Halk TV istifaları: Demirkol ve Hacaloğlu yapısal krizi anlattı
Halk TV'den ayrılan gazeteciler, istifaların yapısal sorunlardan kaynaklandığını, maaş iddialarının asılsız olduğunu ve itibarsızlaştırma kampanyası yürütü…
Hazal Anyalı ·

14 Mayıs 2026’da yayımlanan bir tartışma programında, Halk TV’den ayrılan eski ekran yüzü Remziye Demirkol ile gazeteci Hilmi Hacaloğlu, kanalda peş peşe gelen istifaları değerlendirdi. İki isim, sürecin kişisel çekişmelerden değil, kurum içindeki yapısal sorunlardan kaynaklandığını savundu. Demirkol, ayrılanlara dönük tartışmaları “itibarsızlaştırma” ve “dezenformasyon” olarak niteledi; Hacaloğlu ise düşük ücretler ve işten çıkarmalara dikkat çekti.
Demirkol, kamuoyunda dolaşan “yüksek maaş” iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek tartışmanın sadece ekran yüzleriyle sınırlı olmadığını söyledi. Ona göre sorun, ses, kurgu, kameraman ve muhabir ekiplerini de kapsayan bütünsel bir çalışma düzeni meselesi. Demirkol, istifa eden gazetecilerin meslek ilkelerine bağlılıkla hareket ettiğini, meselenin kişiselleştirilmesinin doğru olmadığını ifade etti.
Halk TV
Demirkol ayrıca, “bir yerlerle anlaştılar” yönündeki yorumların, ayrılan isimlerin olası yeni iş fırsatlarını gölgede bırakmayı amaçladığını ileri sürdü. Bu söylemin, hem kamuoyunda yanlış bir algı oluşturduğunu hem de sektör içindeki potansiyel iş birliklerini baskıladığını savundu.
Ücret politikasına da değinen Demirkol, kaynak dağıtımındaki tercihlerin çalışanlar arasındaki eşitsizlik hissini büyüttüğünü söyledi. Bir kişiye ödenen yüksek maaşla çok sayıda çalışanın işten çıkarılmasının önlenebileceğini savunarak, krizin daha farklı yönetilebileceğini dile getirdi. Çalışma kültüründe küçük jestlerin bile ekip moralini etkilediğini, kararların buna göre alınması gerektiğini belirtti.
Maaş ve işten çıkarma tartışması
Hilmi Hacaloğlu, sektörde birçok gazetecinin asgari ücrete yakın maaşlarla çalıştığını vurguladı. İstanbul gibi büyük bir kentte bu gelir düzeyiyle geçinmenin zorlaştığını söyleyen Hacaloğlu, ücret politikalarının ve istihdam kararlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savundu.
Halk TV
Hacaloğlu’na göre, yönetim tercihleri farklı biçimde yapılsaydı, bir kişiye ödenen yüksek bir maaş yerine onlarca çalışanın istihdamı korunabilirdi. Bu durumun yalnızca bir kurumun iç meselesi olmadığını belirten Hacaloğlu, yaşananların medya sektöründeki genel krizin bir yansıması olduğunu ifade etti.
İstifalara dair söylemler ve sektör bağlamı
İstifaların ardından sosyal medyada ve kulislerde yayılan “kıskançlık” ve “yüksek maaş” merkezli iddiaların odağına alınan gazeteciler, tartışmanın böyle çerçevelenmesinin sorunu basitleştirdiğini düşünüyor. Demirkol, meselenin kişisel rekabetle açıklanamayacağını, yapısal sorunlara işaret ettiğini vurguladı.
Programda dile getirilen değerlendirmeler, kurum içi çalışma koşulları, ücret dengesi ve kriz yönetimi başlıklarında biriken rahatsızlıkların görünür hale geldiğine işaret etti. Her iki isim de, şeffaf iletişim ve adil kaynak dağıtımının hem izleyici güveni hem de çalışan bağlılığı açısından belirleyici olduğunu söyledi.
Önümüzdeki dönemde kurum yönetiminden ve çalışan temsilcilerinden gelebilecek açıklamalar, ücret ve istihdam politikalarının nasıl şekilleneceğini ve istifalar sonrası dengelerin nereye evrileceğini gösterecek.