Ahbap soruşturmasında dört ünlü ismin ifadeleri dosyaya girdi
Ahbap soruşturmasında Fatih Portakal, Ece Üner, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter'in ifadeleri ortaya çıktı. Dört isim de dernekle bağları olmadığını belirtti.
Atlas Newsdesk ·

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Ahbap soruşturması kapsamında ifadelerine başvurulan sanatçı Gökhan Özoğuz, gazeteci Ece Üner, sunucu Öykü Serter ve gazeteci Fatih Portakal, Haluk Levent ve Ahbap Derneği ile ilgili beyanlarda bulundu. Dört isim de ifadelerinde Haluk Levent ile kişisel ilişkilerinin bulunmadığını belirtirken, dernekle ilgili açıklamalarının deprem döneminde yardım faaliyetlerine destek ve dayanışma amacı taşıdığını savundu.
Özoğuz ve Üner soruşturma sürecinin ardından hayal kırıklığı yaşadıklarını ifade ederken, Öykü Serter de deprem dönemindeki paylaşımlarını yardım çalışmalarına destek olmak amacıyla yaptığını belirtti. Sabah saatlerinde savcılığa gelen Fatih Portakal ise deprem döneminde yardım yapmak isteyenlerle ihtiyaç sahipleri arasında köprü kurmayı amaçladığını ve bu kapsamda Ahbap, AFAD ve Kızılay’ın ihtiyaç listelerini paylaştığını söyledi.
Fatih Portakal'ın ifadesi
Gazeteci Fatih Portakal’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap soruşturması kapsamında verdiği ifade ortaya çıktı.
Sabah saatlerinde savcılığa gelen Portakal, deprem bölgesine yardım göndermek isteyen vatandaşları Ahbap Derneği’ne yönlendirdiğini belirtti.
Portakal, ifadesinde, "AHBAP Derneği’nin yanı sıra devlet kurumları olan AFAD ve Kızılay'ın da yayınlamış olduğu ihtiyaç listesini de programlarımda paylaştım. Benim burada yapmak istediğim yardıma ihtiyacı olan vatandaşlarımızla yardım yapmak isteyen vatandaşlarımız arasında bir köprü görevi görerek yardımların bir an önce ihtiyacı olan insanlara ulaşmasına katkı sunmaktı" dedi.
'Kendime kızgınım'
Haluk Levent ile ilgili geçmişte karşılıksız çek konusunda birkaç olumsuz duyum aldığını söyleyen Portakal, “Ancak bu konuyu detaylı olarak araştırmadım. Söz konusu derneğe şahsi olarak herhangi bir bağışta bulunmadım. Ben yardımlarımı doğrudan ihtiyacı olan kişilere bizzat yapıyorum. Haluk Levent ile herhangi bir ticari ilişkim veya aramızda bir para alışverişi söz konusu olmamıştır. Ben yapmış olduğum yayınlarda Babala TV ve Ahbap üzerine beyanlarda bulundum ve yayınlarımda bu kişilere yer verdim ancak buradaki kastım toplanan yardımların insanlara ulaştırılmasına yardımcı olmaktı. Bu şahıslara sınırsız bir güvenim söz konusu değildi. AHBAP Derneği’ne deprem dönemindeki hassasiyet duygularıyla ve söz konusu derneğin kamuoyu nezdinde muteber bir yapı olması derneğin yöneticisi olan Haluk Levent isimli şahsın yapılan anketlerde ülkede en çok güven duyulan kişi olarak gözükmesi sebebiyle yardım yapılması konusunda lehine beyanlarım söz konusu olmuştur. Bu konuda kendime de kızgınım zira yapı olarak insanları sorgulamaya yönelten bir insanım. Hal böyleyken bu derneğe yapılacak olan bağışlarla ilgili bu derece güven duyduğum için geldiğimiz aşamada pişmanım” dedi.
'Özür dilemeye hazırım'
Portakal ifadesinin devamında şunları söyledi: “Toplanan yardımların soruşturmaya konu edildiği haliyle nerelerde kullanıldığını görünce bu konuda açık söylemek gerekirse sorumluluk duygusu hissediyorum. Bu nedenle özür dilemek gerekirse de bu konuda özür dilemeye hazırım. Adı geçen şahıslarla herhangi bir yakınlığım söz konusu değildir ve bu insanlardan herhangi bir menfaat elde etmem de söz konusu değildir.” dedi.Öte yandan ifade vermesinin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Fatih Portakal, "Pişman olduğumu söyledim. Neticede 2023 yılları arasında bu şartlarda baktığımda iyi bir dernek olarak gördüm ama bugüne gelip baktığımda ne yazık ki ortaya çıkan tablo üzücü. Kendime kızıyorum aslında. Daha fazla sorgulayabilirdik; ama bugünkü ortam içerisinde üzülüyorum kendime üzülüyorum, bu insanlar iyi niyetlerimizi sömürdüğü için."
Ece Üner'in ifadesi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Ahbap soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan Halk TV Ana Haber Spikeri Ece Üner, Haluk Levent ile ilk kez deprem sonrası Oğuzhan Uğur tarafından düzenlenen Babala TV yayınında yüz yüze görüştüğünü söyledi.
Üner, Ahbap Derneğine herhangi bir bağış yapmadığını belirterek, deprem döneminde sosyal medya hesabından "'AFAD da bizim Ahbap da bizim" paylaşımında bulunduğunu ifade etti. Üner, "Kendimi kandırılmış hissediyorum, Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi.
Haluk Levent'i sanatçı kimliğinin yanı sıra Ahbap Derneği'nin yöneticisi olarak tanıdığını aktaran Üner, ifadesinde Levent ile deprem sonrası gerçekleştirilen Babala TV yayınında karşılaştığını belirtti.
Üner, "Kendisiyle ilk defa ülkemizde yaşanan büyük deprem sonrası Oğuzhan Uğur tarafından düzenlenen Babala TV adlı Youtube kanalı yayınında gerçekleştirilen programda yüz yüze karşılaştık. O zamana kadar kendisiyle hiçbir şekilde yüz yüze veya telefonla görüşmüşlüğümüz yoktur. Sonraki süreçte de aynı şekilde görüşmedik. Bu husus gerekli görülmesi halinde arama kayıtlarından da anlaşılacaktır" ifadelerini kullandı.
"Şahsen Ahbap Derneğine bir bağışta bulunmadım"
Ahbap Derneğine bağışta bulunmadığını söyleyen Üner, "Bana sormuş olduğunuz Ahbap Derneğine yönelik eleştirilere karşılık olarak söylediğim ifadelerin yer aldığı canlı yayındaki ifadelerde kastettiğim husus Ahbap Derneğinin lehine yapılmış açıklamalar değildir. Ben o dönemde 'AFAD da bizim Ahbap da bizim' şeklinde paylaşımda da bulunmuştum. Bu açıklamadaki amacım ülke olarak içinde bulunduğumuz durumda birlik ve beraberlik mesajı vermekti. Şahsen Ahbap Derneğine bir bağışta bulunmadım. Aynı şekilde gerekli görülmesi halinde banka hesap hareketlerim incelenebilir" ifadelerini kullandı.
Üner, şöyle devam etti:
"Geldiğimiz noktada ben de diğer insanlar gibi yapılan bağışların kaynağının sorgulanması konusunda yine aynı şekilde sosyal medya hesabımdan sürecin şeffaflıkla yürütülmesi gerektiği yönünde paylaşımlarda bulundum. Yine basından öğrendiğimiz kadarıyla eğer Haluk Levent tarafından yardım paralarının bu şekilde kullanılması sebebiyle ben de kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. İfademin başında da söylediğim gibi o dönemde Haluk Levent'e devlet büyükleri tarafından da çeşitli teşekkürlerde ve ödüllerde bulunulduğu için ben de o amaçla böyle bir açıklamada bulunmuştum. O dönemde böyle bir paylaşımda bulunduğum için pişmanım. Ahbapla ilgili kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent'in ifadesinde de gördüğümüz kadarıyla yaptığı savunmanın hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır.
Nitekim bu savunmasının ve yaptıklarının kamu vicdanına sığmadığını düşünüyorum. Bu yönde görüşlerimi belirten altı gün önce de bir tweet atmıştım. Orada da belirttiğim şekilde Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum."
Gökhan Özoğuz'un ifadesi
Müzisyen Gökhan Özoğuz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap soruşturması kapsamında ifade verdi.
Özoğuz, ifadesinde Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent ve dernek yöneticileriyle herhangi bir tanışıklığının bulunmadığını belirterek, derneğe para transferi gerçekleştirmediğini söyledi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgede yardım çalışmalarına katıldığını aktaran Özoğuz, yardımları İstanbul’da ve deprem bölgesindeki tanıdıkları aracılığıyla yaptığını ifade etti.
Özoğuz ifadesinde, "Kahramanmaraş deprem felaketinden sonra bölgede yardım faaliyetinde bulunuyordum. Bu yardımı gerek İstanbul'da gerekse de o bölgede bulunan tanıdıklar aracılığıyla gerçekleştiriyorduk. Emin olmamakla birlikte Haluk Levent ile ne tür bir yardım yapılacağı hususunda çok kısa görüşmüş olabilirim. Nitekim görüşme neticesinde de herhangi bir sonuç elde etmedik. İhtiyaç durumunda beni arayacağını belirtti ve telefonu kapattı. Sonrasında da arayan olmadı" dedi.
Haluk Levent hakkında değerlendirmelerde bulunan Özoğuz, "Haluk Levent gerek sosyal medyada da gerek televizyon da gerekse de kamu kurumlarında bir çok faaliyette bulundu ve yine bir çok kesim tarafından bu faaliyetleri desteklendi ve takdir gördü. Bundan dolayı da o dönem Ahbap Derneği'ne güven duymuştum" ifadelerini kullandı.
"Herhangi bir para transferim olmadı"
"Şahsıma ait banka hesapları mevcuttur. Bu hesaplar üzerinden Haluk Levent, Oğuzhan Uğur veya Ahbap Derneğine ait herhangi bir hesap üzerinden para transferim olmamıştır" diyen Özoğuz, şöyle devam etti:
"Oğuzhan Uğur ile deprem öncesi tanışıklığım müzik ortamından vardı. Deprem zamanı sosyal medyada sıkça paylaşımlarını ve yardım toplama faaliyetlerini gördüğüm için kendisini arayıp ne yapabileceğimi sordum. Bana ofise gelip bizzat yerinde görmemi istedi. Ben de bunun üzerine Oğuzhan'a ait ofise gittim burada bana çalışmalarından bazılarını gösterdi. Hatta göçük altında olan kişiler arayıp adres belirtiyorlardı. Bu adresleri bölgede bulunan kişi veya kurumlara ilettiğini anımsıyorum. Bana dinletilen bazı görüşme içeriklerinde ağlayan kız çocukları ve insanlar vardı ve ben bunları duyunca kendimi kötü hissettim ve oradan ayrıldım. Herhangi bir şekilde Ahbap Derneği için veya Oğuzhan Uğur'un belirttiği herhangi bir hesap için yardım toplama faaliyetim olmadı. Bir takım ünlü arkadaşlarımızın telefon ile görüşme içerisinde olduklarını anımsıyorum ancak bu görüşmelerin içeriğini bilemiyorum göçük altındaki kişiler ile görüşüldüğünü tahmin ediyorum."
Deprem döneminde X hesabından Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur'u etiketleyerek sahte hesapların yanıltıcı paylaşımlar yaptığı uyarısında bulunduğunu anlatan Özoğuz, "Yine 16.02.2023 tarihinde yapmış olduğum paylaşımda göçük altındaki kişiler arasında henüz canlı kişilerin olabileceğini bu sebeple genel yıkımın başlamaması gerektiğini belirttim. Aynı paylaşımın altına Ahbap, AFAD, Kızılay ve deprem hashtag ile paylaşımda bulundum. Paylaşımda da görüleceği üzerine sadece Ahbap'a yönelik bir paylaşım olmamakla deprem nedeni ile yardımda bulunulan tüm dernek ve kurumları etiketledim" dedi.
Özoğuz, şöyle devam etti:
"Youtube isimli sosyal medya platformunda yapılan paylaşımda 'Korkunç şeyler yaşandı ve yaşanıyor gerçekten de hayatımda ülkeyi bu kadar sahipsiz hissediyorum' şeklinde bir söylemim oldu ancak bunu kesinlikle Türkiye Cumhuriyeti ve herhangi bir kamu kurumu için belirtmedim. Göçük altında olan ve çıkarılmayı bekleyen insanların olduğunu görünce ve bir kısmının seslerini duyunca konuşmaların ve seslerin etkisinde kalarak göçük altındaki kişiler ve onları dışarıda bekleyen yakınlarının çaresizliğini anlatmak istedim. Bunun dışında bir niyetim ve söylemim olmadı."
2000'li yıllarda Haluk Levent'in kumar borcu olduğunu duyduğunu ama buna dair bir bilgisi olmadığını belirten Özoğuz, "Eskiden beri yapılacak olan yardımlar konusunda Haluk Levent ve derneğine yardımda bulunulması yönünde iradem olmuştur ve yakın çevremi de bu konuda yönlendirmişimdir. Nitekim aşağıda linkler var dediğimde muhtemelen AFAD, Akut ve Kızılay kurumlarının da linkleri mevcuttur. Nitekim o dönem yine yanlış hatırlamıyorsam bazı bakanların yapılan programa katıldığını hatırlıyorum. Bu da ayrıca güven duyulmasına neden olmuştur.
"Hayal kırıklığına uğradım"
Haluk Levent gerek sosyal medyada da gerek televizyon da gerekse de kamu kurumlarında bir çok faaliyette bulundu ve yine bir çok kesim tarafından bu faaliyetleri desteklendi ve takdir gördü. Bundan dolayı da o dönem Ahbap Derneği'ne güven duymuştum ancak bahse konu soruşturmadan ve kısmen içeriğinden haberdar olduktan sonra gerek şahsım gerekse benim gibi düşünen insanların yanıldığını gördük, hayal kırıklığına uğradım. AFAD, Kızılay veya Akut gibi kurumlara herhangi bir güvensizliğim söz konusu olmamıştır. Benim tek amacım insanlara faydalı olabilmek ve yardımcı olabilmektir. Ben vatanıma milletime devletime aşk ile bağlıyım. Aksi düşünülemez. Yegane amacım bu bağlılıkla yardım etmektir. Benim iyi niyetimi kötüye kullanarak ve yapılan yardımları da kötü iş ve işlemlerde kullanılmasına sebebiyet vermiş isem benim için büyük bir hayal kırıklığı olmuştur."
Öykü Serter'in ifadesi
AHBAP soruşturması kapsamında ifade veren sunucu Öykü Serter, “1999 yılında meydana gelen Adapazarı depreminde muhabir olarak sahada aktif olarak çalıştım. O dönem yaşanan sürece yakınen tanık oldum. Bundan kaynaklı doğal afetlerle ilgili konularda kişisel hassasiyetim bulunmaktadır. Daha doğrusu o dönem bizzat mesleğim itibariyle şahit olduğum insan manzaraları bende travma yarattı. Ben bizzat o dönem toprağın altından ceset parçaları dahi çıkarttım. İnsanların birbirlerine yetişememesine tanık oldum. Bu husus beni derinden yaralamıştı. Meslek hayatım boyunca da bu tür doğal afetlerle ilgili konularda duyarlı oldum” dedi.
“Öfke halinde yazdım"
Hassas olduğu için 6 Şubat depreminde istem dışı öfkelendiğini söyleyen Serter, “Bana göstermiş olduğunuz tweettlerimi o öfke halinde attım. Ben o dönem tweetleri atarken devletin yardım kuruluşlarının yetersiz kaldıklarını düşünerek değil ortak acıyı paylaşmak için duygularımı dile getirdim. Herhangi bir şekilde insanları AHBAP'a veya herhangi bir özel yardım kuruluşuna yönlendirmedim, sevk etmedim” dedi.
“Bu tür eylemlerin karşısındaydım"
Haluk Levent’ şahsen tanımadığını söyleyen Serter “Haluk Levent ile herhangi bir kişisel ilişkim hayatımın hiçbir döneminde olmadı. Kendisi ile herhangi bir ticari ilişkim veyahut para alışverişi olmadı. AHBAP derneği aracılığıyla bir yardım faaliyetinde bulunmadım. AHBAP derneğine para yatırmadım. İnsanları AHBAP derneğine yönlendirecek hiçbir söylemde bulunmadım. İnsanların duygularının sömürülerek bu tür menfaat sağlayıcı faaliyetleri kabul etmem mümkün değildir. Nasıl ki yardıma geç gidilmesini. insanlara yetişilememesine tepki gösteriyorsam bu tür insanların zor durumlarından faydalanarak insanların duygularını suistimal ederek yapılan bu tür eylemlerin de her zaman karşısındayım” dedi.