73 ton doğal uranyum bulundu: Esad Suriye'de gizli nükleer reaktör inşa ediyormuş

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), Beşar Esad yönetimi döneminde Suriye'nin Deyrizor'da nükleer reaktör inşa ettiğini doğruladı. Ajans ayrıca ülkede yaklaşık 73 ton doğal uranyum bulunduğunu ve nükleer malzemenin uluslararası denetim altında tutulduğunu açıkladı.

Atlas Newsdesk ·

73 ton doğal uranyum bulundu: Esad Suriye'de gizli nükleer reaktör inşa ediyormuş

UAEA, Suriye’de bildirilmeyen 73 ton doğal uranyumu gözetim altına aldı; gizli rapor Deyrizor dosyasını yeniden açtı.

73 ton uranyum gözetimde

BM üyesi ülkelere gönderilen gizli rapora göre Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Suriye’nin daha önce bildirmediği bir nükleer tesiste kaplamalı yakıt çubukları biçiminde doğal uranyum metali tespit etti. Doğrulama çalışmasının ardından yaklaşık 73 ton doğal uranyum metalinin ajansın muhafaza ve gözetim tedbirleri altına alındığı bildirildi.

Suriye yönetimi, 17 Temmuz’da UAEA’ya gönderdiği mektupla tesisin varlığını bildirdi ve kurumdan sahada bulunabilecek nükleer malzemeyi incelemesini istedi. Bu adım, Beşar Esad yönetimi döneminden kalan nükleer dosyaların yeni yönetim altında uluslararası denetime açılmasında ölçülebilir ilk eşiklerden biri oldu.

Rapora göre ajans, eski Suriye yönetiminin Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması kapsamındaki güvenlik denetimleri anlaşması uyarınca beyan etmesi gereken nükleer madde, tesis ve faaliyetleri bildirmediği sonucuna vardı. Bu tespit, yalnızca bir tesiste bulunan uranyuma değil, Deyrizor çevresindeki daha geniş altyapıya da dayanıyor.

Deyrizor kazılarında soğutma izi

UAEA Başkanı Rafael Grossi ve üst düzey müfettişlerden oluşan heyet, ağustos ayında Suriye’de çok sayıda noktada inceleme ve doğrulama çalışması yürüttü. Ajans, 29 Ağustos’ta Deyrizor’daki sahada kazı çalışmalarındaki ilerlemeyi denetlediğini açıkladı.

Gizli rapora göre kazı sırasında ortaya çıkarılan soğutma altyapısı, bir nükleer reaktöre ait sistemlerle uyumlu bulundu. Bu bulgu, 2007’de İsrail hava saldırısıyla imha edilen Deyrizor tesisine ilişkin uzun süredir gündemde olan reaktör iddialarını teknik düzeyde yeniden merkeze taşıdı.

Deyrizor tesisi, 2007 saldırısından sonra Suriye tarafından tamamen ortadan kaldırılmıştı. Esad yönetimi, tesisin niteliğine ilişkin UAEA’nın sorularına kapsamlı yanıt vermemiş; bu durum dosyanın yıllarca açık kalmasına yol açmıştı.

Yeni incelemeler, 2024’te Deyrizor sahasından alınan örneklerde uranyum parçacıklarının bulunmasının ardından geldi. Ajansın geçen yıl açıkladığı bu bulgu, sahadaki kalıntıların yalnızca inşaat faaliyetleriyle açıklanıp açıklanamayacağı sorusunu denetim gündemine taşımıştı.

Üç bağlantılı nokta belirlendi

Raporda Deyrizor’daki ana tesisle işlevsel olarak bağlantılı üç ayrı noktanın daha bulunduğu belirtildi. Bunlardan birinin uranyum dönüşümü ve/veya nükleer yakıt üretimiyle, diğerinin inşaat malzemelerinin geçici depolanmasıyla ilişkili olduğu bildirildi.

Üçüncü noktanın, tesise taşınan veya sahadan çıkarılan inşaat malzemelerinin geçici depolanması ve planlanan yeniden işleme faaliyetleri için kullanıldığı kaydedildi. Ajans ayrıca reaktörün yanı sıra bir yakıt üretim tesisi ve yakıt depolamak için kullanılan başka bir tesis bulunduğunu raporladı.

Bu tablo, Suriye dosyasını tek bir yıkılmış reaktör alanından daha geniş bir nükleer tedarik ve malzeme zincirine taşıyor. UAEA’nın vardığı sonuçlar, eski yönetim dönemindeki beyan eksikliğinin yalnızca geçmişe dönük bir kayıt sorunu olmadığını; kalan malzemenin yeri, miktarı ve kullanım amacının da denetlenmesi gerektiğini gösteriyor.

NPT denetiminde iki yol

Yeni yönetimin işbirliği sürerse, UAEA Deyrizor sahasındaki kazılar, 73 ton doğal uranyum ve bağlantılı üç nokta arasında malzeme hesabı kurmaya çalışacak. Böyle bir süreç, küresel yayılmayı önleme rejimi açısından NPT denetimlerinin savaş ve rejim değişikliği sonrası sahalara nasıl uygulanabileceğine dair örnek oluşturabilir.

Suriye açısından aynı yol, sivil amaçlı bir nükleer enerji programı geliştirme ilgisinin ancak tam beyan ve sürekli gözetimle ilerleyebileceği anlamına gelir. Yakıt üretimi ve uranyum dönüşümüyle bağlantılı altyapı doğrulanırsa, nükleer yakıt ve denetim alanındaki kurumların Suriye ile temasında güvenlik denetimleri ön koşul haline gelir.

Eğer kazılar yavaşlar veya malzeme kayıtları tamamlanamazsa, Deyrizor dosyası NPT sistemi içinde açık bir uyumsuzluk başlığı olarak kalır. Bu durumda Suriye’nin sivil nükleer hedefleri daha dar bir alana sıkışır; bölgedeki nükleer güvenlik tartışmaları ise İsrail’in resmi olarak doğrulamadığı ya da yalanlamadığı kapasitesiyle birlikte daha hassas bir çerçeve kazanır.

Açık kalan temel soru, 73 ton doğal uranyumun hangi program unsurlarıyla bağlantılı olduğu ve Deyrizor’daki yıkılmış tesisten geriye kalan malzeme izinin tam olarak çıkarılıp çıkarılamayacağı. UAEA’nın sonraki doğrulama adımları, Suriye’nin geçmiş beyan açığını kapatıp kapatamayacağını belirleyecek.

More stories