İzmir'de Orkinos Salgını Sürerken İstanbul Boğazı'nda Popülasyon Gözlemi
Marmara'ya orkinos dönüşü sürerken, İzmir'de salgın devam ediyor. Yetiştiricilik koşulları ve su kalitesi mercek altında.
Ayla Demirhan ·

İzmir'de bakteriyel salgın ve ekolojik etkiler İzmir kıyılarında son iki yıldır balıkçılar, ölü veya güçten düşmüş orkinoslarla karşılaşmaya devam ediyor. Uluslararası bir araştırma ekibinin 2025 yılındaki çalışması, bölgedeki kitlesel ölümlerin temel nedeninin Lactococcus garvieae bakterisinin yol açtığı enfeksiyon olduğunu saptadı. Bilim insanları, hastalığın yayılmasında balık yetiştiricilik tesislerindeki yüksek stok yoğunluğu, artan su sıcaklığı ve bozulan su kalitesinin kritik rol oynadığını belirtiyor. Çeşme ve Ildır hattında balıkçılık yapan yerel üreticiler, ölü veya hasta balıklara rastlamanın rutin bir durum haline geldiğini ifade ediyor. İzmir'in 2024 Çevre Durum Raporu verilerine göre, bölgede toplam proje kapasitesi yıllık 6.340 ton olan altı adet orkinos yetiştiriciliği tesisi faaliyet gösteriyor. Marmara Denizi'nde orkinosların geri dönüşü İzmir'deki salgın devam ederken İzmir'deki salgın devam ederken, İstanbul Boğazı'nda uzun yıllardır seyrek görülen orkinosların Galata Köprüsü çevresinde tekrar su yüzeyine çıkması dikkat çekiyor. Uzmanlar, orkinosların Marmara'nın doğal türü olduğunu, ancak yoğun endüstriyel avcılık ve kirlilik baskısı nedeniyle bölgede uzun süredir nadir görüldüğünü vurguluyor. Boğaz'da gözlemlenen orkinosların İzmir'deki tesislerden kaçmış olabileceği yönündeki Boğaz'da gözlemlenen orkinosların İzmir'deki tesislerden kaçmış olabileceği yönündeki iddialar yerel balıkçılar arasında değerlendirilse de, bu durum henüz bilimsel olarak doğrulanmadı. Uzmanlar, devam eden vakaların laboratuvar incelemelerinin, İstanbul'daki balıkların sağlık durumunu ve İzmir'deki salgınla genetik bir bağlantıları olup olmadığını netleştirebileceğini belirtiyor. Gelecek perspektifi ve izlenecek süreç Orkinos popülasyonunun Marmara'daki seyri ve İzmir'deki bakteriyel salgının kontrol altına alınıp alınamayacağı, deniz ekosistemindeki biyolojik çeşitliliğin korunması açısından önem taşıyor. Bilim çevreleri, tesislerdeki su kalitesi ve balık yoğunluğu standartlarının yeniden denetlenmesinin, bu tür ölümlerin önüne geçilmesinde temel belirleyici olacağını öngörüyor.