Şehir Hastaneleri Modeli Tartışma Odağında
Türkiye'nin şehir hastaneleri modeli, sağlık hizmetlerinde metalaşma eleştirileriyle karşılaşıyor.
Ayla Demirhan ·

Türkiye'deki şehir hastaneleri modeli, sağlık hizmetlerinin metalaşması ve ticari işletme mantığıyla yönetilmesi yönünde eleştirilerle karşılaşıyor. Akademik çevreler, bu hastanelerin yapısal olarak özel şirketlerden farklı olmadığını ve hasta odaklı tedavi yerine karlılığı ön planda tuttuğunu belirtiyor.
Sistem içinde hasta ve hastalık kavramlarının kapitalist üretim süreçlerindeki girdilere benzetilmesi, temel eleştiri noktalarından birini oluşturuyor. İşletme mantığı, finansal başarıyı artırmak amacıyla hasta sayısının sürekli artırılması ve her hasta için ayrılan muayene veya tedavi süresinin asgariye indirilmesi gibi uygulamaları beraberinde getiriyor.
Sağlık Hizmetlerinde Karlılık Odaklı Yaklaşım
Sağlık hizmetlerinde kar marjını yükseltme hedefiyle uygulanan bu hızlandırma politikası, kamu sağlığı üzerinde riskler oluşturduğu yönünde değerlendiriliyor. Hasta başına düşen sürenin azaltılması operasyonel verimliliği artırsa da, sağlık hizmetinin kalitesi ve sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri doğuruyor. Eleştiriler, bu yaklaşımın sağlık hizmetlerinin niteliğini olumsuz etkileyebileceğine işaret ediyor.
Şehir hastaneleri modelinin, toplumun genel sağlık durumunu çevresel, beslenme ve yaşam koşulları gibi dış etkenlerden bağımsız ele alması da tartışma konusu. Bu durum, hastaneyi bir müşteri havuzuna dönüştüren piyasa mekanizmalarına entegre etme eğilimi olarak yorumlanıyor. Kamu hizmeti sunumu ile kar odaklı işletme mantığı arasında yapısal bir uyumsuzluk olduğu görüşü dile getiriliyor.
Modelin Kamu Maliyesine Etkileri ve Gelecek
Sağlık Hizmetlerinde Karlılık Odaklı
Türkiye, şehir hastaneleri modelini 2000'li yılların başında kamu-özel işbirliği (KÖİ) projeleri kapsamında geliştirdi. Bu model, özel sektörün finansman, inşaat ve işletme sorumluluklarını üstlendiği, karşılığında devletin uzun vadeli kira ve hizmet alım garantileri verdiği bir yapıya dayanıyor. Amaç, modern ve büyük ölçekli sağlık kampüsleri kurarak sağlık hizmetlerine erişimi ve kalitesini artırmak olarak belirlendi.
Ancak, bu modelin yüksek kira bedelleri ve uzun vadeli ödeme yükümlülükleri nedeniyle kamu maliyesi üzerindeki etkileri, tartışmaların merkezinde yer alıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, 2023 sonu itibarıyla şehir hastaneleri için yapılan toplam ödeme tutarları ve gelecek dönem taahhütleri önemli seviyelere ulaştı. Modelin kamu finansmanına uzun vadeli maliyetleri ve sağlık politikaları üzerindeki dönüştürücü etkileri, önümüzdeki dönemde daha geniş analizlere tabi tutulması bekleniyor. Ayrıca, sağlık hizmeti sunumunda kalite standartlarının korunması ve erişilebilirliğin sürdürülebilirliği, modelin gelecekteki başarısı için kritik öneme sahip konular olarak öne çıkıyor.