Wired açıkladı: Yayıncılıkta yapay zeka dönemi
WIRED’ın görüştüğü çalışanlara göre HarperCollins, Simon & Schuster ve Hachette; kitap tanıtımlarından kapak tasarımlarına, edebiyat ajanlarına gönderilen…

HarperCollins, Simon & Schuster ve Hachette çalışanları, yapay zeka kullanımının kitap tanıtımlarından şirket içi süreçlere yayıldığını aktarıyor.
Çalışanlar ve edebiyat ajanları, uygulamaların yazarlara bildirilmesi, yayımlanmamış dosyaların korunması ve personelin iş yükü konusunda açıklık istiyor. Şirketlerin açıklamaları ise araçlara erişim sağlanmasıyla belirli kullanım biçimlerinin onaylanması arasında ayrım yapıyor.
Aktarılan iddialar, yayıncılık alanında çalışan 25’ten fazla kişiyle yapılan görüşmelere dayanıyor. ABD yayıncılığının en büyük beş şirketinden üçünü konu alan bu anlatımlarda, Claude ve ChatGPT ile hazırlanan içeriklerin tanıtımlara, kapak çalışmalarına, pazarlamaya ve ajanlarla yazışmalara uzandığı belirtiliyor.
Tanıtım metinlerinden ajanlarla yazışmalara
Görüşülen çalışanlara göre kitapları okura sunan kısa tanıtımlar, üç şirkette de yapay zekanın sık kullanıldığı işler arasında. Bu içeriklerin dolaşımı basılı kapakla sınırlı kalmıyor; Amazon ve Goodreads sayfalarına, kitapçıların aldığı materyallere ve basın iletişimine de uzanıyor.
Bazı ajanlar, editörlerden aldıkları farklı mesajlarda tekrarlanan ifade biçimlerinin ret yanıtlarında da yapay zeka kullanıldığını düşündürdüğünü söylüyor. Ancak bu benzerlikler, söz konusu yazışmaların nasıl üretildiğini doğrulamıyor; çalışanların dile getirdiği risk, yayınevinin okur ve medya karşısındaki güvenilirliğinin zarar görmesi.
HarperCollins çalışanlarının anlatımına göre yönetim, Claude lisansları edinmesinin ardından farklı görevlerdeki personelden kullanım önerileri geliştirmelerini istedi. Bir katılımcı, toplantılardan birinde hukuk, etik ve çevre konulu itirazların “iş yapmanın maliyeti” olarak değerlendirildiğini öne sürdü; şirket, kendisine yöneltilen yorum isteğini yanıtsız bıraktı.
Hachette, yazarların eserlerini daha fazla okura ulaştırmaya hizmet eden operasyonel uygulamaları desteklediğini açıkladı. Buna karşılık şirket, yazarlarla veya iş ortaklarıyla yazışma dahil yaratıcı nitelikteki kullanımlara destek vermediğini belirterek çalışan anlatımlarındaki uygulamalarla kendi yaklaşımı arasına sınır koydu.
Simon & Schuster bünyesinde küresel pazarlama ve iletişimden sorumlu Wibke Grütjen, personelin erişimine açılan kurumsal araçların sayısının sınırlı olduğunu söyledi. Grütjen ayrıca çalışanların bu araçları kullanmakla yükümlü tutulmadığını belirtti.
Yayımlanmamış dosyalarda sözleşme sınırı
Edebiyat ajanlarının bir başka itirazı, henüz yayımlanmayan eserlerin büyük dil modellerine aktarılması ihtimali. Ajanlar, dosyaların teknoloji şirketlerine ait bulut altyapısında işlenmesinin gizlilik ve telif bakımından risk taşıdığını savunuyor; aktarılan bilgiler ise belirli bir eserde veri sızıntısı yaşandığını göstermiyor.
Bazı ajanlar, temsil ettikleri yazarların metinlerinin bu sistemlere verilmesini önlemek için sözleşmelere kısıtlayıcı maddeler koyduklarını anlatıyor. HarperCollins bünyesindeki bir çalışanın aktarımına göre hukuk birimi de editörleri, eserlerin tamamını açık erişimli yapay zeka sistemlerine aktarmamaları konusunda uyardı.
Kullanım tartışması çevirileri ve sesli yayınları da kapsıyor. HarperCollins yöneticileri daha önce teknolojinin bu alanlarda üretimi artırabileceğini savunurken, çalışanlar uluslararası fuarlarda yapay zekadan yararlanıldığı belirtilen çeviri dosyaları gördüklerini söylüyor.
Simon & Schuster otomasyonu değerlendiriyor
Görüşülen sektör çalışanları, ekiplerdeki küçülmenin ardından kalan personele daha çok kitap ve görev verildiğini, yapay zekanın bu iş yüküne çözüm olarak sunulduğunu ileri sürüyor. Bu anlatımlar, teknolojinin mevcut işten çıkarmalara yol açtığını kanıtlamıyor; çalışanların kaygısı, otomasyonun yeni personel azaltımlarında kullanılması ihtimali.
Simon & Schuster çalışanları, süreç analizi ve otomasyona yönelik Skan AI sistemine itirazlarını üst yönetici Greg Greeley’ye açık mektupla iletti. Greeley, 6 Ekim tarihli mesajında Blueprint ürününün incelendiğini doğruladı; ancak bunun veya benzer bir personel izleme ve süreç değerlendirme yazılımının benimsenmesine karar verilmediğini bildirdi.
Bu ayrım, yazılım değerlendirmesinin henüz uygulamaya geçiş anlamına gelmediğini gösteriyor. Eğer değerlendirme kullanıma dönüşürse çalışanların mektubunda karşı çıktığı izleme ve otomasyon uygulamalarının kapsamı, şirket içindeki anlaşmazlığın somut konusu olacak.
Edebiyat ajanı Emma Dries, tümden yasaklama yoluna gidilmese bile araçların kullanımına ilişkin iletişimin artırılmasını istiyor. Şirketlerin hangi içerikte hangi aracı kullandığını açıklaması halinde, ajanların sözleşme kısıtlamalarıyla yayınevlerinin uygulamalarını karşılaştırması mümkün olabilir; mevcut anlatımlar bu açıklığın henüz sağlanmadığı yönündeki sektör taleplerini ortaya koyuyor.
More stories
- Gears of War E-Day oyuncu sayısı verileri tartışma yarattı.
- Küçük yapay zeka modeli Sudoku çözümünde dev rakibini geçti.
- DualQuant yöntemi yapay zeka bellek kullanımını azaltıyor.
- Türkiye bağlantılı Loops AI tohum turunda $3.5 milyon aldı
- Perseverance Mars'ta mesafe rekorunu kırdı
- God of War oyunlarında Avatar çekim teknolojisi kullanıldı
- Starship yörüngeye ulaştı ve yeni nesil uyduları devreye aldı
- Triple Click sunucusu Marvel's Wolverine'ı yaklaşık 11 saatte bitirdi
Son haberler
- Barolar karşı karşıya: İstanbul'dan Ankara'ya suç duyurusu
- Yüksek bellek maliyetleri akıllı telefon satışlarını düşürdü
- Çeşme Belediye Başkanı'ndan iddialara yanıt
- Sigara satışında yeni dönem: Kimlik yerine QR kod
- Tefal'in üreticisine PFAS suçlaması
- Karteller Avrupa'da güçleniyor: En az 12 ülkeye yayıldılar
- Tai Chi kas-iskelet bozukluklarında ağrıyı hafifletebilir
- Formula 1 Afrika'ya dönüyor: Ev sahibi Ruanda

