Özgür Özel'den Öcalan ve Demirtaş açıklaması
Özgür Özel, Öcalan'a statü başlığı yerine demokratikleşme paketinin uygulanması ve siyasi tutukluların serbest kalması gerektiğini söyledi.
Atlas Newsdesk ·

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Öcalan'a statü tartışmasında demokratikleşme adımlarını öne çıkararak Demirtaş, Figen Hanım ve siyasi tutuklulara işaret etti.
Yeni Parti Genel Başkanı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gündemde tuttuğu Abdullah Öcalan’a statü başlığına ilişkin değerlendirmesinde sürecin dar bir başlığa sıkıştırılmaması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un Öcalan’ın Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda görev alabileceğine dönük açıklaması, tartışmanın son halkası oldu.
Özel, bir örgütün silah bırakması ve bunun koşullarının devlet mekanizmalarınca ele alınması halinde buna kategorik olarak karşı çıkmayacağını belirtti. Ancak kendi açısından asıl meselenin Meclis komisyon raporunun yalnızca silah bırakmaya ilişkin altıncı maddesi değil, demokratikleşmeyi içeren yedinci maddesi olduğunu vurguladı.
Altıncı maddeye yedinci vurgu
Özel’e göre silah bırakma başlığı, komisyon raporunun yalnızca bir parçası. Raporun devamındaki demokratikleşme maddesinin uygulanması halinde Kürtlerin, Türklerin, bölgenin ve Türkiye’nin genelinin kazanacağını savundu.
Özel, tartışmanın Öcalan’ın statüsü, konforu ve iletişim imkanları üzerinden yürütülmesini riskli bulduğunu söyledi. Bu çerçevenin, sürece dönük toplumsal desteği düşürdüğünü ve zaten tedirgin olan toplumda yeni karşıtlıklar üretebileceğini ifade etti.
Verdiği oranlar da bu uyarının merkezindeydi. Özel, sorun doğrudan “terör olmasın, kardeş kanı dökülmesin, anneler gözyaşı dökmesin” diye sorulduğunda desteğin yüzde doksana çıktığını, süreç adıyla sorulduğunda yüzde 55’e indiğini, Öcalan başlığı açıldığında ise yüzde onun altına gerilediğini söyledi.
Demirtaş ve Figen Hanım vurgusu
Özel, Öcalan’ın Ada’da farklı bir eve geçmesi yerine Demirtaş’ın, Figen Hanım’ın ve siyasi tutukluların evlerine dönmesini öncelediğini dile getirdi. Bu sözlerinin kimseyi karşı karşıya getirme amacı taşımadığını, tartışmayı demokratikleşme ekseninde tuttuğunu belirtti.
Özel’in çerçevesinde Demirtaş dosyası, yalnızca bir siyasi isim tartışması değil, yargı kararlarının uygulanması meselesi olarak yer aldı. AYM ve AİHM kararlarının uygulanması halinde Kavala’nın, Gezi Tutsakları’nın, Demirtaş’ın ve benzer durumdaki kişilerin serbest kalmasının gündeme geleceğini söyledi.
Kayyum uygulamaları da Özel’in demokratikleşme paketiyle ilişkilendirdiği başlıklardan biri oldu. Ona göre yedinci madde işletilirse yerel yönetimlere dönük kayyum sorununun ortadan kalkması da bu sürecin parçalarından biri haline gelir.
Vize dosyasında iki başlık
Özel, Türkiye’nin yaşadığı vize sorununu da demokratikleşme tartışmasına bağladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte iki başlıkta direnmesi nedeniyle sürecin farklı bir noktaya gittiğini savundu.
Bu başlıklardan ilkinin siyasi ahlak yasası ve siyasetin finansmanında şeffaflık olduğunu söyledi. İkinci başlık olarak ise terör tanımını gösterdi; Avrupa Birliği’nin gazeteci, akademisyen, çizer ve yazarların terör tanımı içine alınmaması yönündeki yaklaşımına Ankara’nın razı olmadığını ifade etti.
Özel’in değerlendirmesine göre mevcut fırsat, yalnızca silah bırakma düzenlemeleriyle sınırlı görülürse toplumsal destek zayıflayabilir. Tartışma demokratikleşme paketine taşınırsa yargı kararları, kayyum uygulamaları, siyasi tutuklular ve vize başlığı aynı siyasi zeminde ele alınabilir.
Sürecin bundan sonraki yönü, Meclis komisyon raporunun altıncı maddesiyle yedinci maddesi arasındaki ağırlık dengesine bağlı olacak. Özel, karşılıklı gerilimler yerine toplumsal desteği artıracak jestlere ihtiyaç olduğunu söyledi.