48 yaşındaki hastanın görme yetisi yapay zeka sayesinde kurtarıldı
Londra'da yapay zeka destekli ilk beyin tümörü ameliyatı başarıyla gerçekleşti. Teknoloji, kritik sinir ve damarların belirlenmesini sağladı.
Atlas Newsdesk ·

Cerrahlar, Londra’da yapay zeka ameliyatı ile 48 yaşındaki Rhys Hibbert’ın görme kaybı riskini azalttı. Sistem 11 milimetrelik tümörde kullanıldı.
Operasyon, Mayıs ayında University College London Hospitals NHS Foundation Trust bünyesindeki Ulusal Nöroloji ve Beyin Cerrahisi Hastanesi’nde yapıldı. Ayrıntılar, hastanın iyileşme süreci izlendikten sonra ağustosta kamuoyuyla paylaşıldı.
11 milimetrelik hipofiz tümörü
Cerrahi ekip ameliyat üzerindeki kontrolü korurken, yapay zeka sistemi kameradan gelen görüntüleri eş zamanlı inceledi. Sistem, Hibbert’ın hipofiz bezindeki 11 milimetrelik tümörün çevresinde bulunan sinirleri, kan damarlarını ve hassas dokuları ayırt etmek için kullanıldı.
Hipofiz bezi, beyne kan taşıyan damarlar ve görme işleviyle bağlantılı sinirler dar bir anatomik bölgede yer alıyor. Sağlık yetkililerine göre, bu alanda bir milimetrelik sapma körlük, felç veya ölüm riski doğurabiliyor.
Canlı sinir haritası
Teknoloji, ameliyat görüntülerindeki küçük anatomik yapıları farklı renklerle işaretleyerek cerrahlara canlı bir harita sağladı. Bu işaretleme, korunması gereken dokuların tümör ve cerrahi aletlerden ayrılmasını kolaylaştırmak üzere tasarlandı.
University College London’da robotik ve yapay zeka uzmanı Dr. Sophia Bano, sistemin yüzlerce ameliyat videosu üzerinde eğitildiğini belirtti. Bano’ya göre bu veri seti, bir cerrahın ancak uzun yıllar içinde görebileceği farklı vakaları yazılıma tanıtmayı amaçladı.
Bano, sistemin kritik anatomik yapıları, cerrahi aletleri ve dokular arasındaki etkileşimleri gerçek zamanlı tanıyabildiğini aktardı. Bu yapı, kararın yazılıma devredilmesi değil, cerrahın yüksek riskli alanları ameliyat sırasında daha hızlı ayırt etmesine yardım eden bir destek katmanı olarak sunuldu.
Bir haftada işe dönüş
Hibbert’a 2024’te tanı kondu ve durum başlangıçta ameliyatsız yöntemlerle izlendi. Zamanla ağır hormon dengesizlikleri ve görme sorunları gelişince operasyon gündeme geldi; sağlık yetkilileri, müdahale yapılmasa hastanın görme yetisini tamamen kaybedilebileceğini bildirdi.
Hibbert, ameliyattan sonra görmesinin belirgin biçimde düzeldiğini ve uyandığında odadaki nesneleri net seçebildiğini söyledi. Yaşadığı değişimi "Etrafımdaki her şeyi 360 derecelik panoramik bir açıyla görebiliyormuşum gibi hissediyorum" sözleriyle anlattı.
Hasta, bir hafta içinde gözlüğe veya yürüme desteğine ihtiyaç duymadan hareket etmeye başladı. Daha sonra müşteri hizmetleri yöneticisi olarak çalıştığı işine döndü.
Ameliyatta kullanılan teknoloji hastanede daha önce araştırma amacıyla denenmişti, ancak ilk kez gerçek bir operasyon sırasında bir hastaya uygulandı. Klinik araştırma kapsamında finanse edilen sistemin, cerrahların karar süreçlerini destekleyerek hasta güvenliğini artırabileceği belirtiliyor.
Eğer sonuçlar daha geniş hasta gruplarında tekrarlanırsa, hastaneler benzer sistemleri özellikle sinir ve damar yoğunluğu yüksek ameliyatlarda karar desteği olarak değerlendirebilir. Bu durumda sağlık sistemleri için yazılım doğrulama, cerrah eğitimi ve hasta verisi güvenliği yeni maliyet ve denetim başlıkları haline gelir.
Eğer başarı tekil vakayla sınırlı kalırsa, University College London ve hastane ekibinin önceliği daha fazla klinik veri üretmek olur. Sektör açısından belirleyici soru, bu tür araçların cerrahın yerini alıp almayacağı değil, hangi ameliyatlarda güvenilir destek sağlayabileceğinin kanıtlanmasıdır.