11 Eylül'ün 170 bin sayfalık gizli arşivi açıldı: New York aylarca asbest soludu, yetkililer her şeyi biliyordu

New York yönetimi, 11 Eylül saldırıları sonrası Dünya Ticaret Merkezi çevresindeki hava kalitesine dair 170 binden fazla gizli belgeyi yayımladı.

Atlas Newsdesk ·

11 Eylül'ün 170 bin sayfalık gizli arşivi açıldı: New York aylarca asbest soludu, yetkililer her şeyi biliyordu

Ground Zero belgeleri, New York'un 9/11 sonrası hava kalitesi kayıtlarını 170 binden fazla sayfayla salı günü kamuya açtı.

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin duyurduğu arşiv, saldırıların ardından kent yönetiminin hava kirliliği, toksik maddeler ve kamu bilgilendirmesi konusunda hangi kayıtlara sahip olduğunu gösteriyor. Belgeler arasında hava ölçümleri, kontaminasyon verileri, resmi raporlar ve belediye yetkilileri arasındaki yazışmalar bulunuyor.

Mamdani, açıklanan kayıtların 11 Eylül saldırılarının sağlık etkilerinin hâlâ sürdüğünü gösterdiğini söyledi. Mamdani, "Yıllar geçtikçe ve insani kayıp büyüdükçe, başka bir New Yorkluyu çok erken kaybettiğimiz her seferinde 11 Eylül'ün bedeliyle yüzleşiyoruz" dedi.

170 bin sayfalık arşiv

Kent yönetimine göre belgeler, belediyeye ait bir ofisteki 68 kutu içinde yıllarca tutuldu ve arşivin önemli bir bölümü geçen yıl bulundu. Yönetim, kayıtların taranması, dijitalleştirilmesi ve kamuya açılması için 34 milyon dolar ayırdı.

Salı günü yayımlanan dosyalar son set değil. Belediye, kişisel bilgiler ve güvenlik açısından hassas kısımlar karartıldıktan sonra çevresel kontaminasyona ilişkin ek kayıtların da erişime açılacağını belirtti.

Arşivin zamanlaması da dikkat çekiyor. Yayın, saldırıların 25'inci yıldönümünden yalnızca birkaç gün önce geldi ve 9/11 aileleri ile ilk müdahale ekiplerinin yıllardır yürüttüğü şeffaflık taleplerine yeni bir zemin sağladı.

68 kutudan kamu kaydına

Belgelerin merkezinde, kent yetkililerinin saldırıdan sonra hava kalitesi risklerini ne zaman ve ne ölçüde bildiği sorusu var. İki Dünya Ticaret Merkezi kulesinin çökmesiyle beton, cam, mobilya, elektronik ekipman ve yapı malzemeleri toza dönüştü; bu bulut Aşağı Manhattan'a yayıldı.

Yeni kayıtlarda asbest, benzen ve diğer tehlikeli maddelere ilişkin ölçümlerin yer aldığı bildirildi. Bazı test sonuçlarının, saldırılardan 10 ay sonra bile belirli bölgelerde asbest bulunduğunu gösterdiği aktarıldı.

Bu tablo, 2001 sonbaharında kentin iş ve ulaşım düzenini hızla yeniden kurma baskısıyla birlikte okunuyor. Wall Street'in 17 Eylül 2001'de yeniden açılması, Aşağı Manhattan'ın normal işleyişe döndürülmesi yönündeki siyasi ve ekonomik önceliği gösteren erken adımlardan biriydi.

Toksik maddeler ve davalar

Belgeler yalnızca çevresel riske değil, kentin olası hukuki sorumluluğuna da işaret ediyor. Saldırılardan yaklaşık beş ay sonraya tarihlenen bir yazışmada, belediyenin çok sayıda davayla karşılaşabileceği yönünde kaygı dile getiriliyor.

Aynı yazışmada, kent sakinlerine evlerini ıslak paspas ve bezlerle temizlemelerini söylemeye devam edilmemesi gerektiği belirtiliyor. Bu ayrıntı, iç değerlendirmeler ile kamuya verilen güven mesajları arasındaki farkın araştırılmasında arşivin neden önemli görüldüğünü açıklıyor.

Ground Zero çevresindeki tozda asbest, kurşun, cıva, kristalize silika, benzen ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar gibi maddelerin bulunduğu uzun süredir sağlık tartışmalarının parçası. Enkaz yangınları ve aylarca süren kaldırma çalışmaları, maruziyetin yalnızca saldırı günüyle sınırlı kalmadığını gösterdi.

Sağlık bilançosu genişledi

11 Eylül saldırılarında yaklaşık 3 bin kişi öldürüldü. Mamdani, 9/11 bağlantılı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının artık saldırı günü öldürülenlerin sayısını geçtiğini söyledi.

Risk grubunda yalnızca itfaiyeciler, polisler, sağlık çalışanları, inşaat işçileri ve gönüllüler yoktu. Aşağı Manhattan'da yaşayanlar, çalışanlar ve öğrenciler de solunum yolu hastalıkları, kanserler ve diğer kronik rahatsızlıklarla ilişkilendirilen maruziyet tartışmasının içinde yer aldı.

Kayıtların devam eden yayın süreci, kent yönetimi için üç ayrı sonuç doğurabilir. Yeni belgeler erken uyarıların daha güçlü olduğunu gösterirse, sağlık programları ve tazminat talepleri üzerindeki baskı artar; kayıtlar daha sınırlı bir tablo sunarsa, tartışma daha çok arşiv yönetimi ve kriz iletişimine odaklanır.

Küresel ölçekte dosya, büyük felaketlerden sonra çevresel ölçümlerin ne kadar hızlı, açık ve denetlenebilir biçimde paylaşılması gerektiğine dair bir kamu yönetimi dersi sunuyor. New York için ana açık soru, kalan kayıtların mevcut tabloyu teyit edip etmeyeceği ve 9/11 mağdurları için kaynak taleplerini nasıl etkileyeceği.

More stories