ABD’de Türk yatırımcıları vize vaadiyle dolandırdığı öne sürülen şüpheli yakalandı
E-2 vizesi vaadiyle Türk yatırımcılardan 3 bin dolar aldığı öne sürülen Melih Göğebakan, ABD’de yürütülen operasyonla gözaltına alındı.
Atlas Newsdesk ·

E-2 vizesi vaadiyle Türk yatırımcılardan para aldığı öne sürülen Melih Göğebakan, ABD’de operasyonla gözaltına alındı.
Haberde aktarılan iddialara göre Göğebakan, kendisini Başkan Trump’ın siyasi çevresinde etkili bağlantıları olan bir danışman gibi tanıttı. ABD’de yaşadığı belirtilen Göğebakan’ın, yatırımcı vizesi almak isteyen Türk iş insanlarına başvuru süreçlerini hızlandırabileceğini söylediği öne sürüldü.
Dosyanın merkezindeki tutar, kişi başına 3 bin dolar olarak bildirildi. Bu ödemenin, ABD’de yatırımcı olarak iş kurmak veya işletme devralmak isteyen kişilerin E-2 vizesi işlemlerinde kolaylık sağlanacağı vaadiyle alındığı iddia edildi.
3 bin dolarlık vize vaadi
E-2 vizesi, ABD ile anlaşmalı ülkelerin vatandaşlarına belirli koşullarda yatırım yaparak ülkede çalışma ve yaşama imkanı tanıyan bir vize türü olarak biliniyor. Bu nedenle sermayesini ABD’ye taşımak isteyen küçük ve orta ölçekli yatırımcılar için kritik bir göçmenlik yolu olarak görülüyor.
İddialara göre Göğebakan’ın hedefindeki kişiler, başvurularının hızlanacağı veya siyasi bağlantılar üzerinden kolaylaşacağı beklentisiyle ödeme yaptı. Ancak aylar geçmesine rağmen işlemlerde ilerleme görülmediği belirtilince bazı başvuru sahipleri adli makamlara şikayette bulundu.
Şikayetlerin ardından ABD Gizli Servisi (Secret Service) ile ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) ekiplerinin ortak operasyon düzenlediği aktarıldı. Göğebakan’ın bu operasyon kapsamında gözaltına alındığı, hakkındaki adli sürecin ise devam ettiği bildirildi.
Sahte görsellerle kurulan güven
Haberde, Göğebakan’ın güven oluşturmak için yapay zeka ile hazırlanmış sahte görseller ve sosyal medya paylaşımlarını kullandığı öne sürüldü. Bu paylaşımların, kendisini ABD siyasetinin merkezine yakın gösteren bir izlenim yaratmak için kullanıldığı iddia edildi.
Sosyal medya üzerinden kurulan bu tür görünürlük, göçmenlik ve yatırım danışmanlığı alanında denetim sorunlarını daha görünür hale getiriyor. Resmi kurumlar veya lisanslı hukuk danışmanları dışındaki kişilerin “süreci hızlandırma” vaadi, başvuru sahipleri açısından mali kayıp ve hukuki risk doğurabiliyor.
Göğebakan’ın ABD’de Uber şoförlüğü yaptığı, Türkiye’de bulunduğu dönemde ise Osmaniye’de telefoncu dükkanı işlettiği belirtildi. Bu bilgiler, kendisini üst düzey siyasi bağlantılara sahip biri olarak sunduğu iddiasıyla karşılaştırıldığında dosyanın dikkat çeken unsurları arasında yer aldı.
Şikayetler göçmenlik riskini büyüttü
Dolandırıcılık iddiası yalnızca para kaybıyla sınırlı değil. E-2 vizesi gibi belgeli yatırım ve iş planı gerektiren başvurularda yanlış yönlendirme, başvuru dosyasının zayıflamasına veya göçmenlik makamları nezdinde ek incelemeye yol açabilir.
Türk yatırımcılar açısından ana risk, hız vaadiyle hareket ederek resmi başvuru kanallarından uzaklaşmak. ABD makamları, vize kararlarını başvuran kişinin yatırımı, iş planı, fon kaynağı ve yasal uygunluk koşulları üzerinden değerlendiriyor; siyasi bağlantı iddiaları bu sürecin yerine geçmiyor.
Göğebakan hakkındaki sürecin nasıl ilerleyeceği, yetkili makamların suçlama kapsamı ve şikayetçi sayısına ilişkin açıklamalarına bağlı olacak. Eğer iddialar resmi suçlamaya dönüşürse dosya, göçmenlik danışmanlığı adı altında para toplayan aracılara yönelik denetimin artmasına neden olabilir.
Başvuru sahipleri için izlenecek somut başlık, ödemelerin belgelendirilmesi ve varsa yazışmaların adli makamlara sunulması olacak. Sektör açısından ise bu dosya, E-2 vizesi danışmanlığı alanında doğrulanabilir yetki, şeffaf ücretlendirme ve resmi temsil belgelerinin önemini yeniden öne çıkarıyor.