ABD’den İran’a yeni yaptırım paketi: Türkiye nasıl etkilenecek?
ABD, İran’a yönelik yeni yaptırımları açıklarken İran’la ticaret yapan ülkelere de süre tanındığını duyurdu. Türkiye’nin İran’la yoğun ticari ve enerji ilişkileri nedeniyle yaptırımlardan etkilenmesi bekleniyor.
Atlas Newsdesk ·

ABD, İran yaptırımları kapsamında 60 kişi, kurum ve gemiyi listeledi; karar Türkiye dahil ticaret ortakları için dolar sistemi riski yaratıyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Tahran'la iş yapan ülkelerin İran'la bağlarını kesmemesi halinde dolar merkezli finansal sistemin dışına itilebileceğini söyledi. Bessent, yaptırımların hemen uygulanmadığını, ülkelere yeni direktife uymaları için süre verileceğini belirtti.
Bessent'in dolar uyarısı
Yeni paket, İran'ın dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve deniz taşımacılığı alanlarına yöneliyor. ABD Hazine Bakanlığı ayrıca listedeki 60 kişi, kurum ve geminin İran'ın petrol geliri elde etmesine, silah tedarik etmesine ve siber operasyonlar yürütmesine yardımcı olduğunu iddia etti.
Bessent, hangi ülkelerin hedef alınacağını ve yaptırımların hangi tarihte devreye gireceğini açıklamadı. Bakan, Başkan Trump'ın bazı liderleri telefonla arayarak Tahran'la ilişkilerini kesmelerini istediğini de söyledi.
Bu yaklaşım, yaptırımı yalnızca İranlı kurumlara değil, İran'la işlem yapan üçüncü ülkelere de taşıyor. Mekanizma, bankalar, nakliye şirketleri, enerji alıcıları ve sigorta sağlayıcıları üzerinden işliyor; dolar erişimi riski ticari kararın merkezine yerleşiyor.
Türkiye'nin İran kanalı
Türkiye, Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın büyük ticaret ortakları arasında gösteriliyor. TÜİK verilerine göre İran, Türkiye'nin en fazla mal sattığı ilk 20 ülke içinde yer alıyor.
Dışişleri Bakanlığı'nın aktardığı ticaret kompozisyonuna göre Türkiye'nin İran'a başlıca satışları tekstil, makine, kimyasallar ve taşıtlardan oluşuyor. Türkiye'nin İran'dan aldığı ürünlerde doğal gaz, tarım ürünleri, alüminyum ve demir-çelik öne çıkıyor.
Bu yapı, yaptırımların Türkiye açısından tek bir sektöre sıkışmadığını gösteriyor. Enerji ithalatı ödeme kanallarına, sanayi ihracatı ise sevkiyat, sigorta ve bankacılık işlemlerine bağlı olduğu için baskı zinciri şirket bilançolarına farklı noktalardan yansıyabilir.
Çin listede yer almadı
Açıklanan yaptırım listesinde, İran petrol ticaretine aracılık ettiği belirtilen Çinli bir kurumun yer almaması dikkat çekti. Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı olarak gösteriliyor.
DW Türkçe'de yer alan haberde Washington'un Çin'i doğrudan hedef almaması, Başkan Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gelecek ay yapılması beklenen görüşme öncesindeki diplomatik takvimle ilişkilendiriliyor. Aynı değerlendirmelerde, kritik minerallerde Çin'in güçlü konumunun ABD'nin hareket alanını daralttığı ifade ediliyor.
Çin bağlantısının dışarıda kalması, yaptırım paketinin etkisini sınırlayabilecek ana değişkenlerden biri. Eğer Çinli alıcılar ve aracılar işlem yapmayı sürdürürse, İran'ın petrol gelirlerine erişimi daralabilir ancak tamamen kapanmayabilir.
Riyal ve Hürmüz baskısı
Bessent'in açıklamasından saatler önce İran riyali dolar karşısında 2 milyon seviyesine gerileyerek rekor düşük seviye olarak aktarıldı. İran'da 28 Şubat'ta savaşın başlamasından bu yana pirinç fiyatının yaklaşık yüzde altmış, sığır etinin ise yüzde 150'den fazla arttığı bildirildi.
ABD donanmasının ablukası nedeniyle İran'ın Hürmüz üzerinden yaptığı petrol ihracatının savaş öncesindeki günlük 2 milyon varilden Ağustos ortasında 400 bin varile indiği belirtildi. Bu, günlük akışta 1,6 milyon varillik azalmaya işaret ediyor.
Ekonomik baskıya rağmen kaynak metinde siyasi baskının rejim değişikliğine dönüşmediği vurgulanıyor. Tahran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki trafiği neredeyse durma noktasına getirmesi, Kasım ayında ABD'de yapılacak Kongre seçimleri öncesinde Beyaz Saray üzerindeki enerji ve enflasyon baskısını artıran kanal olarak öne çıkıyor.
Eğer ABD'nin üçüncü ülkelere verdiği süre sonunda yaptırımlar genişlerse, küresel ölçekte enerji ve navlun maliyetleri üzerinden enflasyon baskısı oluşabilir; Türkiye'de İran'la çalışan ihracatçı ve ithalatçılar ödeme kanalı aramak zorunda kalabilir. Deniz taşımacılığı, sigorta ve enerji ticareti ise uyum maliyetlerinin arttığı daha parçalı bir işleyişe geçebilir.
Eğer Çin hattı açık kalır ve Hürmüz'deki akış tamamen kesilmezse, İran gelir kaybını sınırlamaya çalışabilir; Türkiye açısından risk daha çok banka uyumu ve sözleşme yenilemeleriyle sınırlı kalabilir. Ana belirsizlik, Washington'un hangi ülkelere ne kadar süre tanıyacağı ve yaptırımı Çin bağlantılı petrol akışına taşıyıp taşımayacağıdır.
Kaynak: DW Türkçe