İBB davası: Mahkeme 18 sanığı tahliye etti

İBB davasında mahkeme 18 sanığı tahliye etti; Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu sürüyor. Dosyada 407 sanık ve 3.739 sayfalık iddianame var.

Cuneyd Erdogan ·

İBB davası: Mahkeme 18 sanığı tahliye etti

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı geniş kapsamlı yolsuzluk davasında mahkeme, tutuklu 18 sanığın tahliyesine karar verdi. Karar, yargılamanın 15. gününde geldi ve dosyanın ana ismi olarak görülen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu devam etti. Mahkeme, aynı dosyada adı geçen bazı üst düzey belediye yöneticileri ve ilçe belediye başkanları için de tahliye talebini reddetti.

Dosya, toplam 407 sanığı kapsıyor. Yargılama sürecinde 107 kişi tutuklu yargılanıyordu; mahkeme heyeti bu gruptan 18 kişi için oybirliğiyle adli kontrol ve kefaletle tahliye kararı verdi. Savcılık makamı daha sınırlı bir tahliye listesi önermişti; mahkemenin kararı, savcılığın talebinin ötesine geçti. Heyet, tahliye gerekçesinde “mevcut delil durumu”na ve bazı sanıkların iddialarda “tekil eylemlerle” ilişkilendirilmesine işaret etti.

Tahliye edilenler arasında İmamoğlu’nun özel kalemi Kadriye Kasapoğlu da yer aldı. İddia makamı, Kasapoğlu’nun belediye ihaleleriyle ilgili “usulsüzlük” iddialarında kolaylaştırıcı rol oynadığını ve resmi kanalların dışında kullanıldığı öne sürülen “gizli telefon” hattına dair bilgi veya bağlantı taşıdığını savundu. Dosyada adı geçen bir diğer isim Sırrı Küçük için de savcılık, bazı kişiler arasında iletişim ve hareketliliği sağlayan lojistik bir aracı rolü bulunduğunu ileri sürdü.

Mahkeme, Ekrem İmamoğlu ile birlikte bazı ilçe belediye başkanları Resul Emrah Şahan ve Mehmet Murat Çalık hakkında tahliye kararı vermedi. Bu isimler, daha önce belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında tutuklanmıştı. Yargılama, savunmaların kapsamlı mali iddialara ve binlerce sayfalık delil setine itiraz hazırlıklarıyla sürüyor.

İddianame 3.739 sayfa ve savcılık, İmamoğlu’nu “suç örgütü lideri” olarak nitelendiriyor. Talep edilen hapis cezası aralığı 849 yıldan 2.430 yıla kadar uzanıyor. Savcılığın temel anlatısı, belediye kaynaklarının belirli siyasi hedefler için yönlendirildiği iddiasına dayanıyor; bunlar arasında CHP yönetimini etkileme ve İmamoğlu’nun olası cumhurbaşkanlığı kampanyasını finanse etme iddiaları bulunuyor.

Dava, Türkiye’de belediyelerin siyasi ve mali ağırlığı nedeniyle ulusal siyasete doğrudan etki eden bir başlık olarak izleniyor. Büyükşehir belediyeleri yüksek bütçeler, temel hizmetler ve altyapı ihaleleri üzerinden geniş bir idari alan yönetiyor; bu da hem denetim risklerini hem de siyasi rekabetin sertliğini artırıyor.

2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri takvimi yaklaşırken, İmamoğlu’nun tutukluluk durumu ve davanın seyri muhalefetin adaylık ve kampanya kapasitesi, yerel yönetimlerin işleyişi ve siyasi belirsizlik kanalları üzerinden gündemde kalmayı sürdürüyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Tahliye kararı, yargı sürecinin siyasi gündemle kesiştiği bir dosyada belirsizlik kanalını canlı tutabilir. Yerel yönetimlerin idari sürekliliği ve merkezi-yerel ilişkiler, tutukluluk kararlarının kapsamına göre kamu yönetimi tartışmalarını etkileyebilir.

Sektör Etkisi: Belediye ihaleleri ve altyapı projeleri, dosyada öne çıkan iddialar nedeniyle uyum, denetim ve sözleşme riskleri üzerinden daha yakından izlenebilir. Kamu alımlarında yükleniciler, ödeme takvimi ve ihale süreçlerine dair risk primini yeniden fiyatlayabilir.

Piyasa Etkisi: Siyasi belirsizlik algısı, ülke risk primi ve TL varlıklarına yönelik risk iştahını haber akışı üzerinden etkileyebilir. Belediyelerle çalışan şirketlerde nakit akışı beklentileri ve kamu sözleşmelerine bağlı gelir görünümü, dava takvimine duyarlı hale gelebilir.

More stories