Dijital Türk Lirası ekosistemi bankalarla testte büyüyor

Dijital Türk Lirası projesinde 23 başvuru geliştirme ve test aşamasına alınırken, TCMB kamu-özel işbirliğiyle kullanım senaryolarını genişletiyor.

Atlas Newsdesk ·

Dijital Türk Lirası ekosistemi bankalarla testte büyüyor

Dijital Türk Lirası, TCMB değerlendirmesinden sonra 23 projeyle geliştirme ve test safhasına geçti. Süreç, bankalar ve ödeme şirketleri için yeni deney alanı açıyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ekosisteme katılım çağrısında başvuru incelemelerinin tamamlandığını duyurdu. Karar, dijital para altyapısının yalnızca teknik bir pilot olmaktan çıkıp ürün senaryoları üzerinden sınanacağı yeni bir eşiğe işaret ediyor.

23 proje deney alanına giriyor

TCMB açıklamasına göre üçüncü aşamaya 12 banka ile 6 ödeme ve elektronik para kuruluşuna ait toplam 23 proje geçti. Bu aşamada geliştirme çalışmaları yapılacak ve projeler deney alanı testlerinden geçirilecek.

Merkez Bankası, ikinci aşama değerlendirmeleri sonunda 6 projeyi beklemeye aldı. Bu projelerin sonraki dönemlerde üçüncü aşamaya dahil edilebileceği belirtildi, ancak buna ilişkin takvim açıklanmadı.

Çağrı, finans ve teknoloji alanındaki kuruluşları dijital Türk lirasıyla uyumlu yeni ürünler ve kullanım senaryoları geliştirmeye yöneltiyor. Başvurular bankalar ile ödeme ve elektronik para kuruluşlarına açık tutuldu; bu kurumlarla çalışan FinTek şirketleri de sürecin parçası oldu.

85 başvurudan 51 proje seçildi

Başvuru süreci üç kademeli yürütüldü. TCMB’nin paylaştığı bilgilere göre 4 Eylül ile 15 Ekim 2025 arasındaki ilk aşamada 85 proje başvurusu yapıldı; çağrıya 16 banka ve 25 ödeme ve elektronik para kuruluşu katıldı.

İlk elemede, kriterleri karşılayan 51 projenin ikinci aşamaya geçmesi uygun görüldü. İkinci aşama başvuruları 13 Kasım ile 12 Aralık 2025 arasında alındı ve kurumların sunduğu belgeler ile sunumlar değerlendirildi.

Bu yapı, TCMB’nin dijital Türk lirasını kapalı bir merkez bankası deneyi yerine kontrollü bir ekosistem içinde test etmek istediğini gösteriyor. Bankaların, ödeme kuruluşlarının ve FinTek şirketlerinin aynı süreçte yer alması, gelecekteki kullanım alanlarının teknik altyapı kadar ticari uygulanabilirlikle de ölçüleceği anlamına geliyor.

Programlanabilir ödemeler öne çıktı

Üçüncü aşamaya geçen 23 proje beş kategoriyle ilişkilendirildi. TCMB’ye göre kategori dağılımında 17 proje programlanabilir ödemeler, 15 proje jetonlaştırma, 15 proje mevcut sistemlerle birlikte çalışabilirlik, 7 proje kullanıcı egemen kimlik ve 1 proje makineler arası ödemeler alanında yer aldı.

Bir projenin birden fazla kategoriye girebilmesi, başvuruların tek amaçlı denemelerden daha geniş tasarımlara yöneldiğini gösteriyor. Programlanabilir ödemeler, ödeme koşullarının yazılım kurallarıyla belirlenmesini; jetonlaştırma ise varlık veya hakların dijital temsillerle işlem görmesini sağlayabilecek bir alan olarak öne çıkıyor.

Testlerde birlikte çalışabilirlik başarılı olursa, dijital Türk lirası mevcut ödeme altyapısına daha düşük sürtünmeyle bağlanabilir. Bu durumda bankalar yeni hizmet katmanları geliştirebilir, ödeme kuruluşları ise daha hızlı mutabakat ve otomasyon senaryolarını ticari ürünlere dönüştürme fırsatı bulabilir.

Tersi durumda, yani deney alanı testleri güvenlik, kimlik, ölçeklenebilirlik veya entegrasyon sorunları üretirse, üçüncü aşama daha uzun bir teknik iyileştirme dönemine dönüşebilir. Bu senaryoda TCMB için öncelik sistem güvenliği olurken, sektör tarafında ürün lansmanları yerine uyumluluk ve altyapı hazırlığı öne çıkar.

Makro düzeyde proje, nakit ve banka mevduatı arasındaki dengeden ödeme sistemlerinin verimliliğine kadar uzanan başlıklara temas ediyor. Testlerden çıkacak sonuçlar, dijital Türk lirasının günlük ödemelerde, kurumlar arası işlemlerde veya sınırlı kullanım alanlarında nasıl konumlanabileceğini belirleyecek.

More stories