmenin ve yasal denetimlerin önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Geçmişte de benzer vakalarla karşılaşan sektör, bu tür olayların tekrarlanmaması için daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya ihtiyaç duymaktadır. Çalışma Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu konudaki denetim mekanizmalarını güçlendirmesi ve yasal düzenlemeleri daha etkin bir şekilde uygulaması beklenmektedir.

Sendikalar, bu tür ihlallerin önüne geçmek için uzun süredir mücadele etmekte ve sektördeki kayıt dışı istihdamın ve güvencesiz çalışma koşullarının sona ermesi için çağrılar yapmaktadır. Bu son olay, sektördeki paydaşlar arasında daha adil bir çalışma ortamı oluşturulması yönündeki talepleri artırmıştır.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Bu durum, Türkiye'deki işçi hakları ve çalışma standartları konusundaki denetim mekanizmalarının etkinliğini sorgulatabilir. İş Kanunu ihlallerinin yaygınlaşması, ülkenin uluslararası işgücü standartlarına uyumu üzerinde olumsuz bir algı oluşturabilir. Hükümetin bu tür vakalara karşı alacağı önlemler, genel işgücü piyasası güvenini etkileyebilir.

Sektör Etkisi: Dizi ve film sektöründe çalışma koşulları ve ücret ödemeleriyle ilgili mevcut sorunları derinleştirebilir. Bu olay, yapım şirketleri ve yayıncı kuruluşlar arasındaki sözleşme ve ödeme süreçlerinin şeffaflığını artırma ihtiyacını ortaya koymaktadır. Sektördeki sendikal örgütlenmenin güçlenmesine ve daha sıkı yasal düzenlemelerin talep edilmesine yol açabilir.

Piyasa Etkisi: Yatırımcılar, sektördeki işgücü riskleri ve yasal uyum sorunları nedeniyle dizi ve film projelerine yönelik finansman kararlarını gözden geçirebilir. Bu tür haberler, sektördeki şirketlerin itibarını etkileyerek hisse senedi performanslarını veya kredi notlarını dolaylı olarak etkileyebilir. Uzun vadede, sektördeki maliyet yapıları ve üretim süreçleri üzerinde baskı oluşturabilir.

More stories