Silivri gemi kazasında uyarılar yapıldı iddiası
Silivri gemi kazasında telsiz uyarıları yapıldığı iddia edildi. 10 mürettebat kayboldu, soruşturma sürüyor.
Ayla Demirhan ·

2 Eylül 2026 tarihinde Silivri açıklarında bir tankerin çarpması sonucu batan Tuğberk İmamoğlu adlı kargo gemisinin sahibi, kaza öncesinde karşı gemiye telsizle uyarılar yapıldığını bildirdi. Kaza, saat 03:15 sularında meydana geldi. Gemi yaklaşık 11 dakikada battı ve bu olayda 10 mürettebat kayboldu.
İmamoğlu Denizcilik yetkilisi Emin Yaşacan, kazaya karışan gemide teknik bir arıza olmadığını ve seyir emniyet kurallarına uygun hareket edildiğini savundu. Gemi, rulo sac ve inşaat demirinden oluşan yaklaşık 200 kamyonluk bir yük taşıyordu. Bu yükün niteliği, geminin hızlı batmasına yol açan bir etken olarak belirtildi.
Kaza ve mürettebat durumu
Şirket avukatı Selçuk Esenyel, kazanın deniz trafiği rotası üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. Mevcut durumda önceliklerinin kayıp mürettebat için yürütülen arama kurtarma çalışmaları olduğunu dile getirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, geminin batış süreci ve mürettebatın durumu hakkında kamuoyunu bilgilendirmişti.
Savcılık soruşturması, olayın taraflar arasındaki kusur oranlarının belirlenmesi ve kazanın meydana geliş şeklinin netleştirilmesi amacıyla devam ediyor. Bu soruşturma, kazanın yasal boyutlarını ve sorumlulukları ortaya koymayı hedefliyor. Deniz kazalarında sorumluluk tespiti genellikle uzun ve karmaşık bir süreçtir.
Telsiz kayıtları ve soruşturma süreci
Şirket tarafından yapılan açıklamada, kaza öncesinde iki gemi kaptanının telsiz irtibatı kurduğu bilgisi paylaşıldı. Karşı geminin manevralarına ilişkin gerekli uyarıların yapıldığına dair telsiz kayıtlarının bulunduğu belirtildi. Bu kayıtlar, soruşturmanın önemli bir parçasını oluşturuyor.
Deniz taşımacılığında telsiz irtibatı ve seyir kurallarına uyum, kazaların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve ulusal mevzuatlar, gemilerin denizdeki hareketlerini düzenleyen detaylı kurallar içerir. Bu kurallara uyulmaması durumunda ciddi yasal yaptırımlar uygulanır.
Önceki benzer vakalar
Türkiye karasularında veya yakın çevresinde meydana gelen deniz kazaları, seyir güvenliği standartlarının ve denetim mekanizmalarının sürekli gözden geçirilmesi gerektiğini göstermiştir. Geçmişte yaşanan benzer tanker ve kargo gemisi çarpışmaları, can kaybı ve çevre kirliliği gibi sonuçlar doğurmuştur. Bu tür olaylar, deniz trafiği yoğunluğunun arttığı bölgelerde risk yönetiminin önemini ortaya koyar.
Soruşturma süreci, telsiz kayıtlarının yanı sıra gemilerin AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) verileri, radar kayıtları ve tanık ifadeleri gibi çeşitli delilleri değerlendirecektir. Bu kapsamlı inceleme, kazanın kesin nedenini ve sorumlulukları belirlemede kilit rol oynayacaktır. Denizcilik sektöründe emniyet kültürünün güçlendirilmesi, gelecekteki benzer olayların önlenmesi adına önem taşır.