Akın Gürlek'ten Gülistan Doku açıklaması: 'Kimyasal madde' ayrıntısı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Tunceli'de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun cansız bedeninin kimyasal madde kullanılarak ortadan kaldırılmış…
Atlas Newsdesk ·

Gülistan Doku soruşturmasında Pertek yolu beyanı ve kayıp naaş araması öne çıktı. Gürlek, dosyanın henüz kapanmadığını söyledi.
Adalet Bakanlığı’nda gazetecilere bilgi veren Gürlek, soruşturmada ilerleme sağlandığını ancak dosyanın sonuçlandığı anlamına gelecek bir aşamaya gelinmediğini belirtti. Açıklama, hem kayıp öğrencinin akıbetine hem de dosyada adı geçen kamu görevlilerine ilişkin iddiaları yeniden gündeme taşıdı.
Pertek yolu beyanı dosyada
Gürlek’in aktardığına göre, ABD’de firari durumdayken yakalanan Umut Altaş’ın dosyada cinayet işlendiği yönünde beyanı bulunuyor. Soruşturma makamları, Doku’nun naaşının bulunmasını dosyanın merkezindeki başlıklardan biri olarak ele alıyor.
Dosyadaki bazı anlatımlarda naaşın birden fazla kez taşınmış olabileceği ileri sürülüyor. Gürlek, son beyanların Pertek yolu üzerindeki bir noktaya işaret ettiğini, ayrıca kimyasal maddelerle tamamen yok edilme ihtimalinin de değerlendirildiğini söyledi.
Gürlek, geçmiş dönemde bazı kamu görevlilerinin yetkilerini usulsüz kullanarak olayın aydınlatılmasını engellediği veya delilleri ortadan kaldırmaya çalıştığı yönündeki iddia ve bulguların incelendiğini belirtti. Bu iddialar, somut suç şüphesi oluşması halinde unvan gözetilmeden savcılık işlemine konu edilebilecek.
Şüpheli ölümlerde teknik inceleme
Gürlek, Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin dosyada DNA çalışmalarının yapıldığını, cep telefonuna yönelik teknik incelemenin ise sürdüğünü bildirdi. Mevcut aşamada doğrudan ve kesin sonuca götüren somut bir veriye ulaşıldığını söylemenin mümkün olmadığını ifade etti.
Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümüyle ilgili soruşturmanın Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü aktaran Gürlek, daha önce yapılan şikayet ve ihbarların dosyada dikkate alındığını söyledi. Yurt dışında firari olduğu belirtilen eski bir cezaevi personelinin beyanları sonrasında bazı adli işlemler yapıldığını, yeni delil çıkması halinde savcılığın ek adımlar atabileceğini belirtti.
Gürlek, yürüyen soruşturmaların yönünü Bakanlığın belirlemediğini, savcıların kararını dosyadaki delillere göre vermesi gerektiğini söyledi. Bu çerçevede isim, makam veya siyasi pozisyonun değil, somut suç şüphesinin esas alınacağını vurguladı.
AHBAP dosyasında 245 milyon dolar
AHBAP’la ilgili soruşturmanın sürdüğünü belirten Gürlek, mali hareketler, müşteki beyanları ve MASAK tespitlerinin incelendiğini söyledi. Dosyadaki tespitlere göre yaklaşık 245 milyon dolar toplandığı ifade ediliyor.
Gürlek, bir başvuruda 4,6 milyon dolarlık senetten söz edildiğini, dosyada buna benzer çok sayıda senet bulunduğunun belirtildiğini aktardı. Bazı belgelerde Haluk Levent’in kendi adına borç aldığı, taşınmaz edindiği veya para kullanımına ilişkin beyanlarda bulunduğu iddiaları inceleniyor.
Savcılık, para transferlerinin kimlere yapıldığını, taşınmazların hangi kişiler üzerinden devredildiğini ve işlemlerin gerçek niteliğini araştırıyor. Gürlek’in aktardığına göre bazı taşınmaz devirlerinde Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan isimleri dosyada yer alıyor; bu işlemlerin yardım amacıyla mı yoksa başka bir mali ilişki kapsamında mı yapıldığı soruşturma makamlarınca değerlendirilecek.
İade, spor ve çocuk dosyaları
Gürlek, Umut Altaş için iade talebinde bulunulduğunu ve sürecin olumlu ilerlediğini düşündüklerini, nihai kararın ilgili ülkenin yargı ve idari makamlarına ait olduğunu söyledi. Eylem Tok hakkında iade yönünde karar verildiğini, ancak dosyanın üst mahkemeye taşındığını aktardı.
Uyuşturucu soruşturmalarında yeni dosyaların değerlendirildiğini belirten Gürlek, kamuoyunca tanınan kişilere yönelik işlemlerin caydırıcı etkisi olduğunu söyledi. Futbolun yanı sıra basketbolda da yasa dışı bahis ve şike iddialarının incelendiğini, beyaz et ve şeker sektörlerinde kamu sağlığı ve ekonomik hayatla bağlantılı operasyonlar yapıldığını bildirdi.
Borsada işlem hacminin büyümesiyle bazı yatırımcı mağduriyetlerinin SPK ile koordinasyon içinde ele alındığını söyleyen Gürlek, manipülasyon başlıklarında adli sürecin mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü belirtti. FETÖ ile mücadelede finansal kaynaklar, farklı yapılanmalar ve kamu kurumlarına sızma girişimlerinin takip edildiğini ifade etti.
Terörsüz Türkiye sürecinde çerçeve yasanın yaklaşık 467 oyla kabul edildiğini belirten Gürlek, yasanın uygulanması için örgütün silah bırakması ve tüm unsurlarıyla tasfiyesinin beklendiğini söyledi. Çocuk Paketi’nde ise suça sürüklenen çocuk kavramı yerine adli süreçteki çocuk yaklaşımının getirildiğini, ailelerin sorumluluğunun artırıldığını aktardı.
Ekrem İmamoğlu’nun sanıkları arasında bulunduğu davada nihai değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu söyleyen Gürlek, Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiasıyla yürüyen dosyada zamanaşımı ve suç unsurlarının savcılıkça ele alınacağını belirtti. Melih Gökçek ve oğullarıyla ilgili başvurularda da sürecin delil durumuna göre ilerleyeceğini ifade etti.
Dosyalarda yeni delil çıkması halinde adli işlemlerin genişlemesi beklenebilir; delil oluşmazsa süreç mevcut başlıklarla sınırlı kalır. Bu ayrım, Gülistan Doku dosyasında naaş aramasını, AHBAP soruşturmasında para hareketlerini ve spor ile piyasa dosyalarında kurumlar arası incelemeleri belirleyecek ana eşik olarak duruyor.