Yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1'e çıktı.
İkinci Yaşlılık Şurası Ankara'da yapılacak.
Şura, yaşlı haklarını güçlendirmeyi hedefliyor.

Atlas AI
Türkiye’de yaşlı nüfus oranı 2025 itibarıyla yüzde 11,1’e yükseldi. Bu eşik, ülkeyi demografik sınıflandırmada “çok yaşlı toplum” kategorisine taşıdı. Artan yaşlı nüfus, sosyal hizmetler, sağlık sistemi, işgücü piyasası ve yerel yönetim planlaması gibi alanlarda politika tasarımını daha kritik hale getiriyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bu dönüşüme yanıt olarak 21-22 Nisan’da Ankara’da ikinci Yaşlılık Şurası’nın yapılacağını açıkladı. Şura, Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenleniyor ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımı planlanıyor. Toplantının ana hedefi, yaşlıların yaşam kalitesini artıracak ve hak temelli yaklaşımı güçlendirecek politika başlıklarını ortak bir çerçevede toplamak.
Hazırlık sürecinde 81 ilde çalıştaylar yapıldı. Ayrıca 12 istatistiki bölgede 24.697 yaşlı ve yakınıyla görüşülerek “Yaşlılık Saha Araştırması” tamamlandı. Bu çalışma, bakım ihtiyacı, hizmetlere erişim, sosyal katılım ve ayrımcılık gibi başlıklarda sahadan veri toplanmasına dayanan bir zemin oluşturuyor.
Şura öncesinde uzmanlar ve akademisyenler “Yaşlılık Literatür Taraması” ile uluslararası uygulamaları inceledi. Bu adım, Türkiye’deki politika seçeneklerinin yalnızca iç ihtiyaçlara değil, farklı ülkelerdeki yaşlanma yönetimi deneyimlerine de referansla ele alınmasını amaçlıyor. Böylece bakım modelleri, aktif yaşlanma programları ve yaşlı hakları gibi alanlarda karşılaştırmalı bir çerçeve kuruluyor.
Ankara’daki toplantıda kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarından 150 katılımcı, yedi komisyonda iki gün çalışacak. Komisyonlar; nüfus dinamikleri, bakım hizmetleri, aktif yaşlanma, yaşlı girişimciliği, yaşlı dostu kentler, iklim değişikliğinin etkileri ve yaşlı hakları başlıklarına odaklanacak. Bu yapı, merkezi idare ile yerel uygulamalar arasındaki koordinasyon ihtiyacını ve çok paydaşlı yönetişim gereğini öne çıkarıyor.
Bakanlık, şuradan çıkacak sonuçların “2026-2035 Aile ve Nüfus 10 Yılı” vizyonu içinde yaşlılara yönelik bir yol haritasına dönüşmesini hedefliyor. Çerçeve; yaşlıların aktif ve üretken kalmasını destekleyen, haklarını güçlendiren ve ayrımcılığı önlemeye dönük “yaşlı dostu” bir Türkiye modeli oluşturma iddiası taşıyor.
Politika gündemi, demografik yaşlanmanın hızlandığı bir dönemde kamu harcamaları, hizmet kapasitesi ve şehir planlaması gibi alanlarda orta-uzun vadeli uyum ihtiyacını daha görünür kılıyor.
Ülke Etkisi: Yaşlı nüfus oranındaki artış, sağlık ve sosyal bakım harcamaları ile yerel hizmet kapasitesi üzerinde baskı kanalı yaratabilir. Hak temelli politika vurgusu, bakım standartları ve ayrımcılıkla mücadele alanlarında düzenleyici gündemi etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Bakım hizmetleri, evde destek, yaşlı dostu konut ve şehircilik çözümleri gibi alanlarda kamu alımları ve hizmet tasarımı değişebilir. Aktif yaşlanma ve yaşlı girişimciliği başlıkları, işgücü piyasasında yaşa bağlı uygulamaları ve eğitim programlarını yeniden şekillendirebilir.
Piyasa Etkisi: Kamu bütçesi ve sosyal harcama beklentileri, tahvil piyasasında vade yapısı ve risk primi kanalları üzerinden fiyatlamayı etkileyebilir. Sağlık, sigorta ve gayrimenkul gibi sektörlerde talep kompozisyonu değişimi, şirket gelir projeksiyonlarına yansıyabilir.


