Vance'tan Kanada'ya sert çıkış: ABD koruması olmasa işgal edilirdi
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Kanada'nın savunma harcamalarını eleştirerek, ABD desteği olmadan ülkenin işgal edilebileceğini savundu.
Atlas Newsdesk ·

Kanada tarifeleri, JD Vance'ın Maine'de Ottawa'nın ticaret ve savunma çizgisini hedef alıp Maine üreticileri için adil koşul istemesiyle gerildi.
Vance Maine üreticilerini öne aldı
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Maine eyaletinin Brewer kentinde savunma teknolojileri üreticisi Compotech'i ziyaret ederken Başkan Trump yönetiminin Kanada'ya karşı izlediği ticaret çizgisini savundu. Vance, sınır eyaleti Maine'deki işletmelerin ve çiftçilerin Kanada pazarında daha dengeli koşullarla karşılaşması gerektiğini söyledi.
Maine'in Kanada ile kara sınırı bulunması, açıklamaların yerel ekonomi açısından doğrudan okunmasına yol açıyor. Vance, iki taraf arasındaki ticaretin yoğunluğuna işaret ederek Washington'ın hedefinin eyaletteki üreticileri korumak olduğunu belirtti.
Çin karşılaştırması Ottawa'yı hedef aldı
Vance, Kanada'nın Maine kaynaklı ürünlere Çin mallarından daha ağır koşullar uyguladığını ileri sürdü. Çin'i ABD'nin başlıca ekonomik rakiplerinden biri olarak tanımlayan Vance, benzer yaklaşımın yakın müttefik Kanada'dan gelmesini kabul edilemez bulduğunu söyledi.
Başkan Yardımcısı ayrıca Kanada'nın Çin menşeli malların daha sonra ABD pazarına ulaşması için arka kapı işlevi gördüğünü savundu. Bu iddia, Vance'ın ticaret eleştirisini yalnızca ikili tarife meselesi olmaktan çıkarıp tedarik zinciri ve menşe denetimi tartışmasına bağladı.
Konuşma sırasında Vance'ın Kanada'yı yanlışlıkla “eyalet” olarak anması da gündeme geldi. Vance hemen ardından bunun dil sürçmesi olduğunu söyleyerek Kanada'nın bağımsız bir ülke olduğunu belirtti, ancak eleştirisini savunma harcamaları üzerinden sürdürdü.
Süt ürünlerinde yüzde 250 tartışması
Vance'ın en somut ticaret örneği süt ürünleri oldu. Başkan Yardımcısı, Kanada'dan Maine'e gelen bazı ürünlerde vergi alınmadığını, buna karşılık Maine'deki bir çiftçinin Kanada'ya süt ürünü satarken belirli koşullarda %250'ye varan tarifelerle karşılaşabileceğini söyledi.
Vance, bu tabloyu Maine çiftçileri aleyhine dengesiz bir düzen olarak niteledi. Kanada'nın Amerikan ürünlerine tarifeler ve tarife dışı engeller uyguladığını savunan Vance, yönetimin Çin'den ya da Kanada'dan gelen adil olmayan uygulamalara karşılık vereceğini ifade etti.
Görüşmelerin seyri konusunda da Vance, tarafların kısa süre önce anlaşmaya yakın olduğunu söyledi. Ona göre süreç, Kanada tarafının son aşamada masaya getirdiği makul olmayan talepler nedeniyle sonuçlanmadı; Vance buna rağmen iki ülkenin bir noktada uzlaşması gerektiğini belirtti.
Trump'ın %50 tarife takvimi
Gerilim, Kanada Başbakanı Mark Carney'in geçen hafta ABD ile ticaret görüşmelerini askıya aldığını açıklamasının ardından hızlandı. Başkan Trump ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, 1 Ocak 2027'den itibaren Kanada'dan ithal edilen otomobiller, büyük ve küçük kamyonlar, otomotiv parçaları ve çeliğe uygulanan tarifelerin yüzde elli'ye çıkarılacağını duyurdu.
Trump, Kanada'nın uzun süredir ABD'den faydalandığını savunarak ticaret dengesizliğinin sürdürülemez olduğunu ileri sürdü. Vance'ın savunma harcamalarını da tartışmaya katması, Washington'ın Ottawa üzerindeki baskıyı yalnızca mal ticaretiyle sınırlı tutmadığını gösteriyor.
Eğer görüşmeler yeniden başlar ve tarife takvimi askıya alınırsa, otomotiv ve çelik tedarikçileri için maliyet baskısı sınırlanabilir; Maine üreticileri de pazar erişimi konusunda daha dar başlıklara odaklanabilir. Böyle bir yol, küresel ölçekte ABD-Kanada ticaretinin oluşturabileceği enflasyon kanalını daha zayıf tutar.
Eğer yüzde elli tarife planı yürürlüğe girerse, otomotiv parçaları ve çelikte sınır ötesi maliyet zinciri sertleşir; Compotech gibi savunma tedarikçileri için de Kanada ile sanayi ilişkilerinde daha siyasi bir zemin oluşur. Açık kalan soru, Ottawa'nın süt ürünleri ve otomotiv gibi ayrı dosyalarda pazarlığı ayırıp ayırmayacağıdır.