Arif Ahmet Denizolgun dosyasında kurul incelemesi bu hafta başlıyor
Arif Ahmet Denizolgun dosyasında Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu, fethi kabir sonrası alınan örnekleri bu hafta inceleyecek.
Atlas Newsdesk ·

Arif Ahmet Denizolgun dosyasında Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu bu hafta mezar örneklerini değerlendirecek. Dayanak, 19 Ağustos'taki fethi kabir işlemi.
Aktarılan bilgilere göre, mezardan alınan numuneler üzerinde yapılan ilk incelemelerin ardından hazırlanan rapor 27 Ağustos'ta Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Raporda, bulguların tek başına değil, tıbbi evrak ve önceki otopsi kayıtlarıyla birlikte ele alınması gerektiği belirtildi.
Kurulun önündeki rapor
Adli Tıp Kurumu Morg, Kimya ve Biyoloji İhtisas Daireleri, fethi kabir sonrası elde edilen örnekler üzerinde tetkik yaptı. Bu aşamanın ardından düzenlenen raporda, nihai değerlendirme için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'ndan görüş alınmasının uygun olacağı ifade edildi.
Kurulun görevi, mezardan alınan materyali önceki tıbbi kayıtlarla karşılaştırarak savcılık dosyasına teknik görüş sunmak olacak. Bu görüş, soruşturmanın seyrini belirleyecek tek unsur olmayacak; savcılık dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirme yapacak.
2016 otopsisi dosyada
Denizolgun'un ölümüne ilişkin dosyada 2016 yılında yapılan otopsi raporu da yeniden gündeme geldi. Adli Tıp Kurumu'nun, o döneme ait kan ve idrar örnekleri ile yakınlardan alınan DNA örneklerini de ilgili başsavcılığa ilettiği aktarıldı.
Dosyaya ayrıca otopsi sırasında çekildiği bildirilen 145 fotoğraf ve bir video kaydı da girdi. Bu kayıtlar, fethi kabirle elde edilen yeni bulguların, önceki otopsi tespitleriyle uyumlu olup olmadığını incelemek için karşılaştırma zemini oluşturuyor.
Ölümden sonra yapılan otopsiye ait bir kayda ulaşıldığı bilgisi de mezarın açıldığı gün kamuoyuna yansıdı. Bu kayıtların içeriğine ilişkin bağımsız ve resmi bir açıklama bulunmadığı için dosyadaki ağırlığı, kurul incelemesinden sonra netleşecek.
Tutuklamalar sonrası yeniden açıldı
Kamuoyunda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ile kardeşinin tutuklanmasının ardından Denizolgun'un ölümüne ilişkin şüpheler yeniden değerlendirildi. Bu sürecin ardından fethi kabir kararı verildi ve Denizolgun'un mezarı 19 Ağustos'ta açıldı.
Fethi kabir, bir ölüm dosyasında önceki bulguların yeterli görülmediği veya yeni değerlendirme ihtiyacı doğduğu durumlarda başvurulan adli bir işlem olarak kullanılıyor. Bu dosyada işlem, mezardan alınan örneklerin laboratuvar incelemesine tabi tutulmasını sağladı.
Denizolgun'un cemaat içindeki eski konumu, dosyanın yalnızca adli değil, örgüt içi güç dengeleri açısından da izlenmesine yol açıyor. Buna rağmen mevcut aşamada kurulun yapacağı değerlendirme teknik ve tıbbi bulgularla sınırlı olacak.
Üç ihtimal dosyayı yönlendirecek
Kurul, mevcut bulguların 2016 otopsisiyle uyumlu olduğu görüşüne varırsa, savcılık dosyada yeni bir adli işlem gerekip gerekmediğini bu çerçevede değerlendirecek. Bu senaryoda cemaat üzerindeki doğrudan adli baskı azalmasa da Denizolgun'un ölümüne ilişkin ayrı başlığın daralması beklenebilir.
Kurul yeni veya çelişkili bulgu tespit ederse, savcılık ek ifade, yeni bilirkişi incelemesi ya da dosyanın genişletilmesi yoluna gidebilir. Böyle bir durumda cemaat soruşturması, yalnızca mevcut tutuklamalar üzerinden değil, geçmiş liderlik dönemine uzanan ayrı bir ölüm dosyası üzerinden de ilerler.
Üçüncü olasılık, kurulun kesin kanaat için ek belge veya numune incelemesi istemesi. Bu durumda süreç uzar; savcılık, ölüm dosyasındaki tıbbi kayıtlar ile fethi kabirden gelen veriler arasındaki bağı tamamlamadan karar aşamasına geçmez.
Dosyada yanıt bekleyen ana soru, fethi kabirle elde edilen bulguların 2016 otopsi raporu ve mevcut kayıtlarla nasıl ilişkilendirileceği. Kurulun bu hafta yapacağı toplantı, bu soruya verilecek adli yanıtın ilk resmi aşaması olacak.