Kadıkalesi-Anaia Höyüğü UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındı

Aydın'daki Kadıkalesi-Anaia Höyüğü, UNESCO Mirası Geçici Listesi'ne alınarak uluslararası koruma statüsü ve finansman erişimi kazandı.

Ayla Demirhan ·

Kadıkalesi-Anaia Höyüğü UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındı

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan Kadıkalesi-Anaia Höyüğü, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne kabul edildi. Bölgede 26 yıldır kesintisiz süren kazı çalışmaları, höyüğün tarih öncesi dönemden Osmanlı’ya kadar uzanan çok katmanlı bir yerleşim alanı olduğunu ortaya koyuyor. Kazı başkanlığını Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Doç. Dr. Suna Çağaptay’ın yürüttüğü alan, stratejik konumu ve barındırdığı eserlerle dikkat çekiyor.

Tarih öncesinden Bizans’a uzanan bulgular

Höyükte yürütülen kazılar sonucunda, 12’nci yüzyıla tarihlenen bir Bizans kilisesi ile 5’inci yüzyıldan kalma kutsal bir su kaynağı olan ayazma gün yüzüne çıkarıldı. Arkeolojik kazılar sırasında ayrıca boyalı çanak ve çömlekler, taş baltalar, topraktan kaplar ve Hitit dönemine ait çeşitli heykeller bulundu. Alanda sürdürülen kazılarda ortaya çıkarılan insan iskeletleri, bölgenin tarihsel yerleşim derinliğine dair önemli veriler sunuyor.

Uluslararası statü ve koruma hedefleri

Kadıkalesi-Anaia Höyüğü, Doç. Dr.

Suna Çağaptay’ın “Ceneviz Ticaret Yolunda, Akdeniz’den Karadeniz’e kadar Kale ve Surlu Yerleşimler” başlıklı dosyası kapsamında yaptığı başvuruyla Kültür ve Turizm Bakanlığı aracılığıyla UNESCO’ya sunulmuştu. Bu gelişmeyle Türkiye’nin UNESCO geçici listesindeki kültür varlığı sayısı 81’e yükseldi.

Doç. Dr.

Çağaptay, bu statünün uluslararası alanda sponsorluk desteğine erişimi kolaylaştıracağını ve deniz kıyısına kadar uzanan geniş yerleşim alanının korunması için daha sağlam bir zemin oluşturacağını belirtti.

Kuşadası’nın tarihi dokusunu güçlendiren bu karar, arkeolojik faaliyetlerin uzun vadeli saha yönetimi ve ilçenin kültürel tanıtımı açısından yeni bir dönem başlatıyor. Gelecek süreçte, kazı alanının uluslararası kriterlere uygun olarak korunması ve çevre düzenlemelerinin UNESCO standartları çerçevesinde yürütülmesi hedefleniyor.

More stories