AYM nafaka iptali: Boşanan eşe süresiz ödeme bitiyor
Anayasa Mahkemesi, boşanan eşe süresiz nafaka ödenmesine ilişkin Medeni Kanun hükmünü iptal ederek uzun süredir devam eden tartışmayı yeni bir boyuta taşıdı.
Cuneyd Erdogan ·

Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu'nun boşanan eşe süresiz nafaka ödenmesini düzenleyen maddesini oy çokluğuyla iptal etti. Bu önemli karar, toplumda ve hukuk çevrelerinde uzun süredir tartışılan nafaka sorununa ilişkin yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Mahkeme, iptal hükmünün yürürlüğe girmesi için dokuz aylık bir erteleme süresi tanıdı. Bu süre, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) nafaka süresi ve miktarına ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapma fırsatı sunacak.
Nafaka Düzenlemesindeki Değişim
Yüksek Mahkeme'nin kararı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan 'süresiz' ifadesinin iptaline odaklandı. Bu iptal, boşanma sonrasında ekonomik zorluğa düşen eşe yapılan yardım nafakasının süresinin sınırlandırılabileceği anlamına geliyor.
İptal kararının gerekçeleri henüz açıklanmadı. Ancak Anayasa'nın genel ilke ve kurallarına aykırılık teşkil ettiği yönündeki görüşler, kararın temelini oluşturuyor. Özellikle evlilik süresi ile nafaka süresi arasındaki orantısızlık eleştiriliyordu.
Sürecin Toplumsal Yankıları
Süresiz nafakanın kaldırılması yönündeki talepler, özellikle erkek dernekleri ve bazı sivil toplum kuruluşları tarafından uzun süredir dile getiriliyordu. Onlara göre, mevcut düzenleme mağduriyetlere yol açmakta ve evlilik sürelerine kıyasla aşırı uzun nafaka ödeme yükümlülüğü getirmekteydi.
Diğer yandan, kadın hakları savunucuları ise nafakanın kadınların boşanma sonrası ekonomik güvencesi olduğunu vurgulamaktaydı. Bu nedenle, yeni düzenlemenin özellikle kadınlar üzerindeki potansiyel etkileri yakından takip edilecek.
Gelecek Düzenlemeler ve Etkileri
AYM'nin tanıdığı dokuz aylık süre, yasa koyucuların kapsamlı bir çalışma yürütmesine olanak tanıyacak. TBMM'nin bu süreçte nafaka süresinin belirlenmesinde hangi kriterleri esas alacağı büyük önem taşıyor.
Yeni yasal düzenleme ile evlilik süresi, çocuk sayısı, eşlerin yaşları, sağlık durumları ve iş gücüne katılım potansiyelleri gibi faktörlerin dikkate alınması bekleniyor. Bu değişiklikler, Türkiye'deki boşanma süreçlerini ve tarafların haklarını kökten etkileme potansiyeli taşıyor.