Türkiye teşvik paketi: Yazılım ihracatına vergi sıfır
Türkiye teşvik paketi, yazılım ihracatında %100 vergi muafiyeti ve İFM’de 20 yıl istisna ile yatırım ve sermaye çekmeyi hedefliyor.
Cuneyd Erdogan ·

Türkiye, 24 Nisan 2026’da açıkladığı yeni teşvik paketiyle teknoloji girişimciliği, yazılım ihracatı ve İstanbul Finans Merkezi (İFM) üzerinden uluslararası sermaye çekmeyi hedefliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan paketi İstanbul’da düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”nda duyurdu. Düzenlemeler, ihracat gelirlerinin vergilendirilmesi, İFM’de kurumlar vergisi istisnaları ve transit ticaret kazançlarına yönelik muafiyetleri bir araya getiriyor.
Pakette en dikkat çeken başlık, yurt dışına mimarlık, mühendislik ve yazılım hizmeti sunan girişimciler için vergi muafiyetinin genişlemesi oldu. Bu alanda daha önce kazançların yüzde 80’i için uygulanan muafiyet oranı yüzde 100’e çıkarıldı. Böylece yurt dışı kaynaklı gelirlerin tamamı gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek; yazılım ve hizmet ihracatında vergi yükü fiilen sıfırlanacak.
İhracatçı şirketler için kurumlar vergisi oranlarında da ayrıştırılmış bir indirim getirildi. İmalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisi oranı yüzde 9’a, genel ihracatçılar için yüzde 14’e düşürüldü. Bu adım, üretim odaklı ihracat ile diğer ihracat kalemleri arasında vergi teşviki üzerinden bir önceliklendirme kuruyor ve şirketlerin faaliyet yapısını yeniden kurgulamasını gündeme getirebilir.
İFM tarafında paket, uzun vadeli ve yüksek oranlı istisnalarla tasarlandı. İFM’de faaliyet gösteren uluslararası şirketlerin kazançları için 20 yıl boyunca yüzde 100 kurumlar vergisi istisnası uygulanacak. Merkez dışındaki operasyonlardan elde edilen kazançlarda ise istisna oranı yüzde 95 olarak belirlendi; bu yapı, grup şirketlerinin gelir ve maliyet merkezlerini İFM’ye taşıma motivasyonunu artırabilir.
Transit ticarette de vergi rejimi köklü biçimde değişti. Yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edenlerin kazançlarında uygulanan yüzde 50’lik indirim oranı yüzde 100’e yükseltildi ve transit ticaretten elde edilen gelirlerden kurumlar vergisi alınmaması hedeflendi. İFM dışında transit ticaret yapan işletmelerin kazançlarının yüzde 95’i de vergi dışı bırakıldı.
Paketin ortak paydası, Türkiye’nin teknoloji ve hizmet ihracatında maliyetleri düşürmesi ve İFM’yi bölgesel bir merkez olarak konumlandırması. Vergi istisnalarının kapsamı ve süresi, şirketlerin yatırım yeri seçimi, gelirlerin Türkiye’de raporlanması ve grup içi yapıların yeniden düzenlenmesi gibi alanlarda doğrudan etki yaratabilecek nitelikte. Uygulamanın etkisi, ikincil mevzuatın netliği, denetim çerçevesi ve İFM’nin operasyonel kapasitesiyle birlikte şekillenecek.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Düzenleme, vergi tabanını ihracat ve finans merkezi hedefleri doğrultusunda yeniden şekillendirebilir ve bütçe gelirleri ile teşvik maliyeti dengesini gündeme taşıyabilir. İFM’ye verilen uzun vadeli istisnalar, düzenleyici çerçeve ve denetim kapasitesi üzerinde ek yük oluşturabilir.
Sektör Etkisi: Yazılım ve profesyonel hizmet ihracatında tam muafiyet, şirketlerin gelirlerini Türkiye’de faturalama ve yapılandırma eğilimini artırabilir. İhracatçı şirketlerde oran indirimi, imalatçı-ihracatçı ayrımını daha kritik hale getirerek sektör içi rekabet dinamiklerini etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Vergi istisnaları, doğrudan yatırım ve şirket kuruluşları üzerinden sermaye giriş kanallarını etkileyebilir. İFM odaklı teşvikler, finansal hizmetler ve holding yapılarında yer seçimi kararlarıyla birlikte işlem hacmi ve bilanço kompozisyonu kanallarından piyasalara yansıyabilir.