Adalar'da Gırgır Avcılığı Gerilimi Sürüyor
İstanbul Adalar çevresinde gırgır avcılığı yasağı, kıyı balıkçıları ve endüstriyel gırgır tekne sahipleri arasında büyük bir tartışma yaratıyor.
Atlas Newsdesk ·

İstanbul Adaları çevresi, lüfer, çinekop ve sarıkanat gibi göçmen balık türlerinin önemli bir rotasıdır. Bu bereketli sular, balıkçılar arasında uzun yıllardır devam eden bir tartışmanın merkezinde yer alıyor. Bir tarafta kıyı balıkçıları yasağın devamını savunurken diğer tarafta endüstriyel gırgır tekneleri avlanma izni talep ediyor.
Adalar çevresindeki yaklaşık 82 kilometrekarelik bir alanda gırgır teknelerinin avlanması 2012'den beri yasaktır. Bu yasak, 12 metreden büyük ve genellikle en az 25 personelle çalışan endüstriyel tekneleri etkilemektedir. Gırgır balıkçıları, kıyı balıkçılarına izin verilirken kendilerine de avlanma hakkı tanınması gerektiğini belirtiyor.
Ekosistem ve Ekonomik Çıkar Çatışması
Kıyı balıkçıları ise gelecekteki balık popülasyonlarının korunması için gırgır teknelerinin sebep olduğu tahribatın önlenmesinin elzem olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, Adalar'daki zengin biyoçeşitliliğin ve hassas ekolojik dengenin korunması amacıyla gırgır avcılığı yasağının yerinde bir karar olduğunu belirtiyor. Hatta bu yasağın denetimlerinin artırılması gerektiğini ifade ediyorlar.
İstanbul İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Toker, yasağın tüm balıkçılık türleri için geçerli olması gerektiğini savunuyor. Toker, yasağın doğanın veya deniz ekosisteminin korunması amacıyla konulduysa, ayrım yapılmaması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, 14 yıldır uygulanan yasağın deniz popülasyonları üzerindeki etkilerine dair resmi bir veri veya belge sunulmadığını ileri sürüyor.
Toker, balıkçıların derinlik sınırını aşmadan, özellikle Adalar'ın güneyinde avlanma izni istediğini ekledi. Bu bölgenin göç yolundaki palamut, torik, çinekop ve lüfer gibi balıklar için önemli bir dinlenme noktası olduğunu aktarıyor. Gırgır teknelerinin 24 metreden sığ sulara avlanmasının zaten yasak olduğunu hatırlatıyor.
Denetimler ve Çevresel Etkiler
Denetimlerin oldukça sıkı olduğunu belirten Toker, yasayı ihlal eden teknelerin 1 yıl ruhsat men cezası aldığını ve 1 milyon TL'yi aşan para cezalarıyla karşılaştığını ifade etti. Aynı ihlali üç kez tekrarlayan teknelerin ruhsatlarının ise tamamen iptal edildiğini dile getirdi.
İstanbul Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifler Birliği Başkanı Erdoğan Kartal, gırgır teknelerinin aşırı avlanma hırsıyla gelecek nesilleri ve altyapıyı riske attığını iddia ediyor. Kartal, gırgır ağlarının deniz tabanındaki doğal gaz, elektrik ve su altyapı borularına zarar verebileceğini vurguluyor. Kıyı balıkçılarının ekosisteme zarar vermeden, daha sürdürülebilir bir şekilde avlandıklarını belirtiyor.
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Firdes Saadet Karakulak, Adalar çevresinin mercan yatakları ve deniz çayırları gibi zengin biyoçeşitliliğe sahip olduğunu açıklıyor. Karakulak, gırgır avcılığı yasağının bu ekosistemin can damarlarını korumak için hayati önem taşıdığını ifade etti. Mercanların köpekbalıkları gibi türlerin yumurtlama alanları olduğunu ve süngerlerin de deniz canlıları ve ilaç sanayii için değerli olduğunu belirtiyor.
Yasağın Olumlu Sonuçları ve Tehlikeli Uygulamalar
Prof. Dr. Karakulak, 14 yıllık yasağın Adalar bölgesindeki deniz dibi canlı popülasyonlarında artışa yol açtığını delillerle ortaya koydu. Karakulak, ıstakoz, mercan balığı ve kırlangıç balıklarında önemli artışlar gözlemlendiğini belirtti. Akdeniz'den gelen kalamarların bile bölgede tutunabildiğini ve ahtapot avcılığının yapıldığını ekledi. Bu durum, palamut ve lüfer mevsimlerinde küçük ölçekli balıkçılar için de fırsatlar yaratıyor.
Karakulak ayrıca, gırgır ağlarının toplu balık tahribatının yanı sıra 'hayalet avcılığa' da neden olduğunu vurguladı. Bu ağların kayalıklara takılarak deniz kirliliğine ve balıkların sürekli olarak ölmesine yol açtığını ifade etti. Adalar'ın doğal resif alanlarının yoğun olduğu bölgeler olması, bu tür riskleri daha da artırmaktadır.