AYM, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Kadro Kısmını İptal Etti
AYM, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin MSÜ kadro kısmını iptal etti, 9 ay sonra yürürlüğe girecek.
Cuneyd Erdogan ·

Anayasa Mahkemesi (AYM), 17 Mart 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan kararıyla, bazı kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik kadro ihdas eden Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin bir bölümünü Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Bu karar, özellikle Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) bünyesindeki mali hizmetler uzmanı ve uzman yardımcısı kadrolarının Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile oluşturulmasının Anayasa'ya uygun olmadığı gerekçesine dayanıyor.
Mahkeme, üniversitelerin teşkilat yapısı ve kadro düzenlemelerinin Anayasa'nın 128. maddesi uyarınca kanunla yapılması gerektiğini vurguladı. Bu hüküm, kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesini ve bunların atanma, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenmesini öngörüyor.
AYM, bu ilke doğrultusunda, kanunla düzenlenmesi gereken bir alanın Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenmesinin yetki aşımı anlamına geldiğine hükmetti.
Karar, 124 milletvekilinin yaptığı başvuru üzerine alındı. Milletvekilleri, söz konusu kararnamenin Anayasa'nın temel ilkelerine aykırı olduğunu ve yasama yetkisinin yürütme organı tarafından gasp edildiğini iddia etmişlerdi. AYM, bu iddiaları kısmen haklı bularak, kararnamenin MSÜ ile ilgili kısmını iptal etti. Ancak, kararnamenin ekli listesinde yer alan diğer kurumlara ilişkin kadro düzenlemeleri için yapılan iptal talepleri reddedildi.
Bu durum, mahkemenin iptal kararını spesifik olarak üniversitelerin kadro yapısına ilişkin Anayasal düzenlemelere dayandırdığını gösteriyor. Diğer kurumların kadro düzenlemelerinin ise kanunla düzenleme zorunluluğu kapsamında değerlendirilmediği anlaşılıyor.
AYM, iptal kararının yürürlüğe giriş tarihini erteleyerek hukuki bir boşluk oluşmasını engellemeyi amaçladı. Karar, Resmi Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Bu erteleme, yasama organına, iptal edilen düzenlemelerin yerine kanunla yeni bir düzenleme yapması için yeterli süre tanıyor.
Bu tür erteleme kararları, Anayasa Mahkemesi'nin sıkça başvurduğu bir yöntem olup, iptal edilen bir düzenlemenin hemen yürürlükten kalkmasının yaratabileceği kamu hizmetlerindeki aksaklıkları önlemeyi hedefliyor. Özellikle kadro düzenlemeleri gibi kamu hizmetlerinin sürekliliği açısından kritik konularda bu tür ertelemeler önem arz ediyor. Bu karar, yürütme organının kanunla düzenlenmesi gereken alanlarda kararname çıkarma yetkisinin sınırlarını bir kez daha belirlemiş oldu.
Bu gelişme, Türkiye'deki anayasal denetim mekanizmalarının işleyişi ve yasama-yürütme dengesi açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. AYM'nin bu kararı, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri'nin kapsamı ve sınırları konusunda gelecekteki düzenlemeler için bir yol haritası sunabilir. Özellikle üniversitelerin özerkliği ve teşkilat yapılarının kanunla düzenlenmesi ilkesi, bu kararla birlikte daha da güçlenmiş oldu.
Karar, aynı zamanda, yasama organının yetkilerinin korunması ve yürütmenin yetki aşımının önlenmesi açısından da kritik bir rol oynuyor. Bu tür kararlar, hukuk devleti ilkesinin güçlenmesine katkıda bulunurken, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirliğin artırılmasına da hizmet edebilir.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Bu karar, Türkiye'de yasama ve yürütme arasındaki yetki dengesini etkileyebilir. Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri'nin Anayasal sınırları konusunda emsal teşkil ederek, gelecekteki düzenlemelerde kanunla düzenleme ilkesinin daha fazla gözetilmesine yol açabilir. Kamu yönetimi süreçlerinde hukuki kesinliği artırabilir.
Sektör Etkisi: Üniversiteler ve diğer kamu kurumları için kadro ihdas süreçlerini etkileyebilir. Özellikle üniversitelerin teşkilat yapısı ve personel düzenlemelerinin kanunla yapılması gerekliliği, ilgili kurumların mevzuat uyum süreçlerini yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir. Bu durum, kamu sektöründe personel yönetimi uygulamalarını etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Kararın doğrudan finansal piyasalar üzerinde belirgin bir etkisi beklenmemektedir. Ancak, kamu yönetimi ve hukuki kesinlikteki gelişmeler, uzun vadede yatırım ortamının öngörülebilirliğini etkileyebilir. Hukuk devleti ilkelerinin güçlenmesi, genel ekonomik güvene katkıda bulunabilir.